Olay Gazetesi Bursa

Kocasını öldüren Çilem Karabulut’a kefaletle tahliye kararı

Adana'da 33 yaşındaki kocası Hasan Karabulut'u öldürdüğü gerekçesiyle 15 yıl hapis cezasına mahkum edilen Çilem Karabulut hakkında 50 bin lira nakdi kefaletle tahliye kararı verildi.

Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan Çilem Karabulut, 8 Haziran’daki duruşmada, “eşini kasten öldürmek” suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilmiş, ardından da eylemini öldürdüğü eşinden kaynaklanan haksız tahrik altında gerçekleştirdiği için cezası 18 yıla, duruşmadaki iyi hali nedeniyle de 15 yıla düşürülmüştü.

 

Oy çokluğuyla verilen bu karara mahkeme başkanı Ogün Maden, muhalif olup Karabulut’un daha önce eşinden gördüğü şiddet olayları nedeniyle eylemini TCK’nın 27/2’nci maddesine göre “meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan” gerçekleştirdiğini belirtip ceza verilmemesini istemişti.

 

Çilem Karabulut’un avukatı İsa Ayanoğlu, tutukluluğa önceki gün itiraz etti. Ayanoğlu, itiraz dilekçesinde, Yargıtay incelemesi bitinceye kadar Karabulut’un tutukluluğunun kaldırılmasını isteyip, “Müvekkilimin bakıma muhtaç 2,5 yaşında bir kızı vardır. Yargıtay aşaması uzun süreceğinden müvekkilimin ve kızının mağdur olmaması için mahkemece belirlenecek nakdi kefaletle tahliye edilmesini talep ediyoruz.” ifadelerine yer verdi.

 

Mahkeme heyeti, Ayanoğlu’nun bu talebini yerinde görüp 50 bin lira nakdi kefaletle Mersin’in Tarsus ilçesindeki Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Karabulut’un tahliyesine karar verdi.

 

Karabulut’un babası Yusuf ve annesi Emine Doğan, kızlarını cezaevinden çıkartmak için 50 bin lira kefalet parasını yatırdı.

 

Avukat İsa Ayanoğlu ise Çilem Karabulut için verilen kararın şiddet mağduru kadınlar için bir zafer niteliği taşıdığını söyledi.

 

Adana’da Çilem Karabulut’un, 8 Temmuz 2015’te evinde eşi Hasan Karabulut’u tabancayla ateş ederek öldürdüğü iddia edilmiş, olayın ardından kaçan zanlı, ertesi gün polise teslim olmuştu.

 

Cezaevi önünde karşılama

 

Mersin’in Tarsus ilçesindeki C Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan Karabulut, kefaletinin ailesi tarafından ödenmesinin ardından serbest bırakıldı.

 

Baba Yusuf, anne Emine Doğan, yakınları, arkadaşları ve bazı kadınlar tarafından cezaevi kapısında karşılanan Karabulut, hapishaneden çıkar çıkmaz büyük sevinç yaşadı.

 

“Tahliye kararı beklediğimden erken geldi”

 

Babası ve annesine sarılan Karabulut, gazetecilere yaptığı açıklamada, tahliye kararının beklediğinden erken geldiği için sürpriz yaşadığını söyledi.

 

Karabulut, mutlu olduğunu ifade ederek, “Gerek basın, gerek heyet, gerekse de kadın avukatlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bugün gerçekten konuşacak durumda değilim. Yine kadınlarımız için mücadele edeceğiz. Biz yine ‘kirpiğimiz yere düşmesin’ diye mücadele edeceğiz. ‘Kadınlar ölmesin’ diyeceğiz.” şeklinde konuştu.

 

Baba Yusuf Doğan ise, karardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Hukuk görevini yapmıştır. Savcı nasıl tutuklamışsa öyle de bırakmıştır. Bunlar adaletin bileceği işlerdir. Duygularımızı ifade edemeyeceğimiz kadar sevinçliyiz.” dedi.

 

Karabulut’un avukatı İsa Ayanoğlu da mahkemenin verdiği hapis cezasıyla ilgili yeniden bir değerlendirme yaptığını belirterek, “Mahkeme, yeniden sağlıklı bir değerlendirme yaparak adli kontrol tedbiriyle, 50 bin liralık nakdi kefaletle müvekkilim Çilem Karabulut hakkında tahliye kararı verdi. Çilem Karabulut hak ettiği özgürlüğüne, evladına bir yıl sonra kavuştu.” ifadesini kullandı.

 

Mahkemenin kararının, toplumun tamamı açısından önemli olduğunu savunan Ayanoğlu, şöyle konuştu:

 

“Toplumsal, fiziksel ve kültürel anlamda güçlü olan erkek karşısında zayıf olan kadını koruma adına atılmış, pozitif bir ayrımcılığı ortaya koyan bir adımdır. Aslında bu karar, Türk milleti adına önemli bir karardır. Eşinden şiddet gören tüm kadınlar şiddete başvurarak savunmaya geçip, ‘illa eşine karşı kasten bir suç işlesin’ şeklinde bir açıklamamız asla olamaz, tasvip edemeyiz, sözlerimiz yanlış anlaşılmasın ama elbette bunlar hukuk çerçevesi içerisinde değerlendirilmeli ve haklar, hukuk çerçevesinde yetkili makamlardan talep edilerek alınmaya çalışılmalıdır. Umarım bu karar birçok kişi açısından, Türkiye’de şiddete meyilli, eşine sürekli olarak şiddet uygulayan insanlar için de ders niteliğinde olur. İşin doğrusu hukukun ve mahkemelerin amacı ders vermek değildir. Ama sonuçta vermiş olduğu kararlarla da toplumsal olayları yönlendirebilme kabiliyetleri vardır. Mahkeme, itiraz üzerine de olsa vermiş olduğu bu kararla bu sorumluluğu üstlenmiş ve Türk sosyal yapısıyla, Türkiye’nin gelişmesinde ve değişmesinde, aydınlanması noktasında kadının yeri noktasında çok önemli adımların atılması için ciddi ve önemli bir karar almıştır. Onları da tebrik ediyorum.”