Olay Gazetesi Bursa

Batı’nın “Esad” açılımı ve IŞİD’le savaş

“Esad’la görüşmek gerekir” diyerek dünyayı şaşkına çeviren ilk Amerikalı, CIA Başkanı John Brennan olmuştu. Brennan ayrıca ABD’nin bu konuda yalnız olmadığını da şu sözlerle duyurmuştu: “Ne Rusya, ne ABD, ne (IŞİD’e karşı) koalisyon ne de bölgedeki devletler… Hiçbirimiz Şam’daki hükümetin ve siyasal kurumların çökmesini istemiyoruz.” Anlaşılıyor ki, Washington CIA Başkanı’nı konuşturmadan önce, ilgili tüm merkezlerle […]

Esad’la görüşmek gerekir” diyerek dünyayı şaşkına çeviren ilk Amerikalı, CIA Başkanı John Brennan olmuştu.

Brennan ayrıca ABD’nin bu konuda yalnız olmadığını da şu sözlerle duyurmuştu: “Ne Rusya, ne ABD, ne (IŞİD’e karşı) koalisyon ne de bölgedeki devletler… Hiçbirimiz Şam’daki hükümetin ve siyasal kurumların çökmesini istemiyoruz.”

Anlaşılıyor ki, Washington CIA Başkanı’nı konuşturmadan önce, ilgili tüm merkezlerle temasa geçmiş ve belli bir düzeyde görüş birliği de sağlamış bulunuyor.

İtiraz edenler Türkiye, İngiltere ve Fransa, olasıdır ki o görüşmeler sırasında da Washington’ın kararına karşı çıktılar.

Ne var ki ABD, Rusya ile İran’ı ve de Lübnan Hizbullah’ını da yanına alarak Esad’la ve rejimle el sıkışmaya doğru ilerliyor.

İran ve Hizbullah ABD’nin 2015 terör listesinden çıkarıldı. Oysa bu yıla kadar ikisi de listenin değişmez isimleriydi.

Demek ki, Obama yönetimi Suriye politikasındaki radikal değişimi dünyaya deklare etmeden önce gerekli tüm hazırlıkları yerine getirmiş.

Fransa’nın eski başbakanlarından Jean-Pierre Raffarin, “ABD’nin dış politikasını izlemenin hata olduğunu” belirterek uyarıda bulunuyor:

Bugün İran’a şeytan diyor, yarın dost oluyor. Suriye’yle ilgili tutumu da yanlış… Fransa, Chirac zamanındaki dış politikayı izlemelidir. Çin, Rusya ve Hindistan ile ilişkilerini geliştirmelidir.”

Evet, hata Fransa’nın… ABD’nin peşine takılmakla kendini küçük düşürdüğünün şimdi farkına varıyor.

Oysa Avrupa’da birçok devlet Şam yönetimiyle iletişimi hiç kesmedi. Bazıları elçiliğini de kapatmadı. Diplomat sayısını azalttı, Beyrut’a taşındı ya da benzer başka önlemler aldı ama ilişkiyi ve iletişimi koparmak gibi vahim bir hata yapmadı.

Avusturya, Romanya, İsveç, Norveç, Danimarka ve Macaristan gibi devletler 4 yıl boyunca Şam’la ilişkiyi bir şekilde sürdürmeyi başardı. Şimdi en rahat olan onlar.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin açıklamasını yatıştırma çabaları aldatmasın.

Almanya Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier de benzer sözlerle Kerry’ye destek verdi:

Suriye krizi sadece müzakere masasında bitirilebilir ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın katılımını gerektirse bile tek çözüm yolu budur.”

IŞİD, Ortadoğu’da, Afrika’da ve Avrupa’da toplumları tehdit altına alıyor ve en can alıcı noktalarından vuruyor.

O nedenle ABD ve Avrupa, Suriye politikalarında IŞİD’le savaşı esas alan değişim ve dönüşüm içinde.

Bu süreçte Suriye liderliğine de rol verilmesi savaşı planlayanlar açısından akla ve mantığa hiç aykırı değil…

 

Türkiye’den Asya Pasifik’te yeni ilişkiler

 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Asya Pasifik turunu Vietnam ziyaretiyle tamamlarken, “dünyanın güç dengesinin Asya lehine değiştiğini” söyledi.

Çavuşoğlu, Türkiye’nin çok yönlü dış politikası gereği Asya Pasifik Bölgesi’ne açıldığını ifade ederken, “Güç dengesi Asya lehine değişti ve dünyanın bu bölgesinde büyük fırsatlar var” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği ASEAN ile ilişkilerin geliştirildiğini de bildirerek “Türkiye’nin bir sonraki adımı ASEAN ile diyalog ortağı olmaktır. Bu amaçla bölge ülkelerinden destek bekliyoruz” dedi.