Olay Gazetesi Bursa

Tevazu, samimiyet ve hoşgörü

Allah bütün insanları en güzel bir şekilde yaratmıştır. İnsanların birbirinden üstünlükleri, iman sahibi olup Allah’ın emir ve yasaklarına uymaları, güzel ahlakları ile belli olur. Tevazu, samimiyet, alçak gönüllü olmak, gururdan kibirden uzak durmak… Rabbimizin verdiğine gönül hoşluğu ile razı olup “Lütfun da hoş, kahrın da hoş” diyerek yaşamaktır. Peygamber Efendimiz s.a.s; Allah-u Teâlâ bana, birbirinize […]

Allah bütün insanları en güzel bir şekilde yaratmıştır. İnsanların birbirinden üstünlükleri, iman sahibi olup Allah’ın emir ve yasaklarına uymaları, güzel ahlakları ile belli olur.

Tevazu, samimiyet, alçak gönüllü olmak, gururdan kibirden uzak durmak… Rabbimizin verdiğine gönül hoşluğu ile razı olup “Lütfun da hoş, kahrın da hoş” diyerek yaşamaktır.

Peygamber Efendimiz s.a.s; Allah-u Teâlâ bana, birbirinize karşı mütevazı olup, alçak gönüllü davranmanızı, hiç kimsenin başkasına karşı böbürlenmemesini vahyetti buyurmuşlardır (Müslim).

Güzel ahlak sahibi, takva sahibi insanlar tevazuya, şefkate, merhamete, alçak gönüllü olmaya çok önem vermişlerdir. Tevazu bütün insanlarda çok güzeldir, ancak zengin, varlıklı insanlarda çok daha güzeldir… Kibir ve gurur bütün insanlarda çirkindir, kötüdür, ancak fakirlere hiç yakışmaz, daha kötüdür.

Furkan suresi 63’te: “Rahman’ın kulları yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman ‘Selam’ der geçerler.”

Allah katında makbul olan tevazu, herkese karşı tevazuyla saygılı olmaktır. Halka karşı tevazu ise, söz ve konuşmalarında güler yüzlü, umut verici olmak, sorulara yumuşak cevap vermek, davetlere icabet etmek, ihtiyaçları karşılamak, kendisini halktan üstün görmemektir.

Bir gün Peygamber Efendimize birisi bir şey sormaya geldi, heyecanlandı, eli ayağı titremeye başladı. Peygamber Efendimiz ona tebessüm ederek “Ben de senin gibi Kureyş kabilesinden kurumuş et yiyen bir kadının oğluyum” diyerek onu sakinleştirdi.

Böbürlenen insanın yüzü asık ve soğuk olur. Kasas suresi 76’da “Böbürlenme! Çünkü Allah böbürlenip şımaranları sevmez” buyurulmaktadır.

Peygamber Efendimiz (s.a.s): “Dikkat edin! Size cennet ehlini haber veriyorum. Bunlar zayıf ve aynı zamanda mütevazı kimselerdir. Onlar Allah üzerine yemin etseler, Allah onları yeminlerinde haklı çıkarır. Yine dikkat edin, size ateş ehlini haber veriyorum. Her katı yürekli, her hilekar aldatıcı ve ululuk taslayanlardır” (Buhari).

BİŞR BİN HARİS’İN RÜYASI

Bir gece Hazreti Peygamber Efendimiz’i (s.a.s) rüyamda gördüm. Bana şöyle buyurdular:

— Ey Bişr! Allah-u Teâlâ’nın seni niçin akranlarının arasından seçip, yüksek makamlara eriştirdiğini biliyor musun?

— Hayır bilmiyorum dedim.

— Buyurdular ki: “Benim sünnetime yapıştığın, mütevazı olup salihlere hizmet ettiğin, kardeşlerine nasihatta bulunduğun ve ashabıma sevgi beslediğin içindir.”

Halife Hz. Ömer Medine’de sırtında bir su tulumunu taşıyarak gidiyordu. Kendisini tanıyanlar:

— Ya Ömer bu ne haldir, diye sordular.

Hz. Ömer tebessüm ederek “Ülkelerin kralları, elçileri ziyaretime geliyor, saygı ve hürmetlerini arz ediyorlar… Nefsime sanki biraz gururlanır gibi…”

Nefsimi (gurur, kibir, haset, ucup, cimrilik, riya, gıybet, yalan, haram) düzeltmek, her zamanki gibi mütevazı, hoş gönüllü olmak için bu su tulumunu taşıdım.

> Mütevazı olmak yakışır mümine

> Güzel ahlakın özüdür düşünsene

> Topraktan geldik, yine ona döneceğiz

> Sev sevil gönül yap, peygambercesine

Dr.Mehmet Gülal