Allah-u Teâlâ yarattığı kullarına kendi ruhundan üflemiş, dünyada canlı cansız bütün yarattıklarını insanoğlunun hizmetine vermiştir.
Allah-u Teâlâ Hûd suresi 6’da kullarının rızkını; bazılarına bol bol vermiş ve Bakara suresi 276’da rızkını bol verip mal, mülk sahibi yaptığı kullarının hayır hasenatının, sadakalarının çok olmasının sevabını kat kat artırıp malını da çoğaltacaktır.
Sevgili Peygamber Efendimiz (s.a.s) buyurdular ki; “Her kim temiz ve helal olan kazancından tek bir hurma ile de tasadduk etse Allah onu kabul buyurur. Çünkü Allah helal ve temiz olanı kabul eder, sonra onu büyütür de büyütür, dağ gibi olur.”
İhtiyaç sahiplerine sahip çıkıp yardım etmek Müslümanın vazifesidir. Gizli veya açıktan infak edebilmek, Rabbimizin mümin kuluna lütfettiği bin güzelliktir. Müslüman malının azlığı gibi çeşitli bahanelerle yardım etmede ihmalkârlık etmemelidir.
Yüce Rabbimiz Münafikun suresi 10’da bizleri uyarıyor: “Herhangi birinize ölüm gelip de, Ey Rabbim..! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam demeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın”.
Peygamber Efendimiz (s.a.s) buyurdular ki; “Sağlıklıyken, fakir olma endişesi, zengin olma gayreti varken sadaka vermeliyiz”. Çünkü verilen zekâtlar, sadakalar kıyamet günü hesap gününde mümine çok büyük faydalar sağlar.
İhtiyaç sahiplerine yardım ederken emek verilip helal kazançla kazanılan maldan verilmelidir; kötü, değeri düşük ve kişinin kendisinin beğenmediği şeyleri yoksullara vermemelidir.
Bakara 267’de: “Ey iman edenler, kazandıklarınızın iyilerinden hayra harcayın. Size verilse kabul etmeyeceğiniz kötü malı, hayır diye vermeye kalkışmayın”.
Yardımda bulunurken muhatabı incitmemek, sonrasında yapılan iyiliği başa kakmamak çok önemlidir. Yardımımızı sevgi ile, hoş görü ile gönül yaparak yapmamız önemlidir.
İhtiyaç sahiplerine yardımda bulunurken yoksul akrabalara öncelik verilmelidir. Çünkü Peygamber Efendimiz (s.a.s) “Akrabaya verilen sadakanın iki sadaka sevabı kazandıracağını; bunlardan birinin sadaka sevabı, diğerinin de akrabayı koruyup gözetme sevabıdır” (Tirmizi).
Netice olarak fakirlere, ihtiyaç sahiplerine yardım edip onlara ulaşmak, onların sıkıntı ve dertlerine ortak olmak dinimizin fertlere ve topluma yüklediği bir sorumluluktur.
Ya Rabbi..! Verdiğin nimetleri infak edip paylaşmayı, senin yolunda seve seve harcamayı bizlere nasip eyle..!