Olay Gazetesi Bursa

Değişik açılardan ABD’nin Kuzey Kore kumarı

“Bunak, akıl hastası” Trump, “küçük roket adam” Kim’in masaya oturma davetini kabul ederek, tüm dünyayı şaşırttı. Bu durum bir başarının gerçekleştiğini de kanıtlıyor. Tabii ki, başarıyı ABD Başkanı’yla Kuzey Kore liderine mal edenler çoğunlukta olacaktır. Ama öte yandan başarının esas sahibinin arabuluculuk yapan Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in olduğunu savunanlar da var. Ve elbette […]

“Bunak, akıl hastası” Trump, “küçük roket adam” Kim’in masaya oturma davetini kabul ederek, tüm dünyayı şaşırttı.

Bu durum bir başarının gerçekleştiğini de kanıtlıyor.

Tabii ki, başarıyı ABD Başkanı’yla Kuzey Kore liderine mal edenler çoğunlukta olacaktır.

Ama öte yandan başarının esas sahibinin arabuluculuk yapan Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in olduğunu savunanlar da var.

Ve elbette bölgede savaş değil istikrar arayan Çin’in katkısı da küçümsenemez.

Bu arada Trump’ın Çin’i yanına çekme ve Kuzey Kore’yi ekonomik yönden baskı altına alma politikasının işe yaradığı da görülüyor.

*

Kuzey Kore, yıllardan bu yana Washington tarafından adam yerine konulmasını istiyordu. Bu durumda Kim Jong Un, bunu sağlamış oldu.

Bugüne değin Pyong Yang, ABD başkanlarıyla yüz yüze görüşmeyi hayal edip durmuştu.

Şimdi gerçekleştiği görülünce kazanan tarafın Kuzey Kore olduğunu ileri sürenler de çıkacaktır.

Trump’la Kim Jong’un bir masada oturmalarının ABD’nin Kuzey Kore’yi bir nükleer güç olarak tanıması anlamına geleceğini düşünenlere kim ne diyebilir ki? Denklik sağlanmış oluyor çünkü.

*

Ne var ki, “Bu bir kumardır” diyenlerin sayısı da az değil.

Bu işin sonunda ABD Başkanı Donald Trump “Kuzey Kore” sorununu çözmüş bir başkan olarak saygınlık kazanabilir ve tarihe geçebilir.

Ancak tersi de olabilir…

Kuzey Kore lideri, yaptırımları ve ABD’nin olası bir askeri müdahalesini bertaraf ederek masadan bir nükleer devletin meşru başkanı sıfatıyla kalkabilir.

*

Negatif olasılıkların akla gelmesinde en büyük etken Trump’ın kendisi. Çünkü dış politikayı hiç çalışmıyor, hiç okumuyor, üstelik yazılı konuşmaların dışına çıkıyor.

Yani Washington açısından asıl tehlike Kuzey Kore Başkanı Kim değil de, Başkan Trump’mış gibi görünüyor.

*

Ayrıca ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Kuzey Kore’yle diplomatik temasa ilişkin hazırlığı olmayabilir. Olsa bile böylesine hızlı bir değişime uygun yeni politikaların üretimi için zaman gerekir.

Liderlerin görüşmesi mayıs ayına kadar yapılmış olacak. Zaman çok kısa.

Görev alacak diplomatların Başkan Trump hakkında neler düşüneceklerini tahmin etmek hiç zor değil.

*

Donald Trump’ın Beyaz Saray basın brifing odasında Kim Jong Un’un davetinin kendi başarısı olduğunu söylediği aktarılıyor.

Oysa, yüz yüze görüşme ilk kez yapılacak olsa da, bir anlaşmazlık çıkması halinde Kuzey Kore liderinin masadan kalkması sürpriz olmaz.

Gerçi başlangıç olarak oldukça inandırıcı Pyong Yang. Ama sabıkalı olduğunu da unutmamak gerekir. Çünkü biliniyor ki, “bu oyunu onlarca yıldır” oynuyorlar.

Trump, ufukta bir zafer görüyorsa eğer, geçmişte neler yaşandığını bilmiyor demektir… (Kaynak: Amerika’nın Sesi, BBC, DW)