Gün bitince zihin hemen muhasebeye başlıyor. Yapamadıklarım, yetişmeyen işler, söylenen sözler, eksikler… O liste uzadıkça uzuyor. Sonra da uyumak zorlaşıyor. Çünkü zihin, kapanış yapmadığında geceyi de çalışmaya devam ediyor.
Ben bu döngüyü küçük bir notla kırmayı seviyorum. Büyük günlükler değil. Sayfalar dolusu yazı değil. Sadece bir-iki cümle.
“Bugün şuna sevindim.”
“Bugün kendimle şurada gurur duydum.”
“Bugün şunu fark ettim.”
Bu kadar.
Bu küçük not, günün içinde kaybolan iyi şeyleri görünür yapıyor. Bir bakıma zihne şunu söylüyor: “Tamam, bugün bitti. Yarın devam ederiz.” Bazen insanın ihtiyacı olan tek şey bu cümle.
Ben bunu yaptığımda şunu fark ediyorum. Gün aynı gün, sorunlar aynı sorunlar… Ama yük hafifliyor. Çünkü zihin sadece eksikleri değil, var olanı da görmeye başlıyor.
Genç kalmak bazen bedeni hareket ettirmek değil; zihni yumuşak bir yerden kapatabilmek.