Bu köşede çoğu defa Osmangazi, Nilüfer ve sınırlı da olsa Mudanya ile ilişkili kente kazandırılan kamusal alanlardan bahsetmişken, bu kez dümenimi Yıldırım’a doğru kırıyorum. Gezip gördüklerim ve gelecek projeksiyonlarından oldukça heyecanlandığımı söyleyerek bu projelerden bahsetmeyi boynumun borcu olarak görüyorum.
İlk proje halk arasında Eski Körler Derneği olarak bilinen Osman Fevzi Efendi İpek Fabrikası’nın Alev Alatlı Düşünce ve Sanat Merkezi’ne dönüştürülmesi. Bir dönem Bursa sanayisinin tanığı olan bu yapı, bugün düşüncenin, edebiyatın ve sanatın konuşulduğu bir mekana dönüşmüş durumda.
Üstelik adıyla da bir iddiayı taşıyor: Sadece etkinlik yapılan bir bina değil, düşünen bir şehir hayalinin parçası. Bursa Düşünce Okulu’na ait dersler ve toplantılar bu binada veriliyor.
Kendim de bu derslere girebilen sınırlı sayıdaki öğrencilerden biri olarak kendimi epey şanslı hissediyorum.
Bursa Düşünce Okulu’ndan sizlere daha sonra detaylıca bahsedeceğim.
Şu sıralar, bu ilk projenin devamı niteliğinde, söz konusu binanın tam karşısında bulunan Osman Fevzi Efendi Köşkü ve çevresinin doğayla bütünleşen büyük bir kamusal alana dönüşümü gündemde. Hünkâr Köşkü çevresindeki yaklaşık 50 dönümlük alan, Hünkar Korusu olarak düzenleniyor. İçinde Hüsamettin Tekke Camisi, Müsellim Köşkü, sosyal tesisler ve Fevziye Parkı yer alacak.
Mollaarap Mahallesi’nde yıllar önce yaşanan toprak kaymasının ardından yapılan kamulaştırmaların bu şekilde kamusal faydaya dönüşmesi oldukça önemli. Projenin tamamlanmasının ardından Hünkar Köşkü’nde manzaraya karşı çay içtikten sonra, bayır aşağı sallanıp Hünkar Korusu boyunca keyif içinde yürüyüp Alev Alatlı’ya ulaşmak mümkün olacak. Projenin büyüklüğünü daha iyi gösterebilmek için drone ile çekilmiş bazı görselleri eklemek istiyorum.
Bir diğer proje ise Setbaşı’nda uzun zamandır metruk halde bulunan ve yakın zamana kadar tütün deposu olarak kullanılan Ermeni Kilisesi’nin restore edilip Setbaşı Kültür Merkezi olarak bölgeye kazandırılması.
Restorasyonu başlayan projeye ait görselleri buraya bırakıyorum.
Hatta dayanamayıp restorasyonun bitmiş halini yapay zekaya yaptırdım bile! (Evet, keşke yapay zekanın yaptığı gibi etrafında hiç başka bir yapı olmasa)
Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın ifadesiyle bu yalnızca bir restorasyon değil; Setbaşı-Yeşil-Emirsultan Tarihi Yaya Aksı’nı canlandırmayı hedefleyen daha büyük bir vizyonun parçası.
Gençlerin sanat üreteceği, sergilerin ve atölyelerin düzenleneceği, mahallelinin gündelik hayatına karışan yaşayan bir kültür vadisi.
Bursa’nın ihtiyacı da tam olarak bu bana kalırsa.
Müzeye kapatılmış, camekan arkasına alınmış bir tarih değil, yaşayan, kullanılan, içinde hayat olan mekanlar.
Özellikle bu projeleri Yıldırım’da görmek oldukça sevindirici!
Osman Fevzi Efendi Köşkü, Hünkar Korusu ve Setbaşı’ndaki Ermeni Kilisesi…
Üçü de Bursa’nın farklı dönemlerine, farklı hikayelerine açılan kapılar.
En kısa sürede bitirilip Yıldırım’a ve tüm Bursa’ya hayırlı olması temennisiyle…