Olay Gazetesi Bursa

Çip krizi 1 yıl sürer

Çip krizi diye bilinen, yarı iletken ürünlerin tedarik sorunu, başta otomotiv olmak üzere birçok sektörü vurdu. Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Barış Erkuş, ABD’nin 37 milyar dolarlık yatırımına rağmen, çip krizinin en az yıl süreceğini öngördüğünü belirtti. Pandemi kısıtlamalarının sona ermesiyle otomobil  talebinde artış yaşanacağına dikkat çeken Erkuş, en büyük krizi otomotiv sektörünün yaşayacağını belirtti. […]

Çip krizi diye bilinen, yarı iletken ürünlerin tedarik sorunu, başta otomotiv olmak üzere birçok sektörü vurdu. Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Barış Erkuş, ABD’nin 37 milyar dolarlık yatırımına rağmen, çip krizinin en az yıl süreceğini öngördüğünü belirtti. Pandemi kısıtlamalarının sona ermesiyle otomobil  talebinde artış yaşanacağına dikkat çeken Erkuş, en büyük krizi otomotiv sektörünün yaşayacağını belirtti.

Erku, yarı iletken krizinin 3 nedeni olduğunu belirtti. Pandeminin ilk döneminde otomotiv fabrikalarının kapanması. Tüketici elektroniği talebinde patlama yaşanması. ABD’nin yaptırımları karşısında  yarı iletken firmalarının stok yapması.

Pazartesi Söyleşileri’nin bu haftaki konuğu Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Otomotiv Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Barış Erkuş.

Erkuş ile dünyada krize yol açan yarı iletken tedarik sorununu konuştuk.

 

“YARI İLETKEN KRİZİNİN 3 NEDENİ VAR”

Öncelikle çip nedir, hangi alanlarda kullanılır?

Bu kriz çip krizi adı altında bahsedildi. Aslında kriz, yarı iletken üretimiyle ilgili bir şey. Dünyada yarı iletken ürünlerin tedariğinde sorun yaşanıyor.

Kovid-19 salgını, akıllı telefonlardan bilgisayarlara, askeri ekipmanlardan otomobillere kadar birçok teknolojik ürünün üretiminde kullanılan çiplerin arzında küresel bir kıtlığa yol açtı  ve kriz kaçınılmaz oldu. Ancak çip krizini sadece arz sorununa bağlayabilir miyiz? Pandemide tüketici alışkanlıkların değişmesi de bir başka sebep midir?

 

Yarı iletken krizinin birden fazla sebebi var. Özellikle pandemi döneminde vaktinin çoğunu evde geçiren tüketiciler nedeniyle elektronik ürünlerde talep patlaması oldu. Bu durum yarı iletken üreticilerini, tüketici elektroniğine hizmet veren firmalara ürün yetiştirmeye yöneltti. Böylece yarı iletken üreticileri, üretim hatlarını bu alana kaydırdılar.  Otomobil fabrikaları, pandeminin ilk döneminde insanların evde kalmasıyla daralan talep nedeniyle kapandı. Bu da yarı iletken üreticilerinin tüketici elektroniğine yönelmesine yol açtı. Bunlar üretim hatlarını diğer sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda reorganize ettikleri için, otomotiv sektörüne yeniden üretim yapmaları zaman alıyor.  Olayın bir yönü bu. Bir de yarı iletken üreticileri için otomotiv endüstrisinde kullandıkları yongalar çok karlı değil. Yarı iletken üretiminin haberleşme alanındaki payı yüzde 35, otomotivdeki payı yüzde 14’ler civarında.  Yarı iletken üreticiler hem talep darlığından hem de karlılıktan dolayı, diğer sektörlere hizmet vermeye başladılar.  Bir başka iddia daha var. Trump zamanında  ZTE ve Huawei’ye  yaptırımlar söz konusuydu. Buna karşılık bu iki firmanın stok yapmaya  başladığı iddia ediliyor. İki firmanın stok yaptığını gören diğer firmaların da stok yapmaya başlamasının krize neden olduğu bir diğer iddia. Yarı iletken, stoğu olmayan bir alan. Mesela Japonya’da yarı iletken bir fabrika yangın çıktığında, dünya genelinde yarı iletken tedariği sıkıntısı başladı. ABD’nin Teksas eyaletinin Austin bölgesinde soğuk hava nedeniyle iki üretici firma faaliyetini durdurduğunda  dünya genelinde arz sorunu yaşandı. Stok yok denecek kadar az olduğu için bu tip durumlarda arz-talep dengesi kesintiye uğruyor.

 

O zaman Çin ABD’nin yaptırımına karşı bir misilleme mi yaptı?

Olabilir. Huawei ve ZTE’ye yüklenildi o dönem. Firmalar da stok yaparak yanıt vermiş olabilir.


“ABD BİR DAHA YARI İLETKEN KABUSU YAŞAMAK İSTEMİYOR”

ABD,  37 milyar dolarlık yarı iletken yatırımı yapıyor.  Geçen yıl, Çin ve Uzakdoğu firmalarının stok yaptığını görmedi mi? Neden geç tedbir aldı?

Stok, bir iddia. Ama iddia gerçekse, ABD’nin stok işinden habersiz olması bana mantıksız geliyor.  Belki seçim döneminden dolayı 1 yıl önlem almakta gecikmiş olabilirler.

ABD’nin 37 milyar dolarlık yatırımını nasıl okumalıyız?

Bence, ABD kendi ihtiyacı olan yarı iletken ürünleri, kendi coğrafyasında kuracağı fabrikalarla tedarik etme yoluna gidiyor. Bir daha yarı iletken tedariğinde sorun yaşamamak için kendileri üretme yoluna gidiyorlar.


“KRİZ KISA ZAMANDA BİTMEZ”

Kriz ne zamana kadar sürer?

ABD 37 milyar dolarlık yatırımla, yeni fabrikalar kuracak dedik. Fabrika kurulduktan sonra  üretime geçmesi, ürünlerin test ve kalibrasyon aşamaları, son kullanıcıya geçmesi için gereken süreç derken, en az 1 yıllık zamanın geçmesi gerektiği söyleniyor. Bu kriz, iyileşerek devam edecektir ama en az 1 sene süreceğini tahmin  ediyorum.

Çip krizinin otomobil fiyatlarına yansıması hakkında öngörünüz nedir?

O noktada da bir danışmanlık firmasının çip krizi nedeniyle geçen seneye göre 1,5 milyon ile 5 milyon adet daha az araç üretileceğine dair araştırması var. Evet geçen yıl dünya genelinde  90 milyon civarında araç üretildi ama pandemi bittikten sonra yaşanacak bir talep patlamasında,  1,5 milyon ile 5 milyon arasındaki kayıp çok daha büyük bir anlam taşıyabilir. Pandemi döneminde insanlar sadece toplu taşımaya binmemek için araca ihtiyaç duyuyorlar. Tam serbestlik  başladığında tüketimde  talep patlaması yaşanacak ve geçen yılki 90 milyonluk araç üretiminden daha fazlası ihtiyaç olacak.


“EN FAZLA OTOMOTİV SEKTÖRÜ ETKİLENECEK”

Kriz, diğer sektörleri nasıl etkileyecek?

Otomotiv sanayinde kullanılan yarı iletkenlerin karlılığı  düşük. Dolasıyla yarı iletken firmaların otomotiv firmalarına iş yapmak için çok hevesli olduklarını sanmıyorum. Özellikle son ve yüksek teknolojilerin kullanıldığı haberleşme ve elektronik alanların olduğu sektörlere daha fazla mal üretmek istiyorlar. Bu sektörlerde bir sorun yaşanacağını düşünmüyorum.  Ancak pastadan daha düşük pay alan otomotiv gibi sektörlerde kriz yaşanabilir. Pastanın büyük bölümüne sahip sektörlerin kriz yaşanmasına izin vereceklerini sanmıyorum.


“TÜRKİYE DOĞRU YOLDA”

 Türkiye ne yapmalı?

Türkiye  Sayın Cumhurbaşkanı’nın yerli ve milli duruşuyla çok güzel şeyler yapmaya başladı. Türkiye’deki yarı iletken sanayisine dönük araştırmalar 1983’lü yıllara dayanıyor. TUBİTAK bünyesinde kurulan yarı iletken labaratuvarı,  daha sonra ODTÜ bünyesinde yarı iletken  ürünleri üretme kabiliyetine sahip oluşumlar söz konusu. Sürece ASELSAN  dahil oluyor en nihayetinde.  2021 yılında özel teşebbüs Sanayi Bakanlığı’ndan teşvik  alarak, yarı iletken alanında 1,6 milyar dolarlık çok büyük yatırıma girdi. Türkiye bu sektörü stratejik bir sektör olarak görüyor ve  elinden geleni yapıyor.

 

“TOGG HEDEFİ ŞAŞMAZ”

Türkiye’nin yerli otomobil süreci devam ediyor. Pandemi, yerli otomobil sürecini  nasıl etkiler?

Bizim fabrika yapım aşamasında. Fabrikada şu an bir imalat yok. Pandeminin üretim sürecine denk gelmesi çok iyi oldu.  Kurulduktan sonra ürün çıkacak. Hedeflenen tarihte pazara çıkacağına inanıyorum. Yüzde 100 elektrikli olacak. Daha sonra hibrit olacak mı, piyasa talebi bunu şekillendirecek.  Pandemi nedeniyle yerli otomobilde kriz yaşanmayacaktır.

Uludağ Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği Bölümü Bursa’da üretilecek yerli otomobil için bir AR-GE merkezi işlevi görecek. Aynı  zamanda TOGG, bu bölümden mezun olan gençler için de bir şans. Üniversitede yerli otomobille ilgili çalışmalardan da söz edebilir misiniz?

TOGG’un Gemlik’de kurulması Uludağ Üniversitesi ve Bursa Teknik Üniversitesi için büyük bir fırsat. Bu fırsatı da iyi değerlendirmeye çalışıyoruz. Uludağ Üniversitesi olarak otomotiv çalışma grubu kurduk. Bu grupla TOGG’a nasıl destek verebiliriz buna kafa yoruyoruz. Şimdiye kadar yaptığımız toplantılar ışığında TOGG’a nitelikli personel yetiştirmeyi görev addettik. Onların ihtiyaçları doğrultsunda öğrenci yetiştiyoruz. Ayrıca autosort olarak yapabileceği araştırma ve geliştirme faaliyetlerine de üniversite olarak talibiz. Yani TOGG herhangi bir konuda araştırma yapmak isterse üniversite olarak talibiz.Araştırmayı yapıp, sonuçlarını  TOGG’a paylaşmak istiyoruz. Yani bir taraftan eğitim, diğer taraftan araştırma olarak destek veriyoruz.

FOTOĞRAFLAR: BİRCAN ÖRSEL