Olay Gazetesi Bursa

Ons altın nereye gidiyor?

Altının kafası son günlerde hayli karışık. Hızlı bir yükselişin ardından kararsız bir sürece şahit olduk. Dalgalı seyir izleyen altın fiyatları yön tayini yapmakta zorlanıyor. Haliyle yatırımcı da “altın nereye gider” sorusuna takılmış durumda! Çünkü giderek artan bir oynaklık var altın piyasasında. Örneğin geçen çarşamba bin 566 dolarla son 6 yılın zirvesini gören ons fiyat ertesi gün yüzde 2’lik bir […]

Altının kafası son günlerde hayli karışık.

Hızlı bir yükselişin ardından kararsız bir sürece şahit olduk.

Dalgalı seyir izleyen altın fiyatları yön tayini yapmakta zorlanıyor.

Haliyle yatırımcı da “altın nereye gider” sorusuna takılmış durumda!

Çünkü giderek artan bir oynaklık var altın piyasasında.

Örneğin geçen çarşamba bin 566 dolarla son 6 yılın zirvesini gören ons fiyat ertesi gün yüzde 2’lik bir kayıp yaşadı.

Bu haftaya ise bin 511 dolar seviyesinden başlayarak hafif bir yükseliş kaydetti.

Sonrasındaysa bin 500 dolara doğru tekrar inişe geçti.

Peki bundan sonra ons altın nasıl bir yol izler?

Öncelikle mayıstan bu yana yaşanan çıkışın nedenlerine bakalım.

Ons fiyat mayıstaki dipten geçen hafta kaydedilen zirveye kadar yaklaşık dört ayda yüzde 22 prim yaptı.

Bu hızlı koşunun sürdürülebilirliği bir yanda güvenli liman ihtiyacına diğer yanda da doların ve faizin düşük seviyelerde kalmasına bağlı!

Altın son aylarda özellikle ABD-Çin ticaret savaşının yarattığı küresel resesyon korkusuyla beslendi.

Ve son günlerde de Brexit korkusuyla nemalanıyor.

Küresel çaptaki düşük faiz ortamına geçiş süreci ve tahvil getirilerinin düşmesi yanında hisse piyasasındaki karmaşa altını alternatif yatırım aracı olarak destekleyen unsurlar arasında yer aldı.

Bu atmosferin doları zayıflattı anlarda da ons fiyatın iyiden iyiye palazlandığına şahit olduk.

Böylece ons altın 2013’ten bu yana görmediğimiz zirveleri test etti.

Hızlı yükselişe mola verdiren temel argümansa ABD ile Çin arasında kesilen ticaret görüşmelerinin ekimde yeniden başlayacağına dönük haberlerin gelmesiydi.

Dolayısıyla ekime kadar bu cephede sürpriz bir gelişme yaşanmazsa altının dar bantta hareket etmesini bekleyebiliriz!

Kısacası bir bekle gör dönemine girdik.

Tabii ki özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın tweetlerinin ne tür sürprizler taşıyabileceği  gibi bir belirsizliğimiz de var.

 

Gözler Fed’e çevrildi

 

Altın için bir diğer bekleme alanı ise Amerikan faizleri cephesinde mevcut!

Amerikan Merkez Bankası’nın 18 Eylül’deki faiz kararına kadar bir ‘bekle gör süreci’ daha işlemiş olacak.

Ağustostaki son toplantısında faiz oranlarını 25 baz puan indiren Fed’in gelecek hafta benzer bir hamle yapmasına kesin gözle bakılıyor.

Dolayısıyla altın cephesinde faiz ve dolar açısından Fed’in kararı belli ölçüde fiyatlanmış durumda.

Eğer bir sürpriz olur da farklı bir karar çıkarsa altın piyasası da yeniden hareketlenir.

 İndirim olmazsa altın düşüşe geçer.

Tam tersi 25 baz puan yerine 50 baz puanlık bir indirim olursa da bu kez ons fiyatın uçtuğunu görürüz.

Bir de Fed Başkanı Jerome Powell’in geleceğe dönük yapacağı açıklamalar da büyük önem taşımakta.

Yani Fed’i beklemek şart!

 

Kritik seviyeler

 

Bu arada küresel ekonomiye dair veriler de altın fiyatlamasında pay sahibi.

 Kötümser haber ve veri akışı onsu tırmandırır.

Dün de görüldüğü üzere iyimser gelişmelerse altının tadını kaçırır.

Bu altmosferdeki teknik beklentilerde bin 500 dolarlık destek seviyesinin altınaki kapanışlar onsu bin 479 dolara iter!

Düşüş trendinin güçlenmesi halinde bin 400 seviyesine doğru hamle gelebilir.

Çıkış trendindeki ilk önemli dirençse bin 558 dolarda bulunuyor.

Sonrasınaysa önce bin 586 dolar ardından da bin 600 dolarlık sınırlar test edilir.