Olay Gazetesi Bursa

Afrin’de ABD ve AB endişeli, Rusya rahat

 Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Afrin harekâtı devam ederken ABD suskun kalmıştı. Bir şeyler olsun diye bekliyor gibiydi. İki aya yakın süre içinde Washington’dan Ankara’ya ciddi anlamda hiç tepki gelmedi. Oysa Beyaz Saray ya da Dışişleri Bakanlığı, operasyonların durdurulması konusunda çağrıda bulunabilirdi. Ancak PKK’nın Amerikan silahlarını da Afrin’de bırakarak kenti terk etmesinden sonra durum değişti. Hele Cumhurbaşkanı […]

 Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Afrin harekâtı devam ederken ABD suskun kalmıştı. Bir şeyler olsun diye bekliyor gibiydi.

İki aya yakın süre içinde Washington’dan Ankara’ya ciddi anlamda hiç tepki gelmedi.

Oysa Beyaz Saray ya da Dışişleri Bakanlığı, operasyonların durdurulması konusunda çağrıda bulunabilirdi.

Ancak PKK’nın Amerikan silahlarını da Afrin’de bırakarak kenti terk etmesinden sonra durum değişti.

Hele Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, operasyonların Münbiç, Kobani, Tel Abyad, Resulayn ve Kamışlı’yla devam edeceğini açıklaması üzerine Batı’dan “endişeliyiz” mesajları gelmeye başladı.

*

Haber ajanslarında ilkin AB Dış Politika ve Güvenlik yetkilisi Federica Mogherini boy gösterirken “Endişeliyim” diyordu.

ABD’nin mesajıysa Amerika’nın Sesi’nden yayınlandı.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada “Son gelen haberlerden derin endişe duyulduğu” belirtildi.

Washington’ın açıklamasında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin harekâtından “Türk askeri saldırısı” olarak söz edilmesi dikkati çekti.

Ne ki, bu ifade bir yandan da ABD Dışişleri’nde Trump’ın kovduğu bakan Rex Tillerson’la yerine getirdiği CIA Başkanı Mike Pompeo arasındaki farkı gözler önüne serdi.

*

Bu arada Rusya’da Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (RİSİ) üst düzey danışmanı Elena Suponina ilginç bir öneriyle gündeme girdi.

Sputnik’teki haberden Enstitü’nün danışmanıyla Moskova’daki yönetim arasında bir bağlantı olup olmadığını anlamanın olanağı yoktu.

Ancak önerinin salt danışmana ait olduğuna inanmak da zordu.

Elena Suponina’nın önerisi şuydu: Türkiye’nin ele geçirdiği Afrin’in kontrolünün Suriye hükümetine devredilmesi konusunda Ankara’yla Şam arasında, Rusya arabuluculuk yapabilirdi.

*

Ankara, Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunduğuna göre pekalâ öneriyi düşünebilirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün terör tehdidinin ortadan kaldırılması gerektiğini vurgularken, bir kez daha “Bizim derdimiz işgal değil, bizim derdimiz teröristlerle” diyordu.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ da, “Türk askerinin Afrin’de kalmayacağını, kentin gerçek sahiplerine teslim edileceğini” belirtiyordu.

*

Öte yandan Elena Suponina’nın önerisini sunarken söylediği başka önemli şeyler de vardı.

Örneğin, Türkiye’nin Afrin’i ele geçirmesinin sonuçlarını değerlendirirken RİSİ Danışmanı şunları söylüyordu:

“Afrin’in Türkiye’nin eline geçmesi, Suriye’deki krizin sona erdirilmesi için oluşturulan Astana sürecindeki çabaları etkilemez. Rusya, İran ve Türkiye arasındaki işbirliği, son gelişmelere rağmen devam edecektir.”

*

Sonuç: Afrin’de PKK/YPG’nin kaybetmesi, bölgenin Türkiye’nin kontrolüne girmesi ve ele geçirilen silahlarla Batılı ülkelere suçüstü yapılması hem AB yönetiminin hem de ABD’nin canını sıkmışa benziyor.

Rusya’ysa Afrin operasyonuyla Ankara ve Şam arasında “mutlu son” arayışında…