Olay Gazetesi Bursa

Mavi Akademi Genel Müdürü Özkartal uyardı; ‘Sözde İSG hizmeti veren kuruluşlara itibar etmeyin’

Mavi Akademi Kurucusu ve Genel Müdürü Güler Özkartal, "Şayet müdahale edilmez ise çalışma barışı için çok büyük değişim fırsatı olan, bu yıl tüm iş dünyasını kapsamaya başlayan İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası binlerce mağdur yaratacak. -Ceza alırsınız sözleşme yapın- gibi ifadelerle göz korkutan, szöde İSG hizmeti veren kuruluşlara dikkat edin, itibar etmeyin" dedi.

Türkiye’yi, iş sağlığı ve güvenliğinde modern dünya standartlarına ulaştırma hedefiyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kanun taslağı 2011 yılında oluşturulmaya başlanan 6331 sayılı İSG Yasası, 2012 yılında kabul edilip, hazırlık süreçlerinin tamamlanması için 1 yıl sonra 2013’te, işletmelerin tehlike sınıflarına göre aşamalı olarak uygulanmaya başlandı.

2013 yılında yürürlüğe giren İSG Kanunu, devlet kurumları ve 50’den az çalışanı olan az tehlikeli işyerlerinde 5 defa ertelenerek, toplamda 11 yıl ötelendi. Yeni yılla birlikte ertelemeler son bularak kanun, en başında da hedeflendiği gibi tüm çalışma dünyasını kapsamına aldı. Başka bir ifadeyle 1 çalışını olan işletmeler bile artık, iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi görevlendirmek zorunda. Ancak ortaya çıkan tablo son derece karanlık ve karmaşık.

Mavi Akademi Kurucusu ve Genel Müdürü Güler Özkartal, “Bunca yıl mücadelesini verdiğimiz, bir kültür oluşturmaya çabaladığımız yasal düzenlemenin güvenirliliği ve saygınlığı, sırf para kazanmak uğruna gayri ciddi çalışmalarla yıpratılıyor, içi boşaltılıyor. Binlerce mağdur oluşacak, denetimler yapılmalı, önlem alınmalı” dedi.

Yasanın oluşum aşamasından günümüze kadar, iş dünyasının ve kamuoyunun bilgilendirilmesinde, düzenlemenin uygulanması ve farkındalığın yükseltilesi noktasında öncü rol üstlenen Mavi Akademi Ortak Sağlık Güvenlik Birimi Kurucusu ve Genel Müdürü Güler Özkartal, “Yasanın genişlemesiyle birlikte başlayan süreç, bu 14 yıllık çabamıza hiç olmadığı kadar zarar veriyor. Ülkemizi yasa boğan Kartalkaya faciasında görüldüğü gibi yasayı kâğıt üstünde uygulayan, suiistimal eden işletmeler gerçeğinin yanına, şimdi de binlerce mağdur eklenmek üzere. Uzak değil, yakın zamanda mağdur edilen, hatta aldatılan işletmelerin ve çalışanların haberlerini, televizyon haberlerinde, internet sitelerinde okumaya başlarız” dedi.

İş sağlığı ve güvenliğinin, içselleştirilmesi gereken bir kültür olduğunu anlatan Güler Özkartal, 6331 sayılı İSG Yasası’nın, dünyadaki iyi örneklerinden kesinlikle geride olmadığını, asıl sorunun uygulanmasında, denetlenmesinde yaşandığını söyledi.

Yasal düzenlemeyi tüm aşamalarıyla çok titiz biçimde uygulayan çok sayıda şirket de bulunduğunu belirten Özkartal, “1 Ocak 2025 itibariyle İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda önemli bir dönüm noktasına geldik. 50’nin altında çalışanı bulunan, az tehlikeli sınıfta yer alan, başka bir anlatımla 1 çalışanı olan işletmeler bile artık iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmek zorunda. Amaç ne; işletmelerin daha güvenli ve sağlıklı çalışma ortamları yaratmasının kurallarını oluşturmak. Bu düzenleme ile, 1 sigortalı çalışanı bulunan tüm işyerleri, ofisler, dernekler, apartmanlar iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almak zorunda. Fakat ortaya çıkan tablo gerçekten çok vahim. Bu ne serbest piyasa kurallarıyla ne rekabetle asla açıklanabilir değil. Yasanın genişlemesini fırsat gören bir kısım kuruluşun kapsama giren işletmeleri aradığını, anlaşma yapın, yoksa ceza alacaksınız gibi; göz korkutmaya dönük ifadeler kullandıklarını duyuyoruz. Daha vahimi gönderilen sözleşmelerdeki hizmet bedellerinin gerçekliği yok. Bırakın hekim ve uzman ücretlerini karşılamayı, Kırtasiye giderlerini dahi karşılayamayacak teklifler sunuluyor. Buradan anladığımız şu; Ya yasaya göre uygulanması zorunlu iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirip yasanın zorunlu kıldığı eğitim, risk değerlendirmesi, sağlık gözetimi denetim vs gibi bir grup hizmet hiç verilmeyecek, kağıt üstünde kalacak veya bu hizmetleri vereceğini taahhüt eden kuruluşlar sözleşme yapıp parasını aldıktan sonra sırra kadem basacak” dedi.

Tüm bu yanlışların; İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’na yönelik güveni sarsacağını da anlatan Mavi Akademi Kurucusu ve Genel Müdürü Güler Özkartal, “Zaten, iş sağlığı ve güvenliğine inanmayan, kural tanımayan, düzenlemeyi sadece bir maliyet olarak gören işletmeler hep vardı. Yasanın genişlemesiyle oluşan ortamı ticari bir fırsat olarak gören, ciddiyetten uzak şekilde iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiğini iddia eden kuruluşların da katkısıyla, yasa daha çok tartışılır hale gelecek. Sözleşme imzalayıp, hizmet alamayan binlerce mağdur oluşacak. Bu taahhüt edilenlerle bir şirketin denetimden geçebilmesi imkânsız. Özellikle 10 kişinin altında çalışanı bulunan işletmeleri uyarıyorum, mağdur olmayın ; sadece kağıt üzerinde bir hizmet almamalısınız, yasada öngörülen hizmetleri size sunacak güvenilir firmalarla anlaşma sağlayıp, aldığınız hizmeti de mutlaka denetlemelisiniz” uyarılarında bulundu.

İş sağlığı ve güvenliğinin harfiyen uygulanması adına tek çözümün denetimlerin sıkılaştırılması ve gerekli cezai yaptırımların uygulanması olduğunu da söyleyen Özkartal, “Sorumlu işletmelerle, sorumsuz işletmelerin bir farkı olmalı. Aksi halde yıllardır gündemden düşmeyen sorunları, güvenlik risklerini, bunların ortaya çıkardığı can yakıcı olayları konuşmaya, devam ederiz” uyarılarını yaptı.

Güler Özkartal, 10 kişiden az çalışanı bulunan az tehlikeli sınıfındaki işletmeler içinse, “İş güvenliği hizmetini işverenin üstleneceği, dışarıdan hizmet almasına gerek kalmayacak düzenleme için çalışma yapılmaktadır. Ancak işverenlerin üzerinde bunca yükümlülük varken eğitim alarak gerçekten bu işi üstlenebilecek işverenlerin sorumluluk almasını öneririm. Konu yönetmelik ile tarif edilinceye kadar hizmet alımı konusunda doğru tercihler yapılmasını ve telaşa kapılmamalarını tavsiye ederim. Öte yandan 10 kişi altındaki az tehlikeli işletmelerin sağlık hizmetleri ücret dahilinde aile hekimleri, CASMER ve OSGB’ler tarafından verilebiliyor, işverenler konuya titizlikle yaklaşmalı ve gerçek hizmet alacağı sadece göstermelik ve kağıt üzerinde hizmet sağlayan ve bu hizmeti itibarsızlaştıran kurumlara karşı dikkatli olmalarını önemle belirtirim” bilgilerini paylaştı.