Olay Gazetesi Bursa

Han Şeyhun saldırısı ve Esad yeniden masada

“Beşar Esad’ın Suriye’nin geleceğinde yeri yok” dediğiniz zaman, bu ifadeden Rusya’yı, İran’ı ve Irak’ı karşınıza alıyorsunuz anlamı çıkar. İşte ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın en son açıklaması: “Esad ailesinin saltanatı sona eriyor. ABD, Beşar Esad’ın hükümette olmadığı, bütün ve birleşmiş bir Suriye istiyor.” ABD, Tillerson’ın bu çıkışıyla cepheyi açıyor. Ancak bu cephe bu kadarla kalmaz, […]

“Beşar Esad’ın Suriye’nin geleceğinde yeri yok” dediğiniz zaman, bu ifadeden Rusya’yı, İran’ı ve Irak’ı karşınıza alıyorsunuz anlamı çıkar.

İşte ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın en son açıklaması:

“Esad ailesinin saltanatı sona eriyor. ABD, Beşar Esad’ın hükümette olmadığı, bütün ve birleşmiş bir Suriye istiyor.”

ABD, Tillerson’ın bu çıkışıyla cepheyi açıyor.

Ancak bu cephe bu kadarla kalmaz, Çin de saydığımız ülkelerin yanında yer alır. Tabii onların diğer müttefikleri arasından da Esad’ı destekleyenler çıkar.

Sonuçta kocaman bir blok oluşmuş olur ki, bu Batı blokunun en son isteyeceği bir durumdur.

 

Şimdi ABD tek başına cesaret gösteriyormuş gibi yapıyor. Tamam da sıra pratiğe geldiğinde neler olur, onun da hesabını iyi yapmak gerekir.

Gerçi dünyanın devleri için yeni bir dünya savaşına yol açacak epey bir birikim var artık.

Zaten saflaşma da ondan oluyor. Her ülke yerini belirlemeye çalışıyor.

Yarın öbür gün savaş tamtamları çalmaya başlarsa yalpalayan kaybeder. Üstüne üstlük ABD’nin başında Trump gibi bir maceraperest otururken…

Bakınız, Han Şeyhun’daki kimyasal saldırı olayı yeniden gündeme getirildi BM tarafından. Yani ABD tarafından.

Sözde uluslararası bir komisyon oluşturulmuş ve saldırının sorumlusunun Esad rejimi olduğuna karar verilmiş.

*

Zamanlama ilginç! Suriye ordusunun, PYD/PKK tarafından ele geçirilen Rakka kentine yöneldiğini açıklamasının ardından…

Suriye Enformasyon Bakanı Ramiz Tercüman ne diyordu? “Rakka bizim için kurtarılmış bir kent değildir. Suriye ordusunun girip Suriye bayrağını dikmediği hiçbir kent düşmandan kurtarılmış sayılmaz.”

Demek ki, “Han Şeyhun” bahane… Esad’ın saltanatı sona erecek derken bir bahane gerekiyor. Ve o da kimyasal saldırı olayı oluyor.

*

Oluyor da Seymour Hersh bunun Suriye tarafından yapılmadığını, işin içine CIA’in girdiğini, iddianın yalan olduğunu savunuyor.

Seymour Hersh kim?

Vietnam’da My Lai katliamını, Irak’ta Ebu Gureyp işkencelerini ortaya çıkaran Pulitzer ödüllü ünlü Amerikalı gazeteci, şimdi de Han Şeyhun için “Yalan” diyor.

Ve ABD yönetiminin ne sivil ne de askeri taraflarından itiraz geliyor. Çıt yok.

Çünkü Hersh “Yalan” derken, kaynağının CIA merkezinden üst düzey bir danışman olduğunu özellikle vurguluyor.

*

ABD’nin dayanağı BM’ye bağlı Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü. Kısa adı OPCW… Örgüt, bir rapor hazırlamış bu konuda. ABD bu rapora dayanarak Suriye’yi İsrail’in talepleri doğrultusunda yeniden düzenlemek istiyor.

Rusya’ysa oldukça sert bir çıkışla raporu yerden yere vuruyor: Mantıksal tutarsızlıklar var, çelişkiler var, doğrulanmamış kanıtlar var.

Gerçeği araştırmak yerine Esad’ı vurmak için düzenlenmiş bir silaha benziyor OPCW’nin raporu.

Onun için Ruslar tarafsız bir araştırma talep edecekler. Öyle bir araştırma ki, spekülatif etkiler olmayacak ve mümkün olduğunca nesnel bir çalışma yapılacak.

*

Suriye’nin Han Şeyhun kentinde geçtiğimiz nisan ayında kimyasal bir saldırı düzenlenmiş ve 87 kişi yaşamını yitirmişti. Batı bu saldırının arkasında Şam’ın olduğunu ileri sürmüş, Suriye hükümetiyse söz konusu iddiayı reddetmişti.