TOFAŞ, bu sezon ki yedinci iç saha maçını da kaybetmedi. Fenerbahçe ve Anadolu Efes’ten sonra, ligin 3. bütçesi 10 milyon euroluk Bahçeşehir’de Bursa’dan eli boş döndü.
92-82 biten maçta rakip çok iyi oyunculardan kurulu ve çok yetenekli bir takım. 33 dakika oyunu kontrol ettiler, 6-8 sayı hep öndelerdi ama TOFAŞ, oyunun hep içinde kaldı, bırakmadı. Sonra son haftaların dominant oyuncusu Perez devreye bir girdi, pir girdi, oyunu aldı götürdü.
Öte yandan sabreden derviş hesabı, Lewis sonunda istenen ve beklenen katkıyı 17 sayı ve önemli atışları sayıya çevirerek yaptı. Çaylaklıktan bir üst mertebeye geçme yolunda.
Blazevic büyük şans, pozisyonunda tüm takımlara çok ağır basmaya devam ediyor. Çok erken 3 faul olması kötü oldu ama asistan koç Murat’ın dikkati ve hatırlatmaları ile maç sonuna kadar 5 faul almadan oyunda kaldı.
Whaley de son haftalardaki çıkışına yakışır bir oyun oynadı.
6 Ocak Salı günü Bursa’da Cholet maçında salonda boş koltuk kalmamalı. Zira, Fransızları geçersek Bursa’da 3, toplam 6 maç daha izleyeceğiz. Bu takım mücadelesi ile bunu hak ediyor.
Rakip Bahçeşehir ise o kadar bütçeye rağmen, bu kadar kazma uzunları nasıl bulmuş inanılmaz. Yaptıkları hataları yıldız takım oyuncuları yapmaz. Çok iyi dış oyuncuları var ama sezonun daha ortasına gelmeden ununu elemiş eleğini asmış bir görüntü verdiler. Kazansak da olur kaybetsek de havasında umursamaz bir maç oynadılar. Zaten camia takımı da değiller. Gidişat iyi görünmüyor.
Gelelim hakemlerimize; normalde hakem yazmayı sevmem ama dikkatle takip ederim. Son 3 sezondur canlı izlediğim maçlarda bu kadar kötü yönetilen bir maç hiç görmedim. Geç çalınan düdükler, yanlış fauller, yanlış yönler, kenarda monitörden izlemeye gitmelerinden gına geldi. Oyun tam tempo kazanıyor, izlemeye gidip dakikalarca izliyorlar ve oyun buz gibi oluyor. Oyun iki buçuk saate yakın sürdü. Birilerinin bu üçlüye monitörden izlemenin böyle bir şey olmadığını anlatması lazım. Gözünün önündeki pozisyonu en uzak hakem çalıp üstüne kenara gidip 3 dakika da izleyince oyunun ne ruhu ne temposu hiçbir şeyi kalmıyor.
Bu maç, eğitim sorumlularına, bir maç böyle yönetilmemeli demek için harika bir örnek. Ama atamalar 3-4 haftalık yapılınca maçın içine de etsen haftaya maçın olursa bu hakemlerden bir şey beklemek hayalcilik olur. Ayrıca bu atamaları uzun süreli yapan MHK başkanı, masada oturan hakem değerlendiricisini ne duruma soktuğunu düşünmüyor. Çok kötü yönetilen bir maç sonrası aynı hakemlerin haftaya maçı olunca, hakemden şikâyetçi olan takımlar, masada hakemi değerlendirenlere ne gözle bakarlar acaba?
TBF Başkanı bu saçmalığı niye sorgulamaz? Bu durumda boşa bütçe ayırmış olduğunun farkına ne zaman varıp ABD’den duruma el koyar acaba?