Olay Gazetesi Bursa

Ekonomik tahkimat da güçlendirilmeli

Türkiye tam olarak yapması gerekeni yapıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri terör yapılanmalarına sınır ötesinde de olsa müdahale etme hakkına ve gücüne sahiptir. Nitekim uluslararası hukuk çerçevesinde icra edilen Barış Pınarı Harekatı tam bir başarıya sahne olmakta! Ancak klasikleşmiş kara propaganda mekanizmaları Türkiye’nin bölgeye barış getirme çabalarını karalama gayretinde. Türkiye’yi haklı davasında durdurmak için de başta ABD ve Arap ülkeleri olmak […]

Türkiye tam olarak yapması gerekeni yapıyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri terör yapılanmalarına sınır ötesinde de olsa müdahale etme hakkına ve gücüne sahiptir.

Nitekim uluslararası hukuk çerçevesinde icra edilen Barış Pınarı Harekatı tam bir başarıya sahne olmakta!

Ancak klasikleşmiş kara propaganda mekanizmaları Türkiye’nin bölgeye barış getirme çabalarını karalama gayretinde.

Türkiye’yi haklı davasında durdurmak için de başta ABD ve Arap ülkeleri olmak üzere adeta bir kuyruk oluşmuş durumda.

Yani sahadaki zaferi daha da ileriye taşımak için diplomatik arenada da başarı kazanmak zorundayız.

Takii tehditlere boyun eğmeden!

Özellikle de Amerika’dan yükselen terbiyesiz sözlere kulak asmadan kılı kırk yararak ince bir politikayla maksimum kazancı yakalamak durumundayız.

Tek yürek olan Türkiye bu süreci de başarıyla yürütecektir.

Askerlerimizin canı pahasına verdiği bu mücadele sürecinde para pul konuşulmaz elbette ki.

Ancak, Türkiye’yi sıkıştırma çabalarının ekonomik tehditlerle öne çıkması şüphesiz ki bu alandaki mücadeleye de odaklanmamız gerektiğini gösteriyor!

Zaten günümüzdeki mücadelelere baktığımızda büyük güçlerin doğrudan savaşmak yerine ya taşeron kullandıklarını ya da ekonomi üzerinden saldırdıklarını görüyoruz.

Bu yöntemi en fazla kullanansa küresel anlamda rezerv para olan doların sahibi konumundaki Amerika.

Nitekim daha geçen yıl rahip Brunson’la özdeşleşen Amerika kaynaklı çok net bir atakla yüzleşmişti Türkiye!

Ve şimdi terör gruplarına hamilik yapanlar, ABD yönetimini benzer bir yola itme gayretinde.

 Başkan Donald Trump’ın iç politikadaki sıkışıklığın da etkisiyle verdiği yanar döner mesajlar iki ülke ilişkilerinin ekonomik seyrini de belirlemeye aday.

Çünkü bir yanda Kongre kanadında yaptırım listeleri hazırlanırken diğer yanda kur üzerinden saldırı tehdidinde bulunan bir Trump var!

Peki ABD’nin jeopolitik gerçeklik çerçevesinde yapabileceği ekonomik saldırıları ne olabilir?

Aslında olasılıklara en hızlı kafa yoranlar piyasa oyuncuları olduğundan verilen ilk tepki küçük de olsa ekonomik bir atak yaşamamıza yol açtı.

Dolar lira karşısında 18 kuruş prim yaparken BİST 100 Endeksi yüzde 7 kayıp yaşadı!

 

Yatırım tehditleri

 

Bu negatif fiyatlamanın temel nedeni Trump’ın “ekonominizi mahvederim” mealindeki sözlerini sıkça tekrar etmesiydi.

Ancak bu kadar keskin ifadelere karşı fiyatlamanın nispeten zayıf kaldığını söylemek mümkün.

Bu nispeten yumuşak tepkinin ana sebebiyse Donald Trump’ın Türkiye lehine ifadelerle  denge kurma çabası göstermesiydi!

Doğal olarak bir belirsizlik fiyatlaması da negatif ayrışmanın içinde yer alıyor.

Çünkü iç siyasi baskılar Trump’ın elini zayıflatmakta.

Öyle ki hem muhalefet hem de iktidarı temsil eden senatörler birlikte çalışıp Türkiye aleyhine ağır yaptırımlar içeren ortak tasarı hazırladı bile!

Tasarıda askeri, siyasi ve ekonomik yaptırımlar bir tehdit unsuru olarak uzun bir liste halinde dayatılmış.

Bu olasılık belli oranda önceden satın alındığı için etkisi de şimdilik zayıf oldu.

Piyasaların asıl takip ettiği konu yasalaşma sürecinin nasıl sonuçlanacağı!

Ve Başkan Trump’ın uygulama konusunda sahip olduğu hakları ne oranda kullanacağı.

Bu belirsizlikler aşılana kadar piyasalarımız net bir yön bulması zor.

Dolayısıyla oynaklığa karşı tedbirli olmakta fayda var.

Türkiye’nin de ekonomik tahkimatını daha güçlü kılması zaruri bir gerçeklik olarak ortada.