Yağmurlu ve puslu bir Balıkesir akşamında Bursaspor, Boluspor’u 3-0 gibi net bir sonuçla yenerek bu sezonki hedefinin kupa olduğunu bir kez daha gösterdi.
İki stadı olan Bursa’mızdan kalkıp maçı Balıkesir’de oynamanın mantıklı bir tarafı yoktu. Bursaspor-Barcelona Şampiyonlar Ligi maçı olsa anlarım.
Boluspor ile grup maçının güvenlik gerekçesiyle başka bir şehre alınması için vardır bir bildikleri demiyorum. Eziyet diyorum.
Zaman ve sabır kavramını Bursaspor aralık ayına kadar cömertçe kullandı. Artık bu iki kavram sorunlara neden olarak gösterilemez.
Bunu iyi bilen Hamza Hoca‘da kısa zamanda doğru yerlere sistematik hamleler yaparak Bursaspor’u takım haline getirmeye çalışıyor.
Bu konuda Antalya kampı takıma ve Hamza Hoca’ya iyi geldi. Bunu Boluspor karşılaşmasında gördük. Kalite farkı maç boyunca kendini hissettirdi.
Bursaspor istediği zaman tempoyu arttırdı, istediği zaman düşürdü. Oyunun kontrolü tamamen yeşil beyazlılardaydı Karşılaşma farklı bitti ama bu 5-6’da olabilirdi.
Cevdet Altınel bunları bırak, takımda 2. yarı için ışık gördün mü, Hamza Hamzaoğlu nasıl fark yarattı-yaratacak. Ona cevap ver derseniz. Hemen özetleyeyim.
–En büyük sıkıntı oyuncuların sorumluluk almamasıydı. Bu problemin büyük ölçüde giderildiğini gördüm.
-Birbirinden kopuk oynayan blokların bir kimlik içerisinde hareket etmesi tüm oyuncuları rahatlattı. Kimlik ve kurgu sorunu iyi teşhis edilmiş ve buna yönelik hamlelerde Hamza Hoca tarafından oyuncularına doğru aktarılmış.
–Dzsudzsak ve Cuenca hala rakipleri karşısında cesur olamıyor. Batalla başta olmak üzere yapılacak takviyeler ilaç olacaktır. Tabiki bu maç ölçü olmaz ama ben yeşil beyazlılarda takım olma adına bu ışığı gördüm. Taraftarda yağmurlu havaya rağmen bir de yollara düşerek takımlarına gereken desteği verdiler. Onlara da koca bir bravo.