Yıllardır yerel yönetimleri izliyoruz. Bireysel istekleri karşılanmayan kimi kent sakinlerinin siyasileri değişik yöntemlerle protesto ettiklerini de biliriz. Fakat, şiddeti asla kabul edemeyiz. Demokrasilerde tepkinin de, eleştirinin de protestonun da şiddetten arınmış olması şart. Hangi gerekçeyle olursa olsun, şiddeti reddediyoruz.
Biz bu kentte eski Büyükşehir belediye başkanlarımızdan Erdoğan Bilenser’e silah sıkılmasını, Recep Altepe’ye yumruklu saldırı girişimlerini de hatırlıyoruz. Yine, bu kente hizmet etmiş başkanlarımızdan merhum Hikmet Şahin’in görevi sürerken, kentsel dönüşüm konut teslim töreni sırasında, Emirsultan’daki hak sahiplerinin tencere tava sesleriyle protesto edişlerini, görev süresinin ardından da işyerinde silahlı saldırıyla yaşamını yitirdiğini unutmadık.
Aynı şekilde yine, Yıldırım’da evleri yol için kamulaştırılan vatandaşların eski başkanlardan Alinur Aktaş’a açılış töreni sırasında tepki gösterdiklerini de hatırlıyoruz.
Önceki gün, Yıldırım ilçemizde Değirmenönü Mahallesi’ndeki halk buluşmasında Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e dönük saldırı girişimini de meslektaşlarımızın görüntülerinden izledik.
Dehşet verici bir ruh haliyle, kürsüde konuşma yapan Başkan Bozbey’e gazetecilerin, kameramanların üstünden adeta uçarak atlamaya çalışan saldırganın CHP’li eski bir Yıldırım Belediye Meclis üyesi olması daha düşündürücü. Kendi partisinin belediye başkanına fiili saldırı girişiminde bulunan şahsın halen CHP ile ilişkisi olup olmadığını da merak ediyoruz.
Üstelik, bu şahsın daha evvel de kriminal kaydı olduğu açıklandı.
Saldırının, kente hizmetle görevlendirilmiş ve halk tarafından iş başına getirilmiş, aynı zamanda bir kamu görevlisi olan belediye başkanına dönük yapılmasını asla doğru bulmuyoruz.
Saldırının halk buluşmasında yer alan bürokratlar üzerinde de şok etkisine neden olduğunu fark ettik.
Allah korusun, saldırıda silah, kesici alet vb. gibi yaralayıcı unsurların bulunmayışı büyük teselli.
Zira, halk buluşmasında herkesin üstünü arama şansınız yok. Yine de başkan korumaların bu gibi toplantılarda, etkinliklerde çok dikkatli davranmaları gerekiyor.
Saldırıya tüm kent tepki verdi
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e dönük saldırıya kentimizden, siyasi partilerden, il başkanlarından, belediye başkanlarından, milletvekillerinden ve tüm kesimlerden tepki verilmesi, kınanması da insani ve olması gereken bir davranış.
Nitekim, Türk Parlamenterler Birliği Bursa Şubesi de dün saldırıyı kınayan bir bildiri yayınladı.
Değirmenönü’ne gelen Büyükşehir Belediye Başkanı’na karşı bireysel saldırı nedeniyle mahcubiyet hisseden mahalle muhtarını ise Başkan Bozbey teselli etmiş. Bunu, Bozbey gibi biz de bütün bir semte mâl edilemeyeceğini düşünenlerdeniz.
Türk’ün töresinde misafirin canı, malı, namusu konuk edenin sorumluluğundadır. Kaldı ki, Başkan Bozbey orada konuk değildir. Bu kentin seçilmiş yöneticisi ve sahibidir. Bu kentin her köşesine hizmetle görevlendirilmiş bir siyasidir ve şehrin sahibi olan belediyenin de en tepesindeki isimdir.
Kendisine geçmiş olsun diyoruz.
Kentimizi yönetenlerin, bir daha bu tür bir saldırı girişimiyle karşı karşıya kalmamalarını temenni ediyoruz.
Yeni su faturaları aboneyi üzmeye başladı
Tek geliri su ve atıksu bedellerinden toplanan para olan BUSKİ Genel Müdürlüğü’nün yeni yıl öncesi, uzunca süredir yapılamayan tarife fiyat artış kararı alacağını/aldığını sıkça yazıp çizdik.
Su faturalarının alınan son fiyat geçişiyle yeni yıldan itibaren aboneleri üzeceğini de sık sık vurguladık.
Nitekim öyle de oldu.
Kullanılan altyapı dış kredilerinin geri ödemesi nedeniyle mali buhranda olan BUSKİ Genel Müdürlüğü’nün, yeni yılın ilk günlerinde abonelere göndermeye başladığı faturalara tepkiler gelmeye başladı.
Böyle olacağını tahmin ediyorduk.
Her ne kadar yüzde 30’luk artış yapıldığı bilinse de, kademe düşürülmesi, atıksu bedellerinin yüksek oranda artırılması, ticarethane tarifesindeki yüksek rakamlar, ilçe belediyelerinin katı atık bedellerini yükseltmesi, KDV, vergi vb. gibi kalemler de eklendiğinde faturalar ikiye katlanmaya başlandı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey göreve gelir gelmez seçim beyannamesinde olduğu gibi, sözünü tutarak yüzde 25’lik indirimle işe başladı. O indirim BUSKİ’de bütün mali dengeleri bozdu, bütçe şaştı.
Üstüne, dış kredi geri ödemeleri de bindiğinde kurum, Büyükşehir Belediyesi bütçe takviyesi ile ayakta tutulur hale geldi.
Siyasiler için zam kararı alabilmek kolay değildir. Bunu seçmene anlatmak zordur.
Üstelik, şimdi şikâyet edilen artışa, zımmen kimi üyelerinin oturuma katılmayışıyla AK Parti Grubu da destek vermiş oldu.
İşin bir başka boyutu daha var.
Açıkçası, BUSKİ’in bu zamları yapmaktan başka çaresi de görünmüyordu.
Ya batacak, konkordato ilan edecek ya da günü kurtarmak için zamma yönelecekti.
Batmayalım derken sanki, kantarın topuzu biraz fazla mı kaçtı dersiniz?