Olay Gazetesi Bursa

Ruhun ve bedenin gıdası Oruç

Orucu emreden Bakara suresi 183’de orucun hikmetinin takva olduğu anlaşılıyor. Takva, müminin Allah’a gönülden duyduğu saygı ve sorumluluk duygusudur. İnsanın nefsi, günah veya sevap olduğuna bakmadan dünya nimetlerinden faydalanmak ister. Çünkü nefis doymak bilmeyen bir yapıdadır. Aç kalmakla nefsani istekler körlenir. Nefsani istekler körlenince insanın manevi yönü kuvvetlenmeye başlar. Bu nedenle Hz. Mevlâna, oruç ağzımızı […]

Orucu emreden Bakara suresi 183’de orucun hikmetinin takva olduğu anlaşılıyor. Takva, müminin Allah’a gönülden duyduğu saygı ve sorumluluk duygusudur.

İnsanın nefsi, günah veya sevap olduğuna bakmadan dünya nimetlerinden faydalanmak ister. Çünkü nefis doymak bilmeyen bir yapıdadır. Aç kalmakla nefsani istekler körlenir. Nefsani istekler körlenince insanın manevi yönü kuvvetlenmeye başlar. Bu nedenle Hz. Mevlâna, oruç ağzımızı bağlamamıza karşı, gönül gözümüzün açılmasını sağlar, buyurmuşlardır. Hz. Mevlâna, oruç bizi dünyanın albenisinden, şehvet ve makam sevdasından kurtarıp manevi güzelliklerin ortaya çıkmasını sağlar. Oruç nefsimizi Yüce Mevlamıza kurban etmektir. (Mesnevi)

Oruç insanın manevi gelişmesinde elzem olan çok önemli bir ibadetimizdir. İmam-ı Gazali orucu üç dereceye ayırır:

* Avamın orucu

* Havasın orucu

* Havasül havasın orucu.

Avamın orucu yeme içmeyi, cinsi münasebeti bırakmak şeklinde tutulan oruçtur.

Havasın orucu bütün azalarımızın (elimizin, dilimizin, gözümüzün, kulağımızın) bütün yakışıksız işlerden korumak sureti ile tutulan oruçtur.

Havasül havasın orucu ise, bütün azalarımızı Allah’a teslim etmek, ona uygun olmayan hiçbir şey yapmadan tutulan oruçtur. Bu orucun en yüksek derecesidir. Bu oruç Peygamberlerin, Velilerin orucudur.

Peygamber Efendimiz s.a.s buyurdular ki; “Oruçla birlikte ahlaklarını düzeltmeyenlerin oruçları kabul görmez (İbn Mace).” Efendimiz oruç tutan kimsenin, kendisine sataşanlara cevap vermeyip “oruçluyum” demesini tavsiye etmiştir.

Oruç Allah rızası için tam bir ihlasla tutulmalıdır. Hadis-i Kutsi’de buyuruluyor ki; “Oruç benimdir, onu ben bilirim, mükâfatını da ben vereceğim.” Bu nedenle oruç misli olmayan bir ibadettir.

Bedeni ve ruhu arındıran oruç, Hz. Mevlâna’ya göre insanı Miraca götüren Burak gibidir.

İnsanların arzu ve nefisleriyle yaptıkları bir savaştır oruç. Bu savaşı kazananlar Allah-u Teâlâ’nın ve Peygamber Efendimizin razı olup, sevdikleri ahlakla ahlaklanmış olurlar.