Olay Gazetesi Bursa

Türkiye’de siyasetin yapısı

Kılıçdaroğlu’nun 8 yıldır sürdürdüğü CHP genel başkanlığı görevi, CHP seçmeni için hayal kırıklığı oluşturdu. Göreve geldiği günlerdeki ümit ve heyecanı devam ettiremedi. Girdiği bütün seçimlerde hayal kırıklığı yaşadı. Hal böyle olunca her geçen gün kendisine karşı parti içerisindeki muhalefet artmaya başladı. 3 Şubat Cumartesi günü CHP 36. Olağan Kurultayı yapıldı. Kılıçdaroğlu’na karşı 3 kişi önceden aday […]

Kılıçdaroğlu’nun 8 yıldır sürdürdüğü CHP genel başkanlığı görevi, CHP seçmeni için hayal kırıklığı oluşturdu. Göreve geldiği günlerdeki ümit ve heyecanı devam ettiremedi. Girdiği bütün seçimlerde hayal kırıklığı yaşadı. Hal böyle olunca her geçen gün kendisine karşı parti içerisindeki muhalefet artmaya başladı.

3 Şubat Cumartesi günü CHP 36. Olağan Kurultayı yapıldı. Kılıçdaroğlu’na karşı 3 kişi önceden aday olacağını açıklamasına rağmen adaylık için yeterli delege imzası toplayamadıklarından sadece Muharrem İnce aday olarak kürsüde konuşma imkânına sahip olabildi.

Muharrem İnce’nin kürsüdeki çıkışı partililer için etki uyandırmıştı. Delegelerden 1130 kişi Kılıçdaroğlu için adaylık imzası vermesine rağmen gizli oylamada 790 oy çıktı ve yaklaşık 300 delege İnce’den yana tercihini kullandı.  İnce 477 oy aldı ancak mevcut yönetimi değiştiremedi. Kılıçdaroğlu seçim sonucunda tekrardan genel başkanlık görevine seçilmiş oldu.

Partilerin içyapısı maalesef statükoya çok müsait bir durumda. Genel başkanlar delegeler ile belirleniyor. Görevde kalan genel başkan parti teşkilatlarını ve delegeleri değiştiriyor. Bir süre sonra kazan kazan ilişkisi kendisini gösteriyor.

Parti başkanı delegeleri belirliyor delegeler de parti başkanını belirliyor. Her ikisi de birbirini seçtiği için aktif görevde kalmaya devam ediyorlar.

Dışarıda milyonlarca CHP taraftarı Kılıçdaroğlu’nu sevmese bile bin kişi seviyorsa ve delege olarak görevlendirilmişlerse Kılıçdaroğlu’nu kimse koltuğundan indiremez.

Eskiden HSYK da bu şekilde idare ediliyordu. HSYK, Yargıtay üyelerini seçerdi, Yargıtay üyeleri de kendi aralarından HSYK üyelerini seçerdi. Aynı kazan kazan uygulaması yargıda da vardı. Ancak 2010 referandumu ile bu kaldırılmaya çalışıldı.

Bir sistemde dışarıdan içeriye giriş ile içeriden dışarı çıkış kapıları yoksa orada statüko var demektir.

Maalesef sadece CHP’de değil, partilerimizin önemli bölümünde aynı statüko mevcut…

Eğer genel başkan delegeler dışında parti seçmeni tarafından da lider olarak algılanıyorsa orada sıkıntı yoktur. Ancak delege ile seçmen karşı karşıya geliyorsa sistemin değişmesi gerekir.

 

MESELE SİYASET Mİ İNSANLAR MI?

 

Türkiye’de başı sıkışan insanlar hemen siyasetin kapısını çalarak yardım istiyor ancak geniş zamanda siyaset kurumu hakkında demediğini bırakmıyor. Milletvekillerinin maaşı hiç gündemden düşmezken, trilyonlarca lirayı çalışmadan kazanan teknik direktörler omuzlarda taşınıyor.

Eğer ki belediye başkanları, milletvekilleri ve parti teşkilatlarından memnun değilsek önce kendimizi değiştirmemiz gerekiyor.

“Nasılsanız öyle idare olunursunuz’’ hadisi şerifinden yola çıkarak beğenmediğimiz insanlar bizi yönetiyorsa bundaki esas sıkıntı bizdeki yanlışlıklardır düşüncesini artık dile getirmeliyiz.

Tabii ki haksızlık yapanın, kul hakkı yiyenin karşısında duracağız ancak yaşamak istediğimiz dünyanın bir parçası olmadıktan sonra eleştirilerimizin hiçbiri samimiyet teşkil etmez.

İşe evvela haksız isteklerde bulunmamakla başlayacağız.

 

ZEYTİN DALI SON SÜRAT DEVAM EDİYOR

 

Zeytin Dalı Harekâtı tüm etkisiyle devam ediyor. Küresel güçlerin desteklediği PYD kaçacak delik arıyor. Ancak talihsiz hadiseler sonucunda milletimizin kalbinde acı bir sızı oluşuyor. Amerikan yapımı omuzdan atılan bir tanksavar füzesiyle bir tankımızın hedef alınmasıyla birlikte 5 Mehmetçiğimiz şehit oldu. Rabbim mekânlarını cennet eylesin…

Anlaşılan o ki operasyonlarımız üzerinde derin bir mühendislik çalışması icra edip bizi etkisiz bırakacak hesapların içerisine giriyorlar. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar kalbinde şehadet arzusu olan bir millete karşı asla zafer elde edemezler.