Özdal, yazısında şu ifadeleri kullandı:
Şu 10 günlük bayram tatilinde bakın memleketin en nadide turistik beldelerinde nüfus nasıl artmış:
Bodrum’da nüfus 187 binden 1 milyona…
Çeşme’de nüfus 40 binden 1 milyona…
Datça’da nüfus 24 binden 300 bine…
Fethiye’de nüfus 170 binden 700 bine…
Marmaris’te nüfus 97 binden 800 bine…
Akyaka’da nüfus 4 binden 100 bine…
Çıralı’da nüfus bin 74’ten 30 bine…
Olimpos’ta nüfus bin 200’den 10 bine…
Bozcaada’da nüfus 3 binden 30 bine yükselmiş.
Nitekim yaklaşık 3 milyon tatilci, bu bayramda yollara dökülmüş.
Bu tablo, aileleriyle birlikte 12 milyon insanın 10 günlük arayı tatile dönüştürdüğünü gösteriyor.
Diğer yandan ekonominin durumu ortada.
Akaryakıt, temel gıda ürünleri ve evlerin kira fiyatları hayli yükselmiş durumda.
O halde bu ne yaman çelişki?
Türkiye Bankalar Birliği’nin hazırladığı kredi ve diğer finansal kuruluşlardan topladığı risk bilgileri üzerinden hazırladığı istatistik raporuna göre durum şudur:
2022 Ocak’ta bireysel kredi ve kart borcu nedeniyle takibe düşenlerin sayısı 3’e katlandı. Ocak ayında 83 bin kişi ilk defa tüketici kredisi kullandı. Bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe alınmış kişi sayısı 2022 Ocak ayında 107 bin kişi, bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe alınmış kişi sayısı da 145 bin kişi oldu.
Geçen yıl ocak ayında ise kredi borcundan takibe düşenlerin sayısı 42 bin, kredi kartı borcundan takibe düşen kişi sayısı ise 41 bin kişiydi.
Yani geçen yıldan bu yıla takibe düşen kişi sayısı yaklaşık 3 kat arttı.
Diğer yandan Ocak 2022’de kredi borcunu ödemeyenlerin sayısı 3 milyon 22 bin 133 kişi, bireysel kredi kartı borcu olanların sayısı da 2 milyon 664 bin 419 oldu.
Tatile gidenlerin hangi sosyal sınıftan olduğunu söyleyecek bir araştırma elimizde yok.
Ancak nüfusun önemli bölümünün (yaklaşık 6 milyon kişi) kredi ve kredi kartı batağına saplandığını ve borçlu yaşadığını Türkiye Bankalar Birliği söylüyor.
O halde bu 10 günlük tatili fırsat bilip Güney kentlerine akın edenlerin birçoğu, kredi kartını patlatanlar veya tatil kredisi çekenler olabilir mi?
Olay Gazetesi Yazarı Mustafa Özdal’ın yazısının tamamı için tıklayın…