Olay Gazetesi Bursa

Bugün 28 Şubat

Üzerinden 20 yıl geçti ama o günleri yaşayanların acısı dinmedi. Milli iradeyi gasp eden egemen güçlerin o tarihlerde ‘Bin yıl sürecek’ dedikleri 28 Şubat’ın halk tarafından defteri dürüleli çok oldu. Fakat, geride on binler mağdur kaldı. Bugün bile çoğunun mağduriyeti giderilebilmiş değil. O vakit, insanlar ayrıştırıldı, ötekileştirildi, ülkedeki inançlı mütedeyyin kesimler potansiyel rejim düşmanı olarak yaftalandı. Anayasa’nın eşit yurttaş ve […]

Üzerinden 20 yıl geçti ama o günleri yaşayanların acısı dinmedi.

Milli iradeyi gasp eden egemen güçlerin o tarihlerde ‘Bin yıl sürecek’ dedikleri 28 Şubat’ın halk tarafından defteri dürüleli çok oldu.

Fakat, geride on binler mağdur kaldı. Bugün bile çoğunun mağduriyeti giderilebilmiş değil.

O vakit, insanlar ayrıştırıldı, ötekileştirildi, ülkedeki inançlı mütedeyyin kesimler potansiyel rejim düşmanı olarak yaftalandı.

Anayasa’nın eşit yurttaş ve herkese eğitim hakkı ilkesi ihlal edilerek, binlerce genç kızın üniversitelerde okuma hayalleri suya düşürüldü.

Kur’an eğitimi verilen imam-hatip liselerinde, ilahiyat fakültelerinde başörtüsü yasaklandı. Üniversitelerde ikna odaları icat edilip kızların başörtüleri açılmaya zorlandı. 

Sermaye ‘yeşil’ olarak sınıflandırıldı, milli şirketler batırıldı.

Devletin koca koca valilileri, milli eğitim müdürleri, generalleri gestapo şefleri gibi imam-hatip okullarının üstüne çullandı.

8 yıllık kesintisiz eğitim tezgahıyla, asıl hedefleri olan İHL’lerin orta bölümleri kapatıldı, meslek liselerine ve sanayicinin ara eleman talebine büyük bir darbe vuruldu.

Başörtülü yaşlı hastalar, inançlı kesime savaş açmış sözde rejim bekçisi rektör ve öğretim üyeleri tarafından, sanki babalarının malıymış gibi devletin üniversite hastanelerine sokulmadı.

İyi algı yönetildi.

Kudüs tiyatrosu bahane edilerek tanklar Başkent caddelerine salındı.

Partiler kapatıldı.

Düzmece tarikatlar türetildi, kiralık kukla şeyhler ve sözde kadın müritlerinin yatakta basılmış görüntüleri televizyonlara servis edildi.

Brifinglerle topluma,‘irtica geliyor’ korkusu salındı. Generallerin organize ettiği mitinglerle toplum bıçak gibi ikiye ayrıldı.  

En acısı, milletin hür oylarıyla seçilmiş başörtülü bir milletvekiline, bizzat dönemin başbakanının azmettirmesiyle TBMM’de yemin ettirilmedi.

Ağzı bozuk, terbiyesiz bir general merhum Başbakan Necmettin Erbakan’a kameralar önünde küfürler etti, askeri yargı bir şey yapamadı.

Halk oylarıyla işbaşına getirilmiş merhum Erbakan, dönemin egemenlerinin baskısıyla istifaya zorlandı.

Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz.

Bunları, 28 Şubat’ı bilmeyen gençler için hatırlatma ihtiyacı duyduk.

Bugün yapabilirler mi?

Biraz sıkar.

Çünkü; halk ve onun desteğini almış güçlü siyasi iktidar buna izin vermez.

Başlıkta da belirttiğimiz gibi, bugün Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak kazınan 28 Şubat’ın yıldönümü.

28 Şubat’ın Bursa’daki yansımalarına ilişkin dün kısa adı BİHMED olan, Bursa İmam Hatip Okulları  Mezunları ve Mensupları Derneği’nden bir basın toplantısı vardı.

Sabah o toplantıyı izledik.

BİHMED Başkanı Kadir Oruç, yanına derneğin eski başkanları Ömer Özen, Kamil Bayramiç, Mehmet Sevindik, İbrahim Güney’i ve camianın öne gelen isimleri Mutlu Keskin ile Davut Gürkan’ı alarak habercilerin karşısına geçti.

Sonrasında, yine camiadan bir isim olan Ali Haydar Yıldırım’ın hazırladığı ‘Bursa’daki 28 Şubat Belgeseli’nin kısa bir özeti izletildi.

Başkan Oruç, es kaza olur ya, bir daha darbeye kalkışabilecek güç odaklarına karşı halkı, sürekli uyanık ve dayanışma içinde bulunmaya çağırdı.

Batı Çalışma Grubu’nun fişlemelerine ve o tarihte bizzat Bursa’ya gelen Genelkurmay 2. Başkanı’nın baskı sürecini bizzat vali ile birlikte yürütmesini değindi. Bu sayede Türkiye’de kapatılan ilk okulun Yeşil Kız İHL olduğunu hatırlattı.

Oruç, “28 Şubat darbesine zemin hazırlayan, tasarlanması ve uygulanmasına katkı sağlayan tüm şahıs ve kuruluşlar yargılanmalı” diyerek de istekte bulundu.

Peki sonrasında ne oldu?

Etki tepkiyi doğurdu. Bugün sadece Bursa’da 185 imam hatip okulu faaliyette.

Öğrenci sayısı ise 50 bini buldu.

Ateizm batağına saplanmış hasta ruhluların ikide bir temcit pilavı gibi, ‘bilimsel eğitim verilmiyor’ diye itibarsızlaştırmaya çalıştığı bu okullara kimse çocuğunu dipçik zoruyla kayıt ettirmiyor.

İHL’ler bu ülkede bilim yapacakların, icat çıkaracakların, uzaya gideceklerin önünde engel değildir. 

Onların yapılabileceği çokça başka eğitim kurumlarımız da var.

Kaldı ki, ‘İHL’lerden bilim adamı çıkmıyor’ söylemleri de aldatmacadır.