Olay Gazetesi Bursa

Gerilim ve cepheleşme kime yarar?

Önceki gün bir AK Partili tanıdığımla sohbet ederken, söz siyasetten açıldı. Yaşamı boyunca milli görüş gömleğini hiç giymemiş, liberal, merkez sağa yakın, AB yanlısı partili, AK Parti‘nin son yıllarda merkezden uzaklaştığını savundu. AK Parti’de parti içi mücadeleler ideolojik ayrıma dayanmıyor ancak kendisini liberal olarak görenlerin de, partide tutanamadığına tanık oluyoruz. Ancak asıl önemlisi, dışta ve […]

Önceki gün bir AK Partili tanıdığımla sohbet ederken, söz siyasetten açıldı.

Yaşamı boyunca milli görüş gömleğini hiç giymemiş, liberal, merkez sağa yakın, AB yanlısı partili, AK Parti‘nin son yıllarda merkezden uzaklaştığını savundu.

AK Parti’de parti içi mücadeleler ideolojik ayrıma dayanmıyor ancak kendisini liberal olarak görenlerin de, partide tutanamadığına tanık oluyoruz.

Ancak asıl önemlisi, dışta ve içte gelinen nokta.

ABD ile müttefiklik ilişkisinin kağıt üzerinde kalması, AB ile iplerin kopma noktasına gelmesi, laiklik ve yaşam tarzı tartışmalarının alevlenmesi…

Tüm bunlar toplumsal uzlaşmayla ilgili kaygıları gündeme getirmesine rağmen, AK Parti oylarını gün geçtikçe arttırdı.

İşte bu tabloda, referanduma gidilmeye çalışılıyor.

Her ne kadar seçmen, siyasi partileri değil, sistemi oylayacak olsa da, dün de savunduğum gibi, tartışma Tayyip Erdoğan sevgisi ve karşıtlığı üzerinden yürüyor.

Tıpkı, Cumhuriyet mitingleri ve 367 hadisesinin ardından 2007’de AK Parti’nin patlama yapması, aynı 17 ve 25 Aralık’ın ardından yapılan seçimde iktidar partisinin belediyeleri silip süpürmesi gibi.

Tüm bu olağanüstü durumlarda, AK Parti hem tabanını konsolide etti hem de yeni seçmen kitlelerine ulaştı.

Cemaatten nefret edenler, ABD ve AB karşıtları, askeri darbelere karşı sivilleşmeden yana olanlar AK Parti limanına sığındı.

Bugün olan ne?

15 Temmuz üzerinden yükselen tepkiler, başkanlık sisteminin oylanacağı sandığa yansıyacak hiç kuşkusuz.

Her ne kadar 15 Temmuz’dan sonra siyasi partiler arasındaki sert iklim yumuşamış görünse de, Meclis‘teki görüntüler cepheleşmenin filizlendiğini gösteriyor.

Ve yine, seçim  toplumsal kamplaşmaların hüküm sürdüğü günlerde gerçekleştirilirse, bu durumun iktidar partisine yarayacağını söylemek yanlış olmaz.

Başkanlık sistemine karşı olan CHP, referandumdan istediği sonucu almak istiyorsa, gerilimi düşürmek ve getirilmek istenen sistemi en sade dille halka anlatmak zorunda.

 

Mehmet Tunçak gemileri yakmış!

 

AK Parti 23. Dönem Bursa Milletvekili Mehmet Tunçak,  sosyal medya hesabından şu mesajlarını paylaşmış:

-Twettlerinden öğrendim, Bursa İl Başkanı Cemalettin bey, Büyükşehir Başkanı Recep bey, kamu başdenetçisi Şeref Malkoç beyi ziyaret etmişler.

-Sayın başdenetçinin bir üst katında bulunan ve TBMM tarafından kamu denetçisi seçilen eşim Özlem Tunçak’ı ziyaret etmeyerek ayıp ettiler.

Hadi Tunçak’ın bu iki tweet’i sitem niteliğinde.

Peki şu iki mesajına ne demeli:

-Cemalettin bey (Torun) Trabzonlu dayanışmasını ve lobisini arttırmış sanırım. Kendilerini tebrik ederim.

-Birgün Bursa lobisinin, lafla değil Bursalı bürokratlara destek vererek, köstek olmayarak oluşabileceğini öğrenirler inşallah.

Bakalım, Tunçak‘ın bu eleştirilerine Cemalettin Torun’un bir yanıtı olacak mı?

 

Uyanık benzinciler

 

Benzin ve mazota zam yapıldı…

Nitekim birkaç gün önce  Petrol İşverenleri Sendikası, benzine ve motorine  zam yapılacağını açıklamıştı.

Ardından dün gece zam geldi.

Son aylarda akaryakıt, zam üstüne zam yemesine rağmen, yollarda araç yoğunluğu azalmış değil.

Trafikte rahatlama hak getire!

Ancak, bu durum, yazının asıl konusu değil.

Sözüm, uyanık benzin istasyonu sahiplerine.

Bir arkadaşım, önceki gün birçok benzin istasyonundan eli boş döndüğünü anlattı.

Mazot kalmadı” diyorlarmış, pompacılar.

Ne demek, benzin istasyonunda mazot kalmaması?

Fırıncının ekmek kalmadığını söylemesi, kasabın et isteyen müşterisini geri çevirmesi gibi bir durum bu.

Oysa fırında ekmeğin, kasapta etin eksik olmaması gibi, benzin istasyonundan da akaryakıtın bitmemesi gerekir.

Ancak bazı uyanık benzinciler, 3 kuruş daha fazla kar etmek uğruna, müşterilerine ‘yok’ çekiyorlar.

Üstelik bunu yapanlar, anlı, şanlı akaryakıt şirketleri.

Denetim de olmayınca, istedikleri gibi at oynatabiliyorlar.