Olay Gazetesi Bursa

‘Türkiye Almanya’daki imajından çok farklı bir ülke’

Almanya'da, İslamiyeti seçerek Hamza adını alan Müller, "Almanya'ya geri döndüğümde Türkiye'nin ne kadar güzel bir ülke olduğunu anlatacağım. Türkiye, Almanya'daki imajından çok farklı bir ülke" dedi.

İki yıl önce üvey babası Sedat Türker vasıtasıyla İslam’ı seçen ve Hamza adını alan Alman Patrick Müller ile yine Almanya’daki Türk arkadaşlarından etkilenerek Müslüman olan ve Musa adını alan Philipp Planstadt, arkadaşlarının Konya’daki düğününe katılmak üzere Türkiye’ye geldi.

İlk kez Türkiye’ye gelen ikili, Müslüman bir ülkeye gelmenin nasıl bir duygu olduğu, hissettikleri ve özellikle de son dönem gerilen Türkiye-Almanya ilişkileri hakkında AA muhabirine konuştu.

Türkiye’de bulunmaktan ve Müslüman bir ülkeyi tanıma fırsatı yakalamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Hamza Müller, Türkiye’deki insanların çok sıcak kanlı ve cana yakın olduklarını vurguladı.

Son dönemde bozulan Türkiye-Almanya ilişkileri hakkında da konuşan Müller, şöyle konuştu:

“Almanya’da çoğu insan haberlerden takip ettikleri kadar Türkiye’nin kötü bir ülke olduğunu düşünüyor. Fakat bu çok yanlış bir durum, Türkiye çok güzel bir ülke. Almanya’ya geri döndüğümde Türkiye’nin ne kadar güzel bir ülke olduğunu, kimsenin birbirine soğuk davranmadığını, Türklerin çok yardımsever ve misafirperver insanlar olduklarını anlatacağım. Türkiye, Almanya’daki imajından çok farklı bir ülke. Türkiye’de sadece tutuklamaların olduğu kanısı çok yanlış.”

“Müslüman bir ülkede sabah namazına uyanmak çok güzel bir duygu”

Almanya’da iken Mevlana’yı duyduğunu, ondan çok etkilendiğini, kişiliği ile yaptıklarını araştırdığını ve Mevlana’nın Konya’daki kabrini ziyaret edeceğini dile getiren Müller, “Mevlana, her zaman İslam’ın barış dini olduğunu vurgularmış. İnsanlar sıkıntıları oldukları zaman ona gidermiş.” ifadesini kullandı.

Ezanı bugüne kadar sadece telefondan dinlediğine dikkati çeken Müller, “Buraya gelince ilk defa canlı olarak duydum, çok sevindim. Almanya’dan farklı olarak, ezanı dinleyerek sabah namazına Müslüman bir ülkede uyanmak çok güzel bir duygu.” dedi.

İslam ile 17 yaşında iken tanıştığını, küçüklüğünden beri neden var olduğu ve nasıl ortaya çıktığı gibi sorulara yanıt aradığını belirten Müller, babasının da anlatımıyla yaratıcı olarak Allah’ı bulduğunu ve bu birkaç sene içinde İslam dinini ve peygamberleri araştırdığını anlattı. 

“Alman medyası Erdoğan ile ilgili tamamen yanlış bir imaj çiziyor”

Müller, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hayranlığını da şu sözlerle dile getirdi:

“Erdoğan çok samimi bir insan ve ülkenin kalkınması için büyük çaba sarf ediyor. Bizim medyamız (Alman) Erdoğan ile ilgili tamamen yanlış bir imaj çiziyor ve maalesef Almanlar buna inanıyor. Erdoğan ile görüşmek ve böyle bir lideri daha yakından tanımak istiyorum. Cumhurbaşkanına Müslümanların durumunu ve hangi süreçlerden geçerek böyle bir lidere dönüştüğünü sormak isterdim.”

Türkiye’nin kendisi için idol bir ülke olduğu, Almanya’dan farklı olarak insanların sokaklarda taşkınlık yapmadığı ve bunu ülkeye gelmeden önce tahmin etmediği değerlendirmesinde bulunan Planstadt, Türkiye’nin ciddi biçimde kalkındığını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın buna katkı sağladığını söyledi.

Planstadt, Türkiye’dekinin aksine Almanya’da insanların birbiriyle artık iletişimlerinin kalmadığını ve bundan dolayı buradaki muhabbeti gördüğünde çok şaşırdığını vurguladı.

“Hamza İslamiyet’i seçmeden önce problemli bir çocuktu”

Almanya’da yaşayan ve Müller’in üvey babası olan Sedat Türker de Müller’in (Hamza) İslamiyet’i seçmeden önce problemli bir çocuk olduğunu, çok alkol tükettiğini, bu nedenle sürekli annesiyle ve polislerle sorun yaşadığını anlattı.

Müller’in Müslüman olduktan sonra çok değiştiğini, alkolü bıraktığını ve namaza başladığını dile getiren Türker, Müller’in kendisine İslamiyet’i kabul etmeden önceki hayatından çok pişman olduğunu anlattığını ifade etti.

Türker, oğlunun şimdi çevresine ve annesine çok iyi davrandığını, kendisinin onu çok sevdiğini belirterek, Müller’in annesinin de İslamiyet’e çok yakın durduğunu, oğlunun şimdiki durumundan çok memnun olduğunu ve yakın gelecekte eşinin de İslam’ı kabul etmesini umduğunu söyledi.