Olay Gazetesi Bursa

Kırmızı etteki üretim artışı fiyatı düşürebilir

Kırmızı et üretiminde ilk çeyrekte meydana gelen yükselişin devam etmesi gerektiğini vurgulayan TÜDKİYEB Başkanı Nihat Çelik, bunun fiyatlarda belirgin bir düşüşü beraberinde getirebileceğini ifade etti.

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, kırmızı et üretiminin yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,9 artarak, 253 bin 314 tona ulaştığını kaydetti.
Çelik, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin kırmızı et üretimini değerlendirdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre geçen yıl kırmızı et üretiminin bir önceki yıla göre yüzde 3,9 azalarak, 1 milyon 126 bin 403 ton olduğunu aktaran Çelik, bu üretimin yaklaşık 987 bin 482 tonunun sığırdan, bin 339 tonunun mandadan, 100 bin 58 tonunun koyundan ve 37 bin 525 tonunun keçiden elde edildiğini bildirdi.

EN BÜYÜK PAYA SIĞIR ETİ SAHİP

Yılın ilk çeyreğinde ise kırmızı et üretiminin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,9 artarak 253 bin 314 tona ulaştığına işaret eden Çelik, ”Bunda en yüksek payı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,6 artarak 207 bin 779 tona yükselen sığır eti üretimi aldı. Bu dönemde yüzde 43,7 gerileyen manda eti üretimi 133 tonla en düşük miktara sahip oldu. Üretimi en çok artan koyun eti miktarı yüzde 44,9 yükselerek, 27 bin 53 tonu buldu. Keçi eti üretimi ise yüzde 21,1 azalışla 4 bin 511 ton olarak hesaplandı” diye konuştu. 

ULUSLARARASI KURUMLARIN VERİLERİ İLE UYUMLU OLMALI

Nihat Çelik, kırmızı et üretiminde ilk çeyrekte meydana gelen yükselişin devam etmesi gerektiğini vurgulayarak, ”Bu artışlar gelecek yıllar için de devam ettirilebilirse fiyatlarda belirgin bir düşüş görülecektir. Bu da başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere tüm insanlarımızın mutlu olmasına vesile olacaktır. Çünkü küçükbaş hayvan eti ve sütü doğal ve besleyicidir. Sağlıklı olabilmek için mutlak surette tüketilmelidir” ifadelerini kullandı. Analizlerin daha sağlıklı yapılabilmesi için TÜİK tarafından açıklanan rakamların yanı sıra FAO ve OECD gibi uluslararası kurumların verilerinin de göz önüne alınmasının şart olduğunu belirten Çelik, tarımsal politikaların daha etkin uygulanabilmesi için açıklanan verilerin sahayla uyumlu olması gerektiğini bildirdi.