Olay Gazetesi Bursa

‘Lüküs Hayat’ ilk kez Devlet Tiyatroları sahnesinde

Tiyatro tarihinin klasikleşen "Lüküs Hayat" müzikali, Devlet Tiyatrolarında ilk kez seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor.

Tiyatro tarihinin klasikleşen ve sevilen eserlerinden, Cemal Reşit Rey’in 1933’te kaleme aldığı “Lüküs Hayat” müzikali, Devlet Tiyatrolarında (DT) ilk kez seyircisiyle buluşmaya hazırlanıyor.

Ankara Devlet Tiyatrosunun, 2019-2020 sanat sezonunda sanatseverlerin beğenisine sunacağı Lüküs Hayat’ın rejisörlüğünü usta tiyatro sanatçısı Murat Atak üstleniyor.

Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde 5 Ekim’de prömiyeri yapılacak eserin rejisörü Atak, oyunun provalarında, AA muhabirine temsilin çalışmalarını anlattı, eserle ilgili bilgi verdi.

Atak, sanat hayatı boyunca Devlet Tiyatrolarının 12 bölgesinde ve Devlet Opera ve Balesinde 60’ın üzerinde eser sahneye koyduğunu söyledi.

Lüküs Hayat’ın kendisi için ayrı bir yeri olduğunu belirten Atak, “Lüküs Hayat, Devlet Tiyatrolarında ilk kez sahnelenecek. Başarılı, keyifli hoş bir eser. Tüm seyircilerimizi bekliyoruz. Bu eser, 1933’te yazılmaya başladığında Cemal Reşit Rey, bir taraftan 10. Yıl Marşını yazıyor. İkisini bir arada götürmeye çalışıyor. Cumhuriyet’in 10’uncu yılında ülkemizin kazanımları var ancak bir başka kesim var ki, onlarda Batı hayranlığı devam ediyor. Bu hayranlık balolarla, yaşantı biçimleriyle sürüyor. Oyunda biri lüks içinde, diğeri sıkıntı içinde yaşayan iki ayrı kesim. İşte oyunda bu yaşantılardan örnekler görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Atak, eserin 1933’ten bu yana insana dair bazı şeylerin pek değişmediğini ortaya koyduğunu aktararak, dün de bugün de bazı insanların aynen eser karakterlerinde olduğu gibi borç harç içinde lüks yaşantıyı sürdürdüğünü ifade etti.

65 kişilik oyuncu kadrosu

“Çok hoş bir operet. Koskoca bir orkestra için yazılmış bir eserle karşı karşıyayız. Bunu 20 kişilik bir orkestraya indirebildik.” diyen Atak, eserin yönetmenliğini yapmaktan memnuniyet duyduğunu, DT Genel Müdürü Mustafa Kurt’un, eserin rejisörlüğünü teklif ettiğinde, düşünmeden “evet” dediğini anlattı.

Lüküs Hayat’ın daha önce İstanbul Şehir Tiyatrolarında ve Eskişehir Şehir Tiyatrolarında oynandığını ama DT’de yer almadığını hatırlatan Atak, hepsi birbirinden değerli sanatçılarla çalıştığını dile getirdi.

Atak, sözlerini şöyle sürdürdü.

“Oyuncularımızın disiplinleri, çalışma azimleri öyle kuvvetli ki bazen o disiplin ve kulis adabı, dans, şarkı söyleme ve diğer yeteneklerin önüne geçebiliyor. Biz bu konuda çok şanslıyız. Hem çok yetenekli hem çok disiplinli kişilerle çalışıyoruz. Güzel bir çalışma ortamının içindeyiz. Biz zevk alınca, seyirci de zevk alacaktır.”

DT’de eskiden My Fair Lady, Damdaki Kemancı gibi klasikleşen müzikallerin ve komedi oyunlarının sahnelendiğini ve o oyunlarda oynayan büyük üstatların öğreticiliğinde yetiştiklerini söyleyen Atak, hocalarının mizansenlerini de yeni oyununa taşıdığını kaydetti.

“Geleneksel Türk tiyatromuzun bütün ögeleriyle süslemeye çalışıyorum oyunu. Bir tek Ankara Devlet Tiyatrosunun seyircisi değil sığabildiğimiz bütün sahnelerde oynamayı çok istiyoruz.” diyen Atak, esere 65 oyuncu ve güçlü bir teknik ekip ile 150’den fazla kişinin emek verdiğini dile getirdi.

İnci Kangal Özgür’ün, kostüm tasarımlarını, Sertel Çetiner’in de ışık tasarımlarını üstlendiğini belirten Murat Atak, “Sertel Çetiner usta bir dekoratördür. Döner sahne hazırladık. Yalılar, köşkler, balo salonları sahne döndükçe görünecek, müthiş bir dekorasyon hazırlıyoruz.” dedi.

“Tiyatro er meydanı”

Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde sahnelenen ilk oyunun yönetmenliğini de kendisinin yaptığından sahneyi tanıdığını ve seyirciyi ışık dünyasının içinde gezdirmeyi planladıklarını ifade eden Atak, şöyle devam etti:

“Bazı seyirciler televizyonda gördüğü küçük skeçlere, gülmece programlarına da tiyatro diyorlar. Tiyatro er meydanı. Televizyonda herkes oynuyor. Üst kat komşunuzu da, horozu da oynatabiliyorsunuz. Devlet Tiyatroları sahnesine çıkabilmek her baba yiğidin harcı değil diye düşünüyorum. Bu yılın repertuvarının en prestijli oyunlarından birisi olacağı iddiasıyla çalışıyoruz.”

Tango, vals bu oyunda

Oyunun koreografı Ömür Uyanık ise, Lüküs Hayat müzikalinde yer almanın kendisi için bir şans olduğunu vurguladı.

Uyanık, “Sayın yönetmenime teşekkür ediyorum benimle çalışmayı tercih ettiği için. Çok heyecanlıyım. Çalıştığım ekip o kadar güzel ki. Oyuna sadece hizmet etmeyi düşünüyorum. Oyunun bir karakteri var ve oyunun karakterlerine vereceğim adımların, kesinlikle o döneme ve onların yapabilirliklerine uygun olması gerekiyor.” diye konuştu.

“Sevdiğim bir süreci yaşıyorum”

Oyunda Rıza karakterini canlandıran usta oyuncu Levent Çelmen ise metnin sade olduğunu, 1933’de yazılan metni seyircinin keyifle izleyebileceği hale getirmek için çalıştıklarına değindi.

Çelmen, “Günde 9 saatten fazla provamız var. Müzik, sahne, dans çalışmalarımız sürüyor. Rolüm sahne sayısı, şarkı yönünde bir hayli yoğun. Zorlandığım ama sevdiğim bir süreci yaşıyorum. Her rolde böyle aslında ve sonunda bugünleri de sevgiyle anıyorum.” ifadelerini kullandı.

Komedi ile müzikal iç içe

Lüküs Hayat, küçük hırsızlıklarla geçinen Rıza ile Fıstık’ın, zengin bir eve girince kendilerini kıyafet balosunda bulmasıyla başlıyor.

İkilinin içine düştüğü bu yeni ortam, batılılaşma özentisinin ortasına düşmüş halktan insanların durumunu yansıtıyor. Çelişkilerin iyice keskinleştiği yaşam biçimleri, oyunda komik olaylara neden oluyor ve oyun müzik ve dansın iç içe geçtiği zengin bir içerikle sunuluyor.

Bestecisi Cemal Reşit Rey, yazarı Ekrem Reşit Rey’e ait olan Lüküs Hayat’ın rejisörlüğünü Murat Atak, rejisör yardımcılığını ise Ayşe Atak üstleniyor.

Koreografisi Ömür Uyanık, müzik düzenlemeleri Aytuğ Ülgen, müzik çalıştırıcılığı Malahat İsmayılova’ya ait olan eserin, kostüm tasarımını İnci Kangal Özgür, dekor tasarımını ise Sertel Çetiner üstleniyor.

Oyunda Levent Çelmen, Rengin Samurçay, Pelin Dikmenoğlu, Alev Buharalı, Şahap Sayılgan, Berrin Demir, Serkan Ekşioğlu, Mehmet Ali Toklu, Çağrı Turan, Özge Mirzali, Akın Erozan, Süheyla Gürkan, Can Öztopçu, Engin Özsayın, Gönül Orbey, Ayşe Akınsal, Buket İnger, Bülent Çiftçi, Bahadır Karasu, Umut Karadağ ve Güven Besimoğlu rol alıyor.