Kardeşlik ve sevgi olmaz ise olmazlarımızdır. Onlarsız mutlu olamayız. Akıl, ilim ve eğitim insanı önemli bir noktaya götürebilir, ama hakiki mutluluğa ulaştıramaz. Sevgiden, saygıdan, aşktan kanatlara sahip olabildiysek arzu ettiğimiz mutluluğa kavuşuruz.
Hz. Mevlana; Sevgi, saygı, şefkat, merhamet hayatımıza bir anlam kazandırır, gerisi teferruattır buyurdular.
– Sevgiyle acılar tatlılaşır
– Sevgiyle bakırlar altın olur
– Sevgiyle dertler şifa bulur
Allah (c.c) kusursuzdur, O’nu sevmek kolaydır. Zor olan hatasıyla, sevabıyla fani olan insanoğlunu sevmektir. Karşımızdaki kişiyi ancak sevdiğimiz kadar tanıyabiliriz. Hırsımızdan, kinimizden, hasedimizden bütün kötü huylarımızdan ancak sevgiyle, aşkla, merhametle kurtuluruz. Kâinat da hayat, sevgi ve iyilik üzerine kurulmuştur. Sevgi güçtür, gıdadır, hazreti insan olmanın enerjisidir.
Gelin tanış olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim sevilelim
Dünya kimseye kalmaz
Ben gelmedim dava için
Benim işim dostum için
Dostun evi gönüllerdir
Gönüller yapmaya geldim
Yunus Emre
İnsanoğlunun severek öğrendiği en önemli şey “BİZ” diyerek yaşaması, “BEN” diyerek yaşamayı terk etmesidir. Sevgimiz, aşkımız varsa, başkalarının gönlünde yaşayarak ölümsüzleşiriz.
Hz. Mevlana buyurdular ki; iyi bir dostluk en büyük hazinedir. Ben dostlarımı ne aklımla ne de kalbimle severim. Olur ya akıl, kalp unutabilir, ben dostlarımı ruhumla severim. Seversek, severek gönüllerde seyredersek, bu sevginin özünde İLAHİ AŞK sırrı vardır. Bizi Rabbimizin rızasına kavuşturur.
BİR BİRLERİNİ SEVEN KARI KOCAYDILAR
Çok sevdikleri iki şeyleri vardı. Beyin babasının altın saati, hanım efendinin beline kadar uzanan “lepiska” saçları vardı. Yılbaşı yaklaşmıştı, birbirlerine hediye alacak paraları yoktu. Hanım efendi bir kuaföre gitti…Saçlarımı satmak istiyorum alır mısınız…? Kuaför saçlarına baktı 50 dolar eder dedi. Hemen saçlarını kuaföre sattı. Aldığı para ile eşinin altın saatini yeleğe takması için altın zinciri yoktu, ona altın bir zincir aldı. Beyefendi eşine hediye almak için altın saatini satmış, eşinin ne zamandır kuyumcuda görüp çok beğendiği gümüş tarağı eşine hediye olarak aldı. Yılbaşı gecesi evlerinde mütevazı sofraları hazırdı. Severek kıvançla birbirlerine bakıyorlardı. Beyefendi hediye paketini eşine uzattı. Eşi hediyesini açtığında ne zamandır kuyumcuda görüp almak istediği bir çift gümüş tarağı görünce çok şaşırdı… Ağlamaya başladı, artık tarayacak saçları yoktu. Oda ağlayarak hediyesini eşine uzattı. Eşi paketini açıp altın zinciri görünce şaşırdı… Ağlamaya başladı, artık altın saati yoktu.
Ağlayarak birbirlerine sarıldılar, ağladılar ama üzülmediler, sevinç gözyaşları döktüler. Önemli olan aşkları, sevgileri, muhabbetleriydi, gerisi teferruattı, olmasa da olurdu.
Mahallenin camiden akşam ezanı okunuyordu. Pencereyi aralayarak Ezan-ı Muhammediyeyi dinlediler. Ve abdestlerini alıp beyefendinin imamlığında akşam namazını kıldılar. Namazlarının sonunda dua ederken, Ya Rabbi şükür duaları gözyaşlarına eşlik ediyordu.
Muhterem okuyucularım 20 Aralık’da mübarek 3 aylar (Receb, Şaban, Ramazan) başladı. Üç aylarda sevgimiz, şefkatimiz, merhametimiz coşacak, bereketimiz artacak, sevinelim ve iyi değerlendirelim. Ya Rabbi bizi Receb ayına kavuşturduğun gibi Şaban ve Ramazan aylarına da kavuştur, mübarek üç aylarda sana gereği gibi kulluk etmeyi bize nasip et diye dua edelim.