Olay Gazetesi Bursa

Yeni nesil iş gücü: Kodlama mı Zekâ mı?

Her kuşağın kendine ait bir meslek haritası oldu. Bir dönem “doktor” olmak prestijdi, sonra “mühendis” olmak. Bugün ise artık ne ünvanlar, ne diplomalar geleceği garanti altına alıyor. Peki 2025’te gençler neye hazırlanmalı? Kodlama mı öğrenmeli? Yoksa sadece zekâsını kullanmayı mı bilmeli? Bu sorunun yanıtı, sadece bireylerin değil, kurumların ve hatta ülkelerin geleceğini belirleyecek kadar kritik. […]

Her kuşağın kendine ait bir meslek haritası oldu.
Bir dönem “doktor” olmak prestijdi, sonra “mühendis” olmak.
Bugün ise artık ne ünvanlar, ne diplomalar geleceği garanti altına alıyor.

Peki 2025’te gençler neye hazırlanmalı?
Kodlama mı öğrenmeli?
Yoksa sadece zekâsını kullanmayı mı bilmeli?

Bu sorunun yanıtı, sadece bireylerin değil, kurumların ve hatta ülkelerin geleceğini belirleyecek kadar kritik.

Diploma devri bitiyor mu?

Hala birçok iş ilanında şu ifadeyi görüyoruz: “İlgili bölümden lisans mezunu olmak.”
Ancak bu cümle artık yeterli değil.
Çünkü iş dünyası yeni mezunlara değil, çözüm üretebilen bireylere odaklanıyor.

Bugün işverenlerin sorduğu sorular değişti:

Artık sadece bilgi değil, bilginin nasıl kullanıldığı fark yaratıyor.

Kodlama bilmek başlangıçtır, sonuç değil

Kodlama, yeni nesil için okuma-yazma kadar temel bir beceri hâline geldi.
Ancak bu beceriyi ne amaçla kullandığınız her şeyden daha önemli.

Bir genç Python biliyor olabilir. Ama onu sadece ödev yapmak için mi kullanıyor? Yoksa bu beceriyi bir fikre dönüştürüp prototip haline getirebiliyor mu?

Farkı yaratan bu.

Ezberleyen değil, uygulayan; tüketen değil, üreten fark yaratıyor.

Geleceğin becerileri: Zekâ + Etik + Merak

Kodlama veya yapay zekâ kullanımı kadar önemli başka şeyler de var.
Geleceğin iş gücünden beklenen beceriler şunlar:

Bu üçlü, sizi sadece iyi bir çalışan değil, geleceği şekillendiren bir birey yapar.

Üniversiteler bu dönüşüme hazır mı?

Dünyada birçok üniversite artık klasik müfredatları terk ediyor.
Harvard, MIT gibi kurumlar; yapay zekâya sadece teknik bir konu olarak değil, düşünsel bir araç olarak yaklaşıyor.

Peki Türkiye’de durum ne?

Ne yazık ki birçok üniversite hâlâ ezbere dayalı derslerde ısrarcı.
Oysa bizler, geleceği ezberle değil; yaratıcı düşünen, sorgulayan bireylerle kurabiliriz.

Sonuç yerine: Zekânın gücü adına

2025 sonrası iş dünyasında başarılı olmak için sadece bir kodlama dili bilmek yetmeyecek.
Bunun yanına mutlaka şu soruları eklememiz gerekecek:

Yeni nesil iş gücü, sadece elleriyle değil, zekâsıyla çalışan bireylerden oluşmalı.

Unutmayın:

Kodlama sizi işe aldırabilir. Ama zekânız sizi orada tutar.