Olay Gazetesi Bursa

Akışı düğümleyen yan yollar kapatılabilir mi?

Şehrin merkezindeki İzmir-Ankara Yolu, kentiçi ulaşımın yükünü çeken bir ana aks olduğu malum. Buranın kimi noktaları, özellikle mesai saatlerinin başlangıç ve bitişinde, sabah ve akşamları adeta düğümleniyor. Trafiğin Merinos’tan itibaren adım adım ilerlediği etabın Sıcaksu, Sırameşeler, Acemler ve Mudanya Yolu ayrımlarına kadar  sürücüler için adeta çileye dönüştüğünü görüyoruz. Bu durumu önceki gün konuştuğumuz Karayolları’nın eski […]

Şehrin merkezindeki İzmir-Ankara Yolu, kentiçi ulaşımın yükünü çeken bir ana aks olduğu malum. Buranın kimi noktaları, özellikle mesai saatlerinin başlangıç ve bitişinde, sabah ve akşamları adeta düğümleniyor. Trafiğin Merinos’tan itibaren adım adım ilerlediği etabın Sıcaksu, Sırameşeler, Acemler ve Mudanya Yolu ayrımlarına kadar  sürücüler için adeta çileye dönüştüğünü görüyoruz.

Bu durumu önceki gün konuştuğumuz Karayolları’nın eski etüt proje müdürlerinden Ramazan Apak ile konuştuk. Apak, mahalle aralarından ana güzergaha çıkan yan yolların, tretuvar ve kaldırımlarla kapatılarak, trafik akışınının hızlı hale getirilebileceğini önerdi.

Büyükşehir Belediyesi’nin ve Ulaşım Koordinasyon Merkezi Kurulu, UKOME’nin konuyu gündemine alması gerektiğini kaydeden Apak, benzer şekilde, bu yoldaki trafik seyrini yavaşlatan mahalle arası bağlantılarının tümünün kapatılarak, güzergaha çıkışların kavşaklara yönlendirilmesini gerektiğini vurguladı.

Şehir merkezinde pik saatlerde bazen bir noktadan diğerine ulaşmanın 45 dakikayı geçtiğini hatırlatan Apak, küçük müdahalelerle şehrin ortasından geçen bu ana akstaki trafik akışının daha da hızlı hale getirilebileceğini, bu sayede de zaman ve yakıt tasarrufu sağlanacağını anlattı.

İstanbul’daki 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ndeki araç geçişinden bile daha fazla trafik yükü bulunan Acemler Kavşağı’nın artık doygunluğa ulaştığını kaydeden Apak, buranın alternatif güzergahlarla geçiş yoğunluğunun azaltılmasının şart olduğunu vurguladı.

Yıllarını ulaşım projeleri arasında geçirmiş ve uygulamaları denetlemiş bir haritacı olarak Apak’ın önerilerini dikkate almakta fayda var. Zira, hemşehrilerimiz kentiçindeki ulaşıma büyük zaman ve maddi kaynak ayırıyorlar.

Apak’ın emekli bir uzman gözüyle öneriler böyle. Bunları uygulayıp uygulamamak Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım bürokratlarına kalmış.

 

Çarşıbaşı Meydanı dizi platosuna döndü

Tarihi Hanlar Bölgesi’nde 30’dan fazla iş merkezi ve apartmanın kamulaştırılıp yıkılarak açıldığı Çarşıbaşı Meydanı artık dizilere platoluk yapıyor. Önceki gün televizyon kanallarında rast geldik.

Şehrimizi de senaryosuna konu alan Kızılcık Şerbeti dizisinin bazı bölümlerinin Bursa’da çekildiği, bunun için Ulucami, Tarihi Çarşılar ve hanların yanı sıra Çarşıbaşı Meydanı’nın da kullanıldığını fark ettik.

Tarihin yeniden günyüzüne çıkarıldığı bölgenin artık filmlere ve dizilere sahne olması sevindirici. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın kamulaştırma desteği sağladığı, Cumhurbaşkanlığı’nca acil kamulaştırma kararı çıkarılan bölgenin açılması, Büyükşehir Belediyesi’nin önceki dönem yönetiminin Bursa’ya armağan ettiği bir çalışmaydı.

Her gün on binlerce insanın gelip geçtiği ve turistlerin de soluklandığı Çarşıbaşı Meydanı Projesi, Bursa’nın salaş, çirkin yapılar arkasında saklı kalmış hanlarını, selatin camilerini, tarihini ortaya çıkarılmasını sağlamıştı.

Bu bölgede çekilen yeni diziler sayesinde Bursa’nın tarihini tüm Türkiye, hatta yurtdışındaki yabancı izleyiciler de görmüş oluyor.

 

Çöp bertaraf krizinde çevreci okur yaklaşımı

Zaman zaman sütunlarımızdan Hamitler’deki Yenikent Katı Atık Deponi Alanı’nda yaşanan krizi konu alıyoruz. Düzenli gömü yapılamayan tesiste vahşi depolamaya dönülmüş olması üzücü. Sorunun gelecekte kenti komple tehdit edeceğine ilişkin kaleme aldığımız makalelerimize okurlar da duyarlılık göstermiş.

Takipçilerimizden Bekir Güven, elektronik postamıza gönderdiği iletiyle, Hamitler’de yaşanan bu durumun, gelecekte şehrin komple sağlığını tehdit eder boyuta ulaşacağına dikkat çekmiş.

Güven, iletisinde şu satırlara yer vermiş;

“Kentimiz için şu an halk sağlığını tehdit eden bu konudan daha önemli bir sorunumuz yok. Nilüfer çayının kokusu sınırlı bir bölgeyi rahatsız ettiği için yıllardır şehri yönetenler bu konuda irade göstermedi. Çöplük sorunu bu konudan daha kötü halde. Senelerce Sıcaksu’daki Tabakhaneler bölgesi ve Demirtaş çöplüğünün kokusuna katlanan Bursa halkı, 30 yıldır Hamitler çöplüğüne maruz kalıyor.”

Okurumuz, diğer şehirlerdeki örnek bertaraf uygulamalarının Bursa için göz önünde bulundurulmasını da talep ederek sözlerini şu satırlarla tamamlamış;

“Artık sınırlı bir bölgeyi ilgilendirmekten çıkıp, şehrimizin komple sağlığını tehdit eden ve hepimizin ayıbı haline gelen bu konuyu belediyenin gündeminden çıkarması gerekiyor.”

Biz de, Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı’nın soruna kalıcı bir çözüm bulacağına inanıyoruz.