Olay Gazetesi Bursa

Güney Çevre Yolu 1988’de tartışılmış

Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi’nin, kentin güneyinden tünel ve viyadüklerle geçmeyi önerdiği 26 kilometre uzunluğunda güney çevre yolu projesi şehirde tartışılmaya devam ediyor. Projeyi olumlu bulan ve destek veren Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, önceki gün ulaşım projelerini açıkladığı aylık basın toplantısında, güney çevre yolunu kentin kaynaklarıyla yapmanın mümkün olmadığına dikkat çekip, bunun […]

Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi’nin, kentin güneyinden tünel ve viyadüklerle geçmeyi önerdiği 26 kilometre uzunluğunda güney çevre yolu projesi şehirde tartışılmaya devam ediyor.

Projeyi olumlu bulan ve destek veren Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, önceki gün ulaşım projelerini açıkladığı aylık basın toplantısında, güney çevre yolunu kentin kaynaklarıyla yapmanın mümkün olmadığına dikkat çekip, bunun bakanlık gücüyle inşaası için harekete geçtiklerini duyurmuştu.

Dün ziyaretimize gelen Karayolları’ndan emekli yol etüt proje şube müdürlerinden Harita Mühendisi Ramazan Apak da tartışmaya yeni bir boyut kattı.

MHP’li Enver Yılmaz kısa süre önce, partisinin ‘Yeşil Metropol 2023 Planı’nda yer verdikleri o projeyi, isim vermeden birilerinin ‘çaldığını’ iddia etmişti. Biz de o sözleri sütunlarımıza taşımıştık.

O söyleme emekli Karayolcu Apak’tan sitem ve itiraz geldi.

Apak, “Çok alındım. Odamızın talebiyle eski bir Karayolcu ve projeci olarak arkadaşlarımla birlikte 3,5 ay üzerinde çalıştım. Bana geldiklerinde tek bir şartım vardı. Uludağ’ın yanağına iz atmamak kaydıyla çalışırım dedim, tünel ve viyadükler önerdim. Kabul ettiler, başladık çalışmaya. Biz kimsenin projesini çalmadık. O proje 1988’de İstanbul-İzmir Otoyolu planlanırken Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü’nün de gündemindeydi. Ancak öncelikli olarak değerlendirilmedi” dedi.

Güney çevre yolunda, tünel ve viyadüklerin yanı sıra, kendisinin de projelendirilmesinde bulunduğu 13 kilometrelik Zigana Tüneli’nde olduğu gibi, farklı seviyeli kavşakların yer aldığına dikkat çeken Apak, Dobruca’dan tünele giren güney çevre yolunda farklı noktalardan kavşak bağlantıları öngörüldüğünü, Değirmenönü’nden de OTOSANSİT’e bağlantı yapılıp, Ankara yoluna çıktığına işaret etti.

70 kilometre hız esaslı 26 kilometrelik güney çevre yoluna sadece kavşaklardan giriş yapılabildiğini hatırlatan Harita Mühendisi Apak, bu etabın da 23 dakikada alınabileceğini, Ankara-İzmir yolundaki trafik yükünün de büyük ölçüde hafifleyeceğinin öngörüldüğünü söyledi.

Güney çevre yolunun, 3,5 yıl güzergâh çalışması yaptıkları İstanbul-İzmir otoyolunun planlandığı dönemde, yani 1988 yılında da tartışıldığını kaydeden Apak, fakat buna o dönem maliyetler nedeniyle öncelik verilmediğini hatırlattı. Apak, benzer projelerin Karayolları’nca Karadeniz Sahil Otoyolu’nda, Trabzon’da da uygulandığını, Bursa’da da pekâla yapılabileceğini kaydetti.

 

JMO Kirazlıyayla’daki çevre felaketi için 2020’de uyarmış

Yenişehir ilçemize bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’ndeki madende patlak veren çevre kirliliği için Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi’nin 2020 yılında yetkilileri uyardığı ortaya çıktı.

Dün elektronik postamıza ileti gönderen JMO Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, Kirazlıyayla’da faaliyet gösteren maden tesisinin 4 milyon metreküp kapasiteli atık barajı kaynaklı kirliliğin kendileri için sürpriz olmadığını, felaketin geleceğini 2020 yılında hazırladıkları raporda ortaya koyduklarını hatırlattı.

Olayın ardından odanın ilgili komisyonun bölgeye gittiğini ve yaşanan çevre kirliliğinin teknik bir arıza değil, ‘yanlış madencilik politikaları ve hatalı ÇED süreçlerinin doğal bir sonucu’ olduğunu tespit ettiğini vurguladı.    

Atık barajının yapıldığı alandaki eğim oranının tehlikeli olduğunu da kaydeden Yıldız, gövdede oluşacak bir hasar ya da olası bir yıkımın bütün atıkları Yenişehir Ovası’na akıtacağını daha önce defalarca ifade ettiklerini ve sonuç olarak da yaşanan felaketin ardından bunun yeraltı sularını kirlettiğini ileri sürdü.

Bilimsel uyarıları yabana atmamak gerek.

 

Sorgun Köyü kültür etkinliğinde konuşan dernek başkanın sitemi

Keles ilçesine bağlı Sorgun Mahallesi Derneği’nin geçtiğimiz gün Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlediği kültür etkinliği büyük ilgi görmüş. Siyasilerin, milletvekillerinin, belediye başkanları ve STK başkanları ile köy sakinlerinin katıldığı programda konuşan Sorgun Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Uğur Oruç, atalarından aldıkları mirasın emanetçileri olduklarını belirtmiş.

Oruç, “Bizlere düşen görev; onların adını yaşatmak, hatıralarını unutturmamak ve bu toprakların hangi zorluklarla alındığını gelecek kuşaklara anlatmak” ifadelerini kullanmış.

Oruç, köyleri ile özdeşleşen Sorgun peynirinin Keles’in marka değeri haline geldiğine dikkat çekip, hayvancılığın devam etmesi, gençlerin üretime katılması ve köyde yaşaması için o ürünün, emeğin, alın terinin bir parçası haline dönüştüğünü vurgulamış.

Başkan Oruç köylerinin ekonomik geçim kaynaklarından biri haline gelen Sorgun bebeğinin de kadın emeğinin somut yansıması olduğuna dikkat çekmiş.

Üreten köylünün yanında belediyelerin desteğinin sürekli olması gerektiğine de hatırlatan Başkan Oruç, Keles Belediyesi’ne teşekkür ederken, daha büyük güce ve olanaklara sahip yerel yönetimleri ise üreten köylünün arkasında göremediklerine vurgu yapmış.

Oruç isim vermeden burada Büyükşehir Belediyesi’ne göndermede bulunmuş.