Olay Gazetesi Bursa

‘Yağlı tohum üretimi yetersiz’

Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği (BYSD) Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, Türkiye'nin yağlı tohum üretiminin yetersiz olduğunu belirterek, gelecek yıllarda, yağlı tohum veya ham yağ temin edememe gibi bir riskle karşı karşıya kalınabileceğini belirtti.

Büyükhelvacıgil, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ham madde sıkıntısının sektörde faaliyet gösteren sanayicilerin öncelikli sorunları arasında yer aldığını söyledi.

Ham madde ihtiyacının yüzde 60-70’inin ithalatla karşılandığını dile getiren Büyükhelvacıgil, yerli üretimin artırılması adına destekleme politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

“İki aşamalı destekleme yapılmalı”

Ham madde sorununun giderilmesi konusunda çözüm önerilerini de paylaşan Büyükhelvacıgil, şunları kaydetti:

“Yağlı tohum üretimimiz yetersiz. Yağlı tohumlu bitkiler, devlet alım garantisi olan, müdahale alım fiyatı uygulaması ve primle desteklenen hububatla rekabet edemiyor. Bu konuda çözüm önerimiz desteklemenin iki aşamada yapılması ve yağlı tohumlu bitkilerin alternatif ürünlere karşı avantajlı duruma getirilmesi. İlk aşama destekleme, ekim zamanında üreticinin karar verme aşamasında yapılmalı, primler alternatif ürünlere göre parite dikkate alınarak belirlenmeli. İkinci aşamadaki destekleme ise hasat sırasında düzenleyici fark ödemesi primi olarak belirlenmeli, yağlı tohum üreticisinin mağduriyetini önleyecek düzeyde olmalı.”

Yağlı tohum üretiminin mutlaka artırılması gerektiğine işaret eden Büyükhelvacıgil, üreticinin, doğru destekleme politikaları ile para kazanabilmesi ve daha geniş alanlarda üretim yapabilmesinin önemini vurguladı.

Ham madde ihtiyacının yurtiçinden karşılanmasının önemine dikkati çeken Büyükhelvacıgil, “Önümüzdeki yıllarda yağlı tohum veya ham yağ temin edememe gibi bir riskle karşı karşıya kalabiliriz. Ülke olarak rafine edilmiş ambalajlı yemeklik yağ ithal etmemiz gerekebilir” değerlendirmesinde bulundu.

“İthalatta istikrarlı bir gümrük sistemi olmalı”

Ayçiçeği tohumu ve ham yağ ithalatındaki gümrük vergilerinin sık değişmesinden dolayı sektörün önünü göremediğine işaret eden Büyükhelvacıgil, hasat sezonu başında belirlenecek gümrük sisteminin en az bir yıl değişmemesi gerektiğini söyledi.

İstikrarlı bir gümrük sistemi oluşturulmasının sanayicinin daha uzun vadeli plan yapabilmesini sağlayacağını dile getiren Büyükhelvacıgil, böylece yabancı yatırımcının tedirginliğinin de ortadan kalkacağının altını çizdi.

Büyükhelvacıgil, sıfır gümrüklü teknik ve sınai amaçlı ayçiçeği ham yağı ve Bosna-Hersek menşeli rafine ayçiçek yağı ithalatının sektörde haksız rekabete sebep olduğunu anlatarak, “Bosna Hersek’te üretilmeyen, sadece oradan ithal edilen yağları içeren ve piyasada dengesizlik oluşturan bu uygulamanın kaldırılması gerekiyor” dedi.

Ayıplı mal uyarısı

Hileli karışımla elde edilen ürünlerin sektörün bir başka önemli sorunu olduğunu belirten Büyükhelvacıgil, bu konuda denetimin sıklaştırılması ve cezaların caydırıcı olmasının önemini vurguladı.

Laboratuvarlarda uygulanan analiz yöntemlerinde birliktelik sağlanması gerektiğini anlatan Büyükhelvacıgil, “Tağşiş, işini düzgün yapan sanayiciyi mağdur ederken, tüketicinin de aldatılmasına neden oluyor. Tüketicilerimiz bitkisel yağ alırken adı bilinmeyen, ilk defa gördükleri ucuz ürünleri mutlaka sorgulamalılar. Alışveriş yaparken güvenilir, markalı ürünleri tercih etmeliler” ifadelerini kullandı.

Dernek olarak belirledikleri sorunlar konusundaki çözüm önerilerini ilgili bakanlıklarla da paylaştıklarını aktaran Büyükhelvacıgil, yeni hükümetin kurulmasının ardından sorunların çözümünde önemli adımlar atılacağına inandıklarını kaydetti.

Büyükhelvacıgil, “Bazı düzenleyici tedbirlerle güven ve istikrar ortamının sağlanması ve serbest rekabet şartlarının oluşturulması sektörümüzün büyüme potansiyelini artıracak. Böylece ülkemizin ihtiyaçlarını karşılayacak hale gelecek. Sorunların çözümünde umutluyuz” diye konuştu.