Olay Gazetesi Bursa

Suudi Arabistan’da gerçekte kaybeden ABD oldu

Almanya, Fransa ve İngiltere geç kalmadı mı? ABD ve Suudi Arabistan, Aramco’nun vurulmasından sonra günlerce destek bekledi Avrupa’dan. İki haftaya yakın bir sürenin ardından ne olduysa oldu, Berlin, Paris ve Londra sorumlunun İran olduğunu ilan etti. Önce Almanya Başbakanı Angela Merkel, ardından Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson, peş peşe “İran’ın saldırının […]

Almanya, Fransa ve İngiltere geç kalmadı mı?

ABD ve Suudi Arabistan, Aramco’nun vurulmasından sonra günlerce destek bekledi Avrupa’dan.

İki haftaya yakın bir sürenin ardından ne olduysa oldu, Berlin, Paris ve Londra sorumlunun İran olduğunu ilan etti.

Önce Almanya Başbakanı Angela Merkel, ardından Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson, peş peşe “İran’ın saldırının sorumluluğunu taşıdığı bizim için açıktır. Başka mantıklı bir açıklaması da yoktur” ifadesini kullandı.

*

Bunun üzerine İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, resmi Twitter hesabından tepki göstererek üç ülkenin liderini de “ABD’nin içi boş iddialarını papağan gibi tekrarlamakla” suçladı.

Ancak ilginçtir, Avrupa’nın bu büyük üçlüsünün İran’a karşı bir tavır içine girmeleri Suudi Arabistan’ın petrol ihracat kapasitesinin yarı yarıya düştüğünün anlaşılmasından sonra geldi.

Tabii ki, “derdimiz petroldür” diyemediler.

Ne var ki, ondan daha önemli olarak Suudi Arabistan’ın savunma yetersizliği ABD’yle birlikte Avrupa’yı da ürküttü.

Suudi Arabistan’daki ABD üretimi füze savunma sistemi Yemen’deki Husilerin ilkel füzelerine bile engel olamadı.

Oysa Rusya’nın hava ve füze savunma sistemi Suriye’de tüm sınavlardan başarıyla geçmişti. İnsansız silahlı hava araçlarının yanı sıra güdümlü füzelere karşı da kendini kanıtladı.

Sadece ABD değil elbette, Suudi Arabistan’a silah satıcıları arasında Almanya, İngiltere ve Fransa da bulunuyor. Almanya, Kaşıkçı cinayeti nedeniyle satışları durdurmuştu ama şimdi İran’ı bahane ederek yeniden başlayabilir.

*

Suudi-Husi savaşında tüm silah çeşitleri birbirleriyle yarışıyor adeta…

En gözde silahlar Rus yapımı… Şimdi Suudi Arabistan da Rus savunma sistemlerini satın alma eğilimi içindeymiş. Olacağına bakın…

“NATO Doğu Avrupa’ya doğru genişlediğinde ve Amerika anti-balistik füze anlaşmasını terk ettiğinde Rusya, rakibini kendisine saldırmaktan caydırmak için  karşı önlemler geliştireceğini duyurmuştu. On yıl sonra Rusya bu sözünü yerine getirdi. Rusya, ABD’nin kurduğu balistik füze savunmasını alt edebilecek bir dizi yeni silah geliştirdi. (…) Hipersonik silahlar Sovyet/Rus buluşu. Rusya’nın şimdi sahip olup hizmete sundukları üçüncü nesil. ABD’nin bu tarzda geliştirdiği füzeler Rusya’nınkilerden en az iki nesil geride.” (Yakın Doğu Haber/ Moon of Alabama sitesi)

Silah satışlarının ülkeler arasındaki politik ilişkileri de etkilediği, belirlediği bir gerçek.

Örneğin Türkiye açısından S-400’ün Rusya’yla politik ve ekonomik ilişkilere olumlu katkısı olduğu görülüyor.

*

Anlaşılan stratejik üstünlük de böyle kazanılıyor.