Olay Gazetesi Bursa

Netanyahu’nun korkunç planı: Filistin’i bitirmek!

İsrail’de 17 Eylül’de yapılacak genel seçimler yaklaşırken Başbakan Netanyahu Filistin devletini ortadan kaldıracak bombayı patlattı… Batı Şeria’daki Ürdün Vadisi’yle Ölü Deniz’in kuzeyi İsrail topraklarına katılacaktı, yani ilhak edilecekti. Söz konusu Filistin toprakları İsrail’in egemenliğine girince Filistin de, Filistinli de yok olacaktı. Oysa Ürdün Vadisi’ne Filistinlilerin “ekmek teknesi” deniyordu. Vadi, verimli topraklar ve doğal kaynaklarla Filistin’e […]

İsrail’de 17 Eylül’de yapılacak genel seçimler yaklaşırken Başbakan Netanyahu Filistin devletini ortadan kaldıracak bombayı patlattı…

Batı Şeria’daki Ürdün Vadisi’yle Ölü Deniz’in kuzeyi İsrail topraklarına katılacaktı, yani ilhak edilecekti.

Söz konusu Filistin toprakları İsrail’in egemenliğine girince Filistin de, Filistinli de yok olacaktı.

Oysa Ürdün Vadisi’ne Filistinlilerin “ekmek teknesi” deniyordu. Vadi, verimli topraklar ve doğal kaynaklarla Filistin’e yaşam veriyordu.

Filistinli Baş Müzakereci Saeb Erekat, Reuters’a yaptığı açıklamada  Ürdün Vadisi’nin önemini şöyle ifade ediyordu:

“Ürdün Vadisi olmadan Filistin devletinin olması mümkün değil. Benim refahım ancak doğal kaynaklarımı, Lut Gölü’ndeki kıyılarımı, Akdeniz’deki kıyılarımı, suyumu ve toprağımı kontrol edebildiğim ölçüde mümkün olabilir.”

*

Netanyahu’nun attığı bu adıma ABD dışında dünyanın hemen her yerinden, her köşesinden yoğun tepki geldi.

Tepki verenlerin başını BM çekiyordu. Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, “bu tür adımların ciddi bir uluslararası hukuk ihlali olduğunu” belirterek şunları söyledi: “Bu durum hem müzakerelere, hem de bölgesel barışı yeniden canlandırma potansiyeline zarar veriyor. İki devletli çözümün  uygulanabilirliğini ciddi şekilde baltalıyor.”

BM’nin ardından Avrupa Birliği’nin önde gelen 5 üyesi, Fransa, Almanya, İngiltere, İtalya ve İspanya da ortak bir açıklamayla Netanyahu’nun “ilhak” sözünden duyulan endişeyi paylaştı ve İsrail Başbakanı’na tepki gösterdi.

Öte yandan Rusya, İsrail Başbakanı’nın Soçi’de Putin’i ziyaretine karşın “ilhak” durumunda Tel Aviv’le külahların değiştirileceğini duyurdu. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “İsrail’in gerginliği artıran ve bölgede barışın sağlanmasına yönelik umutları baltalayan planlarından endişe ediyoruz” ifadesine yer verildi.

*

İlginçtir, Arap dünyasından ilk tepki veren ülke Suudi Arabistan oldu. Riyad, İsrail’in çıkışını “tehlikeli” olarak değerlendirirken yarın Cidde’de konuyla ilgili bir toplantı yapılacağını duyurdu.

Oysa, bir süredir İran karşıtı ülkeler olarak Suudi Arabistan ve İsrail’in arasından su sızmıyordu.

Ne zaman ki, İsrail’in stratejik bir bölge, bir güvenlik noktası olan Ürdün Vadisi’ne göz diktiği ortaya çıktı Suudi Arabistan rüya gördüğünü anladı.

Riyad, bu kadarla da kalmadı, Netanyahu’nun açıklamalarını sadece bir seçim vaadi olarak değil, karşılık verilmesi gereken tehlikeli bir ifade olarak değerlendirdi.

*

Arap dünyasını asıl korkutansa, Netanyahu’nun seçim vaadinin arkasında ABD’nin olmasıydı. Yapılan yorumlarda Netanyahu’yu cesaretlendirenin Donald Trump olduğuna ilişkin görüşler ağır basıyordu.

Trump, Golan Tepeleri’nde ve Kudüs’te İsrail’in egemenliğini tanıdığına göre Netahyahu’nun Batı Şeria’daki Ürdün Vadisi’ni ilhak etme planına da destek verecekti.

Adı açıklanmayan Amerikalı bir siyasi yetkili Netanyahu’nun “ilhak açıklamasından” Trump yönetiminin önceden “haberdar” olduğunu söylüyordu.

Demek oluyordu ki, Tel Aviv, Ürdün Vadisi operasyonu için Beyaz Saray’ın onayını almıştı.

*

Bakalım dünya bu haydutluğa karşı nasıl yanıt verecek ve nasıl direnecek…