Olay Gazetesi Bursa

Trump ahlâk Grönland

Donald Trump’dan başlayayım. 20 Ocak 2025’den bu yana Amerika Birleşik Devletlerinin 47. başkanı. Aynı zamanda medyatik kişiliği yanında işadamı da… Son haftalarda ise taklit yeteneği olduğunu da gördük. Selefi Baydın’ı ve Maduro’yu taklit etmesi haberlere konu oldu. “Çam deviren, pervasız, açgözlü, beyaz ve güçlüye âşık, fakirden ve zayıftan nefret eden, yarı şovmen, sınır tanımayan, küstah” […]

Donald Trump’dan başlayayım.

20 Ocak 2025’den bu yana Amerika Birleşik Devletlerinin 47. başkanı.

Aynı zamanda medyatik kişiliği yanında işadamı da…

Son haftalarda ise taklit yeteneği olduğunu da gördük. Selefi Baydın’ı ve Maduro’yu taklit etmesi haberlere konu oldu.

Çam deviren, pervasız, açgözlü, beyaz ve güçlüye âşık, fakirden ve zayıftan nefret eden, yarı şovmen, sınır tanımayan, küstah bir kimlik olduğunu yazmış 7 Ocak 2026 günü T24’le Tuğçe Tatari.

ABD’nin dev şirketlerinin sahipleri isteklerini yerine getirebilecek tek adam budur demiş olmalılar.

Venezuela devlet başkanını ve eşini girip yatak odasından almak nasıl açıklanabilir?

Bu saldırıyı yaparken, orada görevli yüze yakın insanın ölümünden kim sorumlu?

Bunca insanın ölümüne sebep olmak bir hukuk, yargı meselesi neden olmaz?

Ahlâk sözcüğünü Ali Püsküllüoğlu’nun Türkçe sözlüğünde; kişide huy olarak bilinen iyi ve güzel olan nitelikler. Toplum içinde bireylerin uymak zorunda bulundukları davranış biçim ve kuralları olarak tanımlanmış.

Trump, New York Times’a verdiği söyleşide: “Uluslar arası hukuka ihtiyacım yok. Sınırlarım kendi zihnimde ve kişisel ahlâkımdır.”

Devlet benim, dünyayı ben yönetirim diyen bir adam. Zaten çok kötü olan dünya düzeni, daha da kötü olacak.

Grönland.

Daha 4.sınıfta öğrenmiştik; dünyanın en büyük gölünün Hazar Denizi, en yüksek dağının Everest, en uzun nehrinin Nil olduğunu.

Dünyanın en büyük adası ise Grönland’dı.

Hazar Denizi’nin işlevi belli, Everest’e dağcılar dışında bir ilgi yok. Nil, geçtiği uzun yollarda tüm canlılara hayat vermeye devam ediyor.

Bugün dünyanın gündeminin ilk sırasına oturan Grönland’a Donald Trump, el koyacağını söylüyor.

Grönland’da yaklaşık 60 bin kişi yaşıyor. 2 milyon 166 bin kilometrekare yüzölçümüyle dünyanın en büyük adası.

ABD Başkanı, burayı toprak büyüklüğü için istemiyor. Tıpkı Venezuela’yı yalnızca uyuşturucu ticaretini önleme amacıyla işgal etmesi gibi.

Grönland, coğrafi olarak Kuzey Amerika kıtasına, siyasal olarak da Danimarka Krallığı’na bağlı özerk bir ülke…

Ada stratejik bir coğrafi konuma sahip olmasının yanında ciddi miktarda yeraltı zenginliklerine sahip.

Açgözlü kapitalistlerin iştahını kabartan nadir toprak elementleri olarak bilinen bakır, nikel, altın ve başka mineraller açısından çok zengin rezervlere sahip olması.

ABD’nin gölge başkanı olarak anılan Steven Miller, “Zamanın başlangıcından beri dünyayı güç ve iktidar sahipleri yönetir” diye söylemekten çekinmiyor.

Grönland’ı alırız. Burası bizim yarım küremiz diye geçen hafta ortasında CNN’e yaptığı açıklama böyleydi.

Geçmişte de bugün de bütün savaşların, işgallerin, Irak’a demokrasi getireceğiz demenin de asıl amacı petrol, gümüş, altın olmuştur.

Ancak günümüz savaşları geleneksel, bildik yöntemlerle yapılmıyor. Tehditler başlıyor ilk önce. En çok da ekonomik tehditler.

Yaptırımlar, paralara el koymalar, ordan gaz alma, gaz kesmeler başlıca silah konumundalar artık.

Yeni dünya düzeninin çarkları böyle işliyor. Artık ülke yönetmeye hevesli her kademedeki siyaset erbabı bu durumu iyi kavramalı.

Seçmenin, kendi öz kaynakları ile kendine yetebilen bir ülke olmanın mücadelesini verebilecek ve hayata geçirilebilecek yeterlilikte insanları işbaşına getirmeleri zorunluluk olmuştur.

Yoksa olup bitene en küçük bir tepki bile veremeden, hiç ses çıkarmadan seyretmek zorunda kalırız.