Olay Gazetesi Bursa

Bursalılar suyu nereden içiyor?

Çeşme suyu sağlıklı mıdır, değil midir tartışması çok eskiye dayanır. Ancak yazımın konusu bu değil. Elimde Bursalıların içme suyu tercihini ortaya koyan  kapsamlı bir araştırma var. Buyurun araştırma sonuçlarına. Bursalıların yüzde 41’i hazır su tüketiyor. Dağdan kaynak su içenlerin oranı yüzde 5. Evine arıtma sistemi kurup, suyu arıtarak içenlerin oranı ise yüzde 22. Çeşme suyu […]

Çeşme suyu sağlıklı mıdır, değil midir tartışması çok eskiye dayanır.

Ancak yazımın konusu bu değil.

Elimde Bursalıların içme suyu tercihini ortaya koyan  kapsamlı bir araştırma var.

Buyurun araştırma sonuçlarına.

Bursalıların yüzde 41’i hazır su tüketiyor.

Dağdan kaynak su içenlerin oranı yüzde 5.

Evine arıtma sistemi kurup, suyu arıtarak içenlerin oranı ise yüzde 22.

Çeşme suyu tüketenlerin oranı ise sadece yüzde 31.

Yani 3 Bursalıdan ikisi hazır su ve arıtılmış su tüketirken, biri çeşmeden su içiyor.

O halde şu meşhur reklamda denildiği gibi, Bursa’da su çeşmeden içilmiyormuş.

Araştırmanın bir diğer sonucu da şu:

Büyükşehir Belediyesi’nin geçen dönem açtığı ve bu dönem canlandırdığı Muradiye Su Fabrikası doğru bir karar.

Araştırma sonuçları, sosyolojik gerçekleri de içinde barındırıyor.

İkinci ve üçüncü yazımda.

 

Eğitim seviyesi yükseldikçe hazır su tüketimi artıyor

Eğitim seviyesi ile su kullanımı tercihi arasında bir bağ olabilir mi?

Evet var.

Hem de çok var.

Çünkü eğitim seviyesi yükseldikçe hazır su tüketenlerin oranı artıyor:

Düşük eğitim düzeyindekilerin çeşme suyu kullanım oranı yüzde 41.

Orta eğitim düzeyindekilerin yüzde 30’u çeşmeden su içiyor.

Musluktan su içen yüksek eğitim düzeyindeki yurttaşların oranı ise sadece yüzde 24.

 

Rakamlarla pandeminin ekonomiye etkisi

Geçen hafta  2020’de Nilüfer’de kapanan ve açılan işletmelerin sayısını paylaşmıştım.

Nilüfer Belediyesi kaynaklı bilgilere göre, kriz sanki bu ilçeye hiç uğramamış.

Kâğıt üzerinde durum böyle olsa da sahada bambaşka bir manzara ile karşı karşıyayız.

Önceki gün Nilüfer esnafı Nilüfer Kent Konseyi ve BTSO öncülüğünde bir eylem daha yaptı.

Üstelik eylemcilere, yeni işletmeciler de katıldı.

Mesela bugüne kadar hep döner tezgâhında gördüğümüz Yavuz İskenderoğlu ön saflardaydı.

Bursa’da bunlar olurken CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Lale Karabıyık, ilginç bir istatistik paylaştı kamuoyuna.

TOBB’nin ticaret sicili istatistiklerine göre 2020 Aralık ayında bir önceki aya göre kurulan şirket sayısı yüzde 2,21, kooperatif sayısı ise yüzde 26,55 oranında azaldı. Yine aynı dönemde kapanan şirket sayısı bir ayda yüzde 221,46, kooperatif sayısı yüzde 533,33, gerçek dışı ticari işletme sayısı yüzde 242,87 oranında arttı. Aynı veriler, geçen yılın aralık ayı ile kıyasladığında kurulan şirket sayısı yüzde 8 artarken, kapanan şirket sayısında bu dönem yüzde 43,57, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında ise yüzde 141,28 oranında artış söz konusu.

Yani bu verilere göre, kapanan şirket sayısı açılan şirket sayısının bir hayli üzerinde.

Rakamlar, pandeminin ekonomi üzerindeki etkilerini net bir şekilde ortaya koyuyor.

 

Solculara bak, hepsi zengin çocuğudur”

“Bütün solculara bak hepsi zengin çocuğudur. Sürünen adam daha bağımlı oluyor, daha çok emre itaat ediyor.

Bu sözleri, entelektüel birikimine güvendiğim liberal siyasetçi ve işinsanı Besim Tibuk’tan dinlemiştim yıllar önce.

Esnaf eylemlerinin adresinin Nilüfer’de olması Tibuk’un değerlendirmesini doğruluyor.

Nitekim tepkilerin, bir dükkân kirasının 30, 40 bin liralarda olduğu ve orta sınıf ile ekonomik olarak üst tabakada olan yurttaşların yaşadığı Nilüfer’den yükselmesi tesadüf olabilir mi?