Olay Gazetesi Bursa

Türkiye savunmada ihtiyacının yüzde 60’ını karşılıyor

Türkiye'de, KOBİ'lere savunma sanayi projelerinde daha çok yer verilmesi ve Ar-Ge faaliyetlerinin artmasıyla savunma sanayinde 2000'li yıllarda yüzde 20 olan yerli tedarik oranı yüzde 60'a çıktı.

Türkiye’de, KOBİ’lere savunma sanayi projelerinde daha çok yer verilmesi, off-set anlaşmaları ve firmaların Ar-Ge faaliyetlerini artırmasıyla savunma sanayinde 2000’li yıllarda yüzde 20 olan yerli tedarik oranını yüzde 60’a çıkardı. 

Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği Başkanı Latif Aral Aliş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, savunma ve havacılık sektöründe Türkiye’de binden fazla firmanın faaliyet gösterdiğini, 30 binden fazla kişinin istihdam edildiğini belirtti.

Ülkenin savunma ve havacılık alanında son yıllarda büyük atılımlar gerçekleştirdiğini ifade eden Aliş, ihracatın her yıl rekor kırarak artış gösterdiğini söyledi. 

Aliş, özgün ürünler, Ar-Ge yatırımları ve uluslararası proje ortaklıkları ile her geçen gün daha da güzel işler yaptıklarını anlatarak, 2008’de 600 milyon dolar civarında olan ihracatın 2014 yılı sonu itibariyle 1 milyar 648 milyon dolara ulaştığını aktardı.

“İhracatını oransal olarak en çok artıran 3. sektör”

İhracat artış oranının yüzde 4 olduğu Türkiye ortalamasında, sektörün geçen yıla göre ihracat artış oranının yüzde 18,7 olduğunu vurgulayan Aliş, şöyle konuştu:

“Sektörümüz ihracatını oransal olarak en çok artıran 3. sektör.  Bu, büyük bir başarı, ancak bu performansımızı daha yukarılara taşımalıyız. İhracatın yanında yerli tedarik oranını daha da artırmalıyız. İki binli yılların başında Türkiye’nin savunma ihtiyaçlarını yurtiçinden karşılama oranı yüzde 20’lerdeyken, bugün yüzde yüzde 60’a yakınını karşılıyor. KOBİ’lere savunma sanayi projelerinde daha çok yer verilmesi, off-set anlaşmalarının yanı sıra Türk firmalarının gerçekleştirdiği Ar-Ge yatırımları ile daha çok kabiliyete sahip olunması yerli tedarik oranını daha da artırmaktadır, artıracaktır.”

Aliş, NATO’nun ve Avrupa Birliği’nin ortak tedarik çalışmalarına ağırlık verdiği bu dönemde uluslararası pazarlara açılmak ve yeni işbirlikleri geliştirmenin sektörün bir numaralı gündem maddesi olması gerektiğini belirtti.