Olay Gazetesi Bursa

Hayata dair planlar

Dostoyevski der ki: Hayata dair kendi  planlarımızı yapıyorduk ama kaderin de planları olduğunu unutmuştuk. Gerçekten öyle. Bazı doğru bildiklerimiz, doğrusunu yaptığımızı sandığımız şeyler iyi bir yaşam sürmemiz için yeterli olmayabilir. Kıymetli okurlarım. Sizleri bazı konuları sık sık tekrar ederek sıkmak istemem. Her zaman yeni bilgiler nerede ise onları sizlere ulaştırmaya can atarım. Ancak şimdi yazacağım […]

Dostoyevski der ki: Hayata dair kendi  planlarımızı yapıyorduk ama kaderin de planları olduğunu unutmuştuk. Gerçekten öyle. Bazı doğru bildiklerimiz, doğrusunu yaptığımızı sandığımız şeyler iyi bir yaşam sürmemiz için yeterli olmayabilir.

Kıymetli okurlarım. Sizleri bazı konuları sık sık tekrar ederek sıkmak istemem. Her zaman yeni bilgiler nerede ise onları sizlere ulaştırmaya can atarım. Ancak şimdi yazacağım konu çok önemli. Daha önce de yazdım, yazmaya da devam edeceğim. Uzun ve sağlıklı yaşamayı hepimiz isteriz, bunun için gerekli olan şeyleri hepimiz yapmasak bile. Uzun ve sağlıklı yaşamanın hammaddesi dünyanın neresinde olursanız olun şu 4 temel kuraldan ibarettir. Bunlardan ilki yaşınız ne olursa olsun kas gücünüzün size yeterince destek olacak, işinizi gördürebilecek düzeyde kuvvetli olmasıdır. Diğer maddeler ise sıra ile normal bir açlık insülin seviyesi, içimizde sevgiye yer ayırma ve içimizde daima şükran duygusunu  bulundurmadan  oluşmaktadır.

İstediğiniz kadar doğal beslenin, antioksidan bileşikler alın, sporunuzu yapın, taş gibi kaslarınız olsun. Kalbinizde sevgi, şükran ve şevkat duygusu yoksa Dostoyevski’nin sözünü hep hatırlayın.

ŞEKER HASTALARINDAKİ CİLT BOZUKLUKLARI

Kasım 2019 tarihli bir araştırma şeker hastalarının % 51- 97’si mutlaka bir cilt problemi ile karşılaşacaktır diyor. Uzun süre yüksek seyreden kan şekeri seviyeleri zamanla cildin kan akışının zayıflamasına neden olur. Bu durum zamanla ilgili bölgeye kan getiren damar ve sinirlerin de zayıflamasına yol açar. Savaş hücrelerinin yüksek kan şekerli ortamda savaşçı yeteneklerinin azalması ve cildin kollajen içeriğinin yeterli beslenememesi ilgili kısımlarda cilt bozukluklarına yol açar. Haraplanan sinirler his kaybı nedeni ile daha büyük ve iyileşmesi zor yaraların oluşmasına çanak tutarlar. Akantozis Nigrikans (insülin direnci geçince kaybolabilir), dijital skleroz, Yaygın annuler granulom, diyabetik kabarcıklar, diyabetik dermopati,  lipoidik nekrobiyoz gibi bazı durumlar cildin kanlanma azlığı ve şeker yüksekliğinin savaşçı hücreleri zaafiyete uğratması sonucunda şeker hastalarında oluşabilen bazı özel cilt hasarlarına örnek durumlardandır.Bakteriler ve mantarlar yara iyileşmesini engeller, sekonder yara oluşumunu kolaylaştırırlar. Mantarlar daha çok derinin sıcak kıvrımlı bölgelerini sever. Koltuk altı, göğüs altları, kasıklar, ağız köşeleri, sünnet derisi etrafında yerleşebilirler. Tedavi edilmediklerinde çok daha yaygınlaşıp vücudu ölüme kadar götürebilen tehlikeli boyutlara taşırlar.

YAPMA BE ANNE, ETME BE ANNE

Daha önceleri aynı konuyu birkaç kez yazdım ama bu yazı 8 Kasım 2019 tarihli bir literatürden. Daha önceki bilgilere ek bilgiler içeren ve güncellenmiş hali ile annelerin ne kadar dikkatli olmaları gerektiğini bizlere bir kez daha gösteren bu çalışma umarım siz okurlarıma yarar sağlar.

Amerika Alerji, Astım ve Immunuloji Koleji’nin  (ACAAI) Yıllık toplantısında sunulan bilgiye göre, anne gebeliğinde yediklerine dikkat etmez ise çocuk doğum sonrası yaşamında alerjiler ile cebelleşen bir birey oluyor. 158 binden fazla çocuk gıda alerjisi, saman nezlesi, astım ve egzama açısından incelendi. Öncelikle sezaryen doğum alerjen çocuk konusunda suçlanıyor. Ancak anne doğum şeklini seçemezse bile mutlaka emzirmeli deniliyor. Çünkü emzirme alerjilerin azalmasına yardımcı. Anneler gebelikleri esnasında mümkün olduğunca doğal gıdaları almalıdırlar. Bu, işin olmazsa olmazı.

Yıllardır yazıyorum ancak halen sağlıklı yumurta yapma açısından tavuklar bizim kızlarımızdan önde gidiyor.