“Her iyilik ve güzel bir iş sadakadır.”
Sadaka; İhtiyacı olan, darda kalmış akrabamıza, komşumuza, yolda kalmış olana yapılan mali bir yardımdır. Ancak sadaka maddi yardımlarla sınırlı olmayıp, Allah’ın rızasını kazanmaya vesile olan her türlü hayırlı söz, iş de sadakadır. Sadaka, sadaka veren kişinin imanının ve ahlakının güzelliğinin delilidir.
Sadaka vermeye “tasadduk etme” denir. Kur’an-ı Kerimimizde ve hadis-i şeriflerimizde sadaka veren kişiler övülmektedir. Ahzap 33/35, Hadid suresi 57/18. Ayrıca Maun suresi 107-3’te de sadaka vermeyenler kınanmaktadır.
Sadakalarımızın helal kazançlarımızdan olması ve sadece Allah c.c. rızası için verilmesi gereklidir. Sadakalarımızda miktar sınırlaması yoktur. Sadaka veren kişinin zengin olması gerekmediği gibi, sadaka verilenin illa fakir olması gerekmez; çok zordadır, yoldadır, dardadır v.s. İmtihan dünyasındayız, değişik sıkıntılarımız olabilir, her zaman derdimize ortak olacak, yardım edecek insanların olmasını isteriz. Bu nedenle Peygamber efendimiz s.a.s. “Her iyilik, güzel iş bir sadakadır” buyurmuşlardır. Efendimiz başka bir hadisinde “Din kardeşine tebessüm etmek sadakadır” buyurmuşlardır.
Allah Resulü s.a.s. bir gün ashabına: “Güneşin doğduğu her gün, insanın bütün eklemleri için sadaka vermesi gerekir. İki kişinin arasını düzeltmen sadakadır. Bir kimsenin atına binmesine yardım etmen sadakadır. Güzel sözün sadakadır. Yoldaki rahatsızlık veren şeyleri yoldan kaldırman sadakadır. Namaza giderken attığın her adım sadakadır.” (Müslim)
Peygamber efendimiz s.a.s. Tekasür suresini okuyarak; “Çok mal mülkle övünmek sizi oyaladı. Ademoğlu malım malım diyor. Ey Ademoğlu! Senin yiyip tükettiğin, giyip eskittiğin ve sadaka verip önceden (ahirete) gönderdiğin dışında bir malın mı var!”
Peygamber efendimiz buyurdular ki, insan öldüğü zaman şu üç şey dışında amelleri kesilir:
* Sadaka-i cariye (faydası devam eden okul, cami, çeşme v.s.), kendisinden yararlanılan kitap ve kendisine dua eden salih evlat.
Peygamber efendimiz s.a.s.: “Sadakalarınız kıyamet gününde size sahip çıkıp sizi koruyacaktır. Bu nedenle az çok demeden imkân dâhilinde sürekli sadaka verilmelidir.”
Peygamber efendimiz buyurdular ki; “Sadakanın en güzeli, en hayırlısı, vereni ve ailesini sıkıntıya sokmayacak, rahat ve huzurlarını azaltmayacak şekilde verilen sadakadır.”
Hayattayken, elimiz tutarken sadakalarımızı verelim!
BİR DUT TANECİĞİNİ VERMEDİLER…
Her sabah yürüyüşe çıkıyorum… Yolumun üzerinde bir ay evvel rahmetli olan tanıdığım bir hacı amcanın dut bahçesi var… Bahar mevsimi dutlar olmuş. Rahmetli hacı amcanın hanımı, çocukları, büyük bir dut ağacının altına çadırları sermişler dut silkeliyorlar…
– Tanıdığım için yanlarına geldim selam verdim.
– “Hacı anne bereketli olsun, hacı amcanın ruhu için bir kaç dut yiyeyim” diyerek eğildim çadırdan bir dut aldım tam yiyecekken;
– Hacı anne… “Oğlum, biz daha bugün yeni topluyoruz, sen yarın gel” dedi…
Şaşırdım, elimdeki dutu çadıra koydum… “Hadi bereketli olsun” diye ayrıldım.
Eve gelirken; “Yahu hacı amcanın daha 40’ı çıkmadı, ruhu için bir tane dut yiyeyim dedim vermediler… Ey Mehmet hayrını, hasenatını, sadakanı hayattayken yap. Arkamdan yaparlar verirler diye düşünme” diye diye evime geldim…
Canlara can katar sadaka
Türlü belayı önler sadaka
Mallara mülk katar sadaka
Rabbimi razı eder sadaka
Dr. Mehmet Gülal