Olay Gazetesi Bursa

Konutta kredi kıskacı

Ev sahibi olmanın önemini “dünyada mekan ahirette iman” atasözümüz güzel anlatıyor. Öbür dünyanın mekan garantisini sağlam bir iman verirken… Bu dünyada sığınılacak bir mekanın sahibi olmak bolca paradan geçiyor. Maliyetlerin hızla arttığı fiyatların da bu tempoya eşlik etmeye çalıştığı bugünlerde konuta harcanan para hayli yüksek seviyelere çıkmış durumda! Ciddi bir tasarruf veya yüklü bir kredi […]

Ev sahibi olmanın önemini “dünyada mekan ahirette iman” atasözümüz güzel anlatıyor.

Öbür dünyanın mekan garantisini sağlam bir iman verirken…

Bu dünyada sığınılacak bir mekanın sahibi olmak bolca paradan geçiyor.

Maliyetlerin hızla arttığı fiyatların da bu tempoya eşlik etmeye çalıştığı bugünlerde konuta harcanan para hayli yüksek seviyelere çıkmış durumda!

Ciddi bir tasarruf veya yüklü bir kredi ihtiyacı çarpıcı biçimde kendini gösteriyor.

Neticede bankaların doğrudan sunduğu krediler bir fırsat oluşturuyor.

Ama bu kredilerin de bir maliyeti var vatandaşa.

Hem de yüklü bir maliyetten bahsediyoruz!

Öyle ki bugün bankadan aldığınız 100 bin liralık 10 yıl vadeli bir konut kredisini 200 bin lira olarak geriye ödemek zorundasınız.

Vadeye ve borç miktarına göre elbette maliyet değişmekte.

Ama faizlerin dönemsel değişkenliği de risk yada fırsat olarak karşımıza çıkmakta!

Son yıllarda ise ne yazık ki faiz yükünün dezavantaj olarak tüketicinin sırtığına bindiğini görüyoruz.

Yani giderek yükselen bir faiz baskısı mevcut. Ve sadece faiz değil geri ödenen.

Değişik masraflar da bir biçimde kredi maliyetinizin içinde yer almakta.

Kısacası çeşitlenen konut piyasasında sağlıklı ve doğru bir konut seçimi yapmak kadar…

Uygun fiyatı ve ucuz finansmanı bulabilmek de bir o kadar önemli!

Çünkü son aylarda küresel koşulların da dayatmasıyla Türkiye’de yükselen faiz oranları konut kredilerini de yansımış durumda.

Kaynak sıkıntısı çeken bankaların mevduat faizlerinde artan baskıyı tüketiciye yansıtmaları da konut sektörünü etkileyen unsurlar arasına girdi.

Ve neticede kamu bankalarında dahi 10 yıl vadede aylık yüzde 0,92’ye kadar inen faizler yüzde 1,15’e yeniden tırmanıverdi.

Özel bankalarda ise aylık yüzde 1,20 – 1,30 badına çıkan bir maliyetle karşılaşıyoruz artık.

 

Faizin daraltıcı baskısı

 

Hal böyle olunca da ipotekli kredi ile yapılan satışların düşüşe geçtiğine şahit olmaktayız!

Örneğin Aralık 2017’de önceki yılın aynı dönemine göre ipotekli konut satışında yüzde 30 düşüş kaydedildi!

Bu trend ise toplam konut pazarında daraltıcı bir etki yapmakta.

Çünkü özellikle yüzde 1’lik aylık çıplak faiz oranı aşıldığında sadece maliyet artmakla kalmıyor vatandaşın umudu da ters orantılı olarak azalıyor.

Sonuçta bir yandan vatandaşın alım kararları olumsuz etkilenmekte diğer yandan da bankacılık sektörünün kredi performansı daralmakta!

Faizlerin daha makul olduğı ilk yarıdaki performansla 2017’de bireysel konut kredi stoku Türkiye genelinde 193 milyar TL’ye çıktı.

Ancak azalan bir ivme var.

Bursa’daki kredi kullanımı ise 7 milyar TL olarak gerçekleşti geçen yıl.

 

Bursa’daki finansman fırsatları

 

Yani bu tablo itibarıyla bir yandan uygun fiyatlı ve gönlünüze göre bir konut ararken diğer yandan da uygun krediyi arayacaksınız.

Ya da farklı borçlanma metodlarıyla mesela proje sahiplerinin sağladığı finansmanla daha uygun bir çözüm üretmeye çalışacaksınız.

Bu anlamda Bursalı sektör temsilcileri örneklik teşkil etmekte.

Konut piyasasındaki finansal gelişmeleri sorduğum Taşyakan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Taşyakan

Sektörün kendi finansmanını yaratma yoluyla piyasayı canlı tutmaya çalıştığını vurgulayarak fırsatlara dikkat çekti.

“Sektördeki güçlü kuruluşlar uygun seçenekleri finansal anlamda vatandaşa sunmakta.

Bu nedenle vatandaş faizlerde düşüş beklemek yerine uygun firma seçimiyle kazançlı çıkabilir.”.