Olay Gazetesi Bursa

Pazar Çeşnisi

Kriz aylardan bu yana bağıra bağıra geliyordu ve sonunda bir kez daha ABD ile karşı karşıyayız. ABD,  F-35’leri vermediği gibi yaptırımların da eli kulağında. Diyorlar ki, geçmişte de ABD ile derin krizler yaşadık. Mesela haşhaş meselesi, örneğin Kıbrıs sorunu… Bu iki krizde de ABD, Türkiye’ye ciddi yaptırımlar uygulamış ama ekonomimiz batmamıştı.  Doğru ama dönem, o […]

Kriz aylardan bu yana bağıra bağıra geliyordu ve sonunda bir kez daha ABD ile karşı karşıyayız.

ABD,  F-35’leri vermediği gibi yaptırımların da eli kulağında.

Diyorlar ki, geçmişte de ABD ile derin krizler yaşadık.

Mesela haşhaş meselesi, örneğin Kıbrıs sorunu…

Bu iki krizde de ABD, Türkiye’ye ciddi yaptırımlar uygulamış ama ekonomimiz batmamıştı. 

Doğru ama dönem, o dönem mi?

Nitekim bugün eldivenden, merdivene kadar dışa bağımlıyız.

Evet geçmişte de teknoloji üretimi konusunda felaket durumdaydık ancak mesela samanı ithal etmiyorduk, ektiğimiz patates bize yetiyordu, Avrupa’dan da et satın almıyorduk.

Demek ki neymiş, ithal ikamecilik, çok kötü bir şey değilmiş.

 

***

 

S-35’ler konusunda ABD kararını verdi.

Ancak, Türkiye bugüne kadar 1, 4 milyar dolar ödedi ABD’ye.

Şimdi soru şu:

ABD, Türkiye’ye uçak parasını geri verecek mi?

Yoksa ABD yönetimi, tıpkı Osmanlı’nın parasını ödediği halde 2 gemisini gasp eden İngiltere gibi uçak paralarının üzerine mi yatacak?

1,4 milyar az para değil ama meselenin bu boyutu nedense gündeme pek gelmiyor.

 

***

 

Şu aralar İstanbul’da gündem Esenler Otogarı.

İstanbul’da yaşamıyorum ama bazı hafta sonları gittiğim için Esenler Otogarı’nı gayet iyi biliyorum.

Ben hayatımda bu kadar kötü, bu kadar bakımsız, bu kadar kirli, bu kadar keşmekeş bir otogar görmedim.

İmamoğlu da otogarı gezdikten sonra, “Ben  buraya ne kızımın ne de eşimin gelmesini isterim” diyerek, bir de güvenlik sorununu gündeme getirmiş.

Otogar yıkılıp aynı yerde yenisi mi yapılır, başka yere mi taşınır, yoksa bilim veya kültür merkezi mi inşa edilir bilmiyoruz ama Esenler Otogarı bu haliyle dünyanın en güzel kentlerinden İstanbul’a hiç ama hiç yakışmıyor.

 

***

 

Gazete sayfaları, internet siteleri, televizyon ekranları aylardır Şeyma Subaşı haberlerinden geçilmiyor.

İsmini gündemde tutmak ve sansasyonel haberlerle ‘şöhret’ini korumak istediği besbelli.

Bırakın entelektüel birikimini genel kültüre sahip olup olmadığı bile tartışma götürmesine rağmen bir de kitap yazdı Subaşı.

Subaşı’nın sürekli reklamını yaptırmak istemesi, kendi çıkarlarına ters değil.

Ancak basının buna alet olmasına hayret ediyorum.

 

***

 

İlk kez seçilen bazı belediye meclis üyeleri, mutlu mu mutlu…

Bu, her hallerinden belli oluyor.

Bir de öyle havaya girmişler ki, katıldıkları etkinliklerde ‘belediye başkanı’ adına orada bulunduklarını özellikle belirtiyorlar.

Belediye başkanının haberi bile yoktur kendisinin temsil edildiğinden.

Son derece sakil duruyor bu paylaşımlar, bilmem farkındalar mı?

 

***

 

Öğrenci Dostu Üniversite Şehirleri Araştırması raporuna göre, öğrencilerin en çok sevdiği kent Eskişehir.

Eskişehir’de yaşayanlar veya Eskişehir’i görenler, bu kentin dört başı mamur bir öğrenci kenti olduğunu bilirler.

Yani, Eskişehir’in listenin ilk sırasında olması şaşırtıcı değil.

Bana Bursa’nın 5. sırada olması sürpriz geldi.

Nitekim Bursa, bir öğrenci kentinden çok emekli kenti görümünü veriyor bana.

Demek ki yanılıyorum.