Olay Gazetesi Bursa

Pandemide sınıfta kalan eğitim

Cumartesi güne, Bursa Laik ve Kamusal Eğitim Platformu’nun basın toplantısıyla başladık. Karşımızda eğitimin paydaşlarını temsil eden kişiler vardı. Öğretmenler adına sendika temsilcileri, öğrenciler adına bir lise öğrencisi, veliler adına da bir veli, eğitimin sorunlarını paylaştı, eğitim camiasının seslerini duyurdu. Platform temsilcileri sarsıcı veriler paylaştı. Türkiye genelinde uzaktan eğitime erişemeyenlerin sayısı bir hayli fazlaymış. Bunun temel […]

Cumartesi güne, Bursa Laik ve Kamusal Eğitim Platformu’nun basın toplantısıyla başladık.

Karşımızda eğitimin paydaşlarını temsil eden kişiler vardı.

Öğretmenler adına sendika temsilcileri, öğrenciler adına bir lise öğrencisi, veliler adına da bir veli, eğitimin sorunlarını paylaştı, eğitim camiasının seslerini duyurdu.

Platform temsilcileri sarsıcı veriler paylaştı.

Türkiye genelinde uzaktan eğitime erişemeyenlerin sayısı bir hayli fazlaymış.

Bunun temel nedeni, internete ulaşamamak ve digital cihazlardan mahrum olmak.

Bunu bizzat Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı verilere dayanarak söylediler.

Mesela tablet ihtiyacı 2 milyon 644 bin iken, dağıtılan tablet sayısı 600 binde kalmış.

Bursa’da da durum farklı değilmiş.

Platform temsilcileri Bursa gibi ‘gelişmiş’ bir kentte online öğretime erişemeyenlerin  yüzde 55 gibi yüksek oranda olduğunu ileri sürdüler.

Online öğretime erişemeyen öğrencilerin durumu, hiç kuşkusuz eğitime olumsuz yansıyacak.

Çocuk gelin ve çocuk işçi sayısının artmasını bu olumsuzluğa örnek verebiliriz.

Veya çocukların tarikat ile cemaatlerin yurt ve kurslarına mahkum olması…

Platform temsilcileri eğitimi yönetenlere şu eleştiriyi yaptılar:

“En son kapanması gereken okulları, en başta kapattınız. AVM’leri açıp, okulları kapattınız.”

 

O okullar ne oldu?

Bursa’da 40 okul deprem nedeniyle yıkılmıştı.

Yerine yenileri yapıldı mı?

Birçoğunun yerinde yeller esiyor.

Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Yeliz Toy, bugüne kadar deprem nedeniyle yıkılan kırk  okuldan sadece üçünün inşa edildiği bilgisini verdi ve şunu ekledi:

“Yüz yüze öğretimin yapılmadığı pandemi dönemi, yıkılan okulların inşa edilmesi için büyük bir şanstı. Ancak bu şansı da kullanamadılar.”

Deprem nedeniyle yıkılan okulların yarattığı açık, önümüzdeki eğitim-öğretim döneminde kendisini daha çok hissettirecek.

Çünkü yüz yüze öğretim yapılsa bile sınıf mevcudunun düşük olması gerekir.

Ancak yine Yeliz Toy’un verdiği bilgiye göre Bursa’da  4 bin derslik bir açık söz konusu.

Bu da derslik açığı sorununun önümüzdeki yıl çok daha yakıcı olacağını gösteriyor.

 

Bursa’da sarsıcı sınıf mevcutları verileri

Milli Eğitim Bakanlığı’nın belirlediği ideal sınıf mevcudu 23.

Eğitim-İş yetkilileri Bursa’daki sınıf mevcutları ortalamasıyla ilgili şu bilgileri verdi:

İmam-Hatip okulları: 15 öğrenci.

Anadolu liseleri: 45

Bursa ortalaması: 30

Yani neresinden tutarsanız tutun, bu veriler plansızlığı ortaya koyuyor.

 

Bir gelenek yok oldu

Meslektaşlarım yazacaklarımı daha iyi anlayacaktır.

Bursa’da geçmiş yıllarda kente yeni bir emniyet müdürü, milli eğitim müdürü, turizm il müdürü, il sağlık müdürü  veya vali atanınca, ilk işi basınla tanışma toplantısı yapmak olurdu.

Neden?

Çünkü, gazeteciler ve idareciler kamu adına görev yaparlar.

Gazetecinin görevi kamuoyunu aydınlatmak, idarenin görevi de kamu adına hizmet vermektir.

Gazeteci kamuoyunu nasıl aydınlatacak?

Kamu adına hizmet yapanların verdiği bilgileri kullanarak değil mi?

Ancak kamu görevlileri, son yıllarda gazetecilerden adeta kaçıyorlar.

Kaç yıldır tek bir basın toplantısı yapmadıkları gibi, bilgi vermeye çekindikleri için telefonlara bile çıkmadıkları oluyor.

Sonuç, ortada.