Olay Gazetesi Bursa

Aktaş o iddialara yanıt verdi

Su faturaları üzerinden toplanan katı atık bedellerinin, bundan böyle ilçe belediyelerinin tahsil etmesinin önünü açan karar Büyükşehir Meclisi’nden geçti ama tartışma bitmiyor. Tartışmanın birinci boyutu muhalefetin öne sürdüğü, “Büyükşehir Belediyesi zaten katı atık bedellerini ilçe belediyelerine ödemiyor” şeklindeki iddia. İkinci boyutu, Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in açıklamasına dayanıyor: “Büyükşehir Belediyesi, 2021’in başından itibaren ilçe belediyeleri […]

Su faturaları üzerinden toplanan katı atık bedellerinin, bundan böyle ilçe belediyelerinin tahsil etmesinin önünü açan karar Büyükşehir Meclisi’nden geçti ama tartışma bitmiyor.

Tartışmanın birinci boyutu muhalefetin öne sürdüğü, “Büyükşehir Belediyesi zaten katı atık bedellerini ilçe belediyelerine ödemiyor” şeklindeki iddia.

İkinci boyutu, Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in açıklamasına dayanıyor:

“Büyükşehir Belediyesi, 2021’in başından itibaren ilçe belediyeleri adına katı atık bedellerini tahsil etmek zorunda. Çünkü yasa böyle diyor.

Bu iki iddiayı da Başkan Aktaş’a sordum.

Aktaş, önce katı atık bedellerinin ilçe belediyelerine ödenmediği şeklindeki iddiayı yalanladı:

Ben göreve geldiğimde, ilçe belediyelerine olan katı atık borcu 120 milyon lira idi. Bugün borç miktarı 70 milyon liraya kadar düştü. Bu parayı ödemiyoruz şeklindeki iddia gerçek dışıdır. Tahakkuk etmiş borcu nasıl ödemeyiz? Yasal olarak ödemek zorundayız. Tahahhuk ettikçe de ödüyoruz.”

Aktaş, ilçe belediyelerine olan borcun sıfırlanacağı tarihi de açıkladı:

Büyükşehir Meclisi’nde aldığımız karar gereği, katı atık bedellerini bundan böyle ilçe belediyeleri ödeyecek. Dolayısıyla kalan 70 milyon borcumuzu da 2 veya 3 ayda ödeyip sıfırlayacağız.”

Aktaş,  9 ilçe belediyesine katı atık borcu olmadığı bilgisini de paylaştı.

En büyük borç ise Osmangazi Belediyesi’ne varmış.

 

“Nilüfer Belediyesi’ne hiç borcumuz yok”

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a, Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in iddialarını da sordum.

Önce şu hatırlatmayı yaptı:

“Nilüfer Belediyesi’ne katı atık bedellerinden dolayı hiç borcumuz yok. Onlara bir kısmı nakit, bir bölümü de arsa vererek, borcu sıfırladık.

Ardından, şunu ekledi:

Büyükşehir Belediyesi, yasal olarak katı atık bedellerini toplamak zorunda değil. O zaman İstanbul başta olmak üzere çok sayıda kentte  neden ilçe belediyeleri topluyor katı atık bedellerini? Ayrıca bununla ilgili yönetmelik de sürekli erteleniyor.

Başkan Aktaş’ın iddialara verdiği yanıtlar bu şekilde.

Turgay Erdem’in de ifade ettiği gibi, kimi muhalefet temsilcileri eylem yapıyor, zararı ise ilçe belediyelerine dokunuyor.

Hatırlatalım Nilüfer Belediyesi, Büyükşehir Meclisi’nden geçen katı atık kararıyla yaklaşık 40 milyon liralık zarara uğradı.

 

Böyle polemiğe can kurban

CHP’liler ile AK Partililer arasında BUDO polemiğini dikkatle takip ediyoruz.

Önce Büyükşehir Belediyesi, BUDO yolculuk ücretlerine indirime gitti.

Ardından CHP İl Başkanı İsmet Karaca, BUDO önünde açıklama yapıp, Büyükşehir Belediyesi’ne ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na teşekkür etti.

İşin içine İmamoğlu’nun karıştırılmasından rahatsız olan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, AK Parti İl Başkanı Ayhan Salman ve Mudanya İlçe Başkanı İnci Söğütlü, Hoop bir dakika. Mudanya, İstanbul’un değil Bursa’nın ilçesidir” diyerek, esprili bir dille polemiğin kapısını ardına kadar araladı.

Kim haklı, kim haksız, kim polemikten siyasi malzeme çıkarıyor, kim samimi, bu yazının konusu değil.

Ancak gördüğümüz bir şey var ki, bu polemikten BUDO gemileriyle daha ucuz seyehat edecek olan halk yararlandı.

Keşke iktidar ile muhalefet arasındaki tüm polemiklerden halk kazançlı çıksa.

 

Görükle Kampüsü’nde saklı kalmış güzellik

Uludağ Üniversitesi Görükle Kampüsü’nde, gözlerden uzak bir noktada gölet alanı var.

Yıllar önce eski Rektör Mustafa Yurtkuran zamanında gitmiştim ama o günden kalan bir anı hafızamda yer edinmemiş.

Rektör Saim Kılavuz ile söyleşi yapmak için gittiğimde, bu kez doğal güzelliğinin daha çok farkına vardım.

Ne gördük burada?

Göletin yüzeyinde kanat çırpan kuşlar…

Beton binaların işgaline uğramamış kartpostallık yemyeşil bir doğa parçası…

Sararmış sonbahar yapraklarını henüz dökmemiş ağaçlar…

Ve muhteşem ova manzarası…

Bu güzelliklerden sadece Uludağ Üniversitesi personeli yararlanıyormuş.

Belki de bu nedenle bakir kalmış.

Bu yüzden kahvaltı mekanları açılsın, ahşap evler inşa edilsin ve başka insanlar da bu güzellikten faydalansın demeye dilim varmıyor.