Olay Gazetesi Bursa

Suriyeliler sorununda ne kadar samimiyiz?

Hali vakti yerinde vatandaş, sahibi olduğu fabrikasında SSK’sız, asgari ücretin bile altında, üç otuz paraya Suriyeli çalıştırıyor. Akşam kahvede pişpirik oynarken veya  kokteylde viskisini yudumlarken, “Bu Suriyeliler de çok oldu canım” diyerek, memleketi kurtarıyor. Emekli amcam düne kadar kimsenin yüzüne bakmadığı evini piyasanın epey üzerinde bir fiyatla Suriyeli aileye  kiralıyor. Daha sonra, sağda, solda en hızlı […]

Hali vakti yerinde vatandaş, sahibi olduğu fabrikasında SSK’sız, asgari ücretin bile altında, üç otuz paraya Suriyeli çalıştırıyor.

Akşam kahvede pişpirik oynarken veya  kokteylde viskisini yudumlarken, “Bu Suriyeliler de çok oldu canım” diyerek, memleketi kurtarıyor.

Emekli amcam düne kadar kimsenin yüzüne bakmadığı evini piyasanın epey üzerinde bir fiyatla Suriyeli aileye  kiralıyor.

Daha sonra, sağda, solda en hızlı milliyetçi kesilip, “Mahallemiz Şam’ı geçti,  bu kadar da olmaz ki” diyerek yaka silkiyor.

Yani birçok konuda olduğu gibi Suriyeliler meselesinde de samimi değiliz.

Her ne kadar yetkili kurumlar denetim yapmayıp göz yumsalar da Suriyelileri ucuz işgücü  görüp kayıt dışı çalıştıranlar da, evlerini ve işyerlerini piyasa fiyatının üzerinde kiraya verenler de, onlarla ticaret yapanlar veya yuva kuranlar da biziz.

Dün İl Göç İdaresi Müdürü Recep Batu’yu OLAY Medya’da ağırladık.

Son yıllardaki bürokratlar, hayli çekingen ve gazetecilere karşı mesafeliler.

Çoğu korkusundan gazetecilerin telefonlarına bile çıkmıyor.

Ancak Recep Batu, sıcakkanlı, konuşkan ve çok hassas bir konu olmasına rağmen göç ile ilgili sorulara samimi yanıtlar veren girişken bir bürokrat imajı bıraktı bende.

Siyah ve beyaz olarak yorumlanamayacak kadar gri bir alan olarak gördüğüm göç ile ilgili Batu’nun söyledikleri manşetlikti.

Ancak ben en çok düzensiz göçü yaratan etkenlerle ilgili analizinin altını çizdim.

Bir yanda sefalet içinde yaşayan insanlar…

Diğer yanda zenginlik içinde yüzen insanlar…

Dünyada adaletsizlikler sürdükçe, göçler de artarak devam edecek.

Yani cehennemi yaşayanların cennet olarak gördükleri ülkelere akını dünya döndükçe sürecek.

Ne yazık ki!

 

Bursa’da kaç Suriyeli yaşıyor?

İl Göç İdaresi Müdürü Recep Batu, Bursa’daki geçici koruma statüsündeki Suriyelilerin  sayısının 181 bin olduğu bilgisini paylaştı.

Bu, kayıtlı Suriyelilerin sayısı.

Eğer geri dönmezlerse 5, 10 yıl sonra sayılarının daha da artacağı kesin.

Üstelik Bursa, diğer şehirlerden gelecek Suriyeli göçüne kapalı bir kent olmasına rağmen, nüfusuna göre en fazla Suriyeliye ev sahipliği yapan kentlerin başında geliyor.

Peki neden Bursa, Suriyeliler için cazip bir kent?

Batu’ya göre temel neden ekonomik.

Yani  tarım ve sanayi kenti Bursa, ekonomik olanakları gelişmiş olduğu için Suriyeliler için biçilmiş kaftan.

 

En fazla Suriyeli Yıldırım’da

Çarşamba, Bursa’da Suriyelilerin gettolaştığı bir mahalle olarak biliniyor.

Evet bu doğru…

Ancak Çarşamba için Suriyelilerin çarşısı demek daha doğru bir ifade olur.

Çünkü Suriyelerin büyük çoğunluğu Yıldırım’ın alt mahallelerinde yaşıyor.

Göç İdaresi İl Müdürü Recep Batu da bu bilgiyi teyit ederek, kira fiyatlarının düşük  olduğu Yıldırım’ın Suriyeliler için ideal bir ilçe  olduğunu söyledi.

 

Çamaşır firmasından ses var

Bursa’daki kamu hastanelerinin çamaşır ihalesini alan firmanın sözleşmesinin feshedilmesini yazıyorum 2 gündür.

Çamaşır firmasının yetkilisi Tuncay Arslan, elektronik ileti yolladı.

Önümüzdeki günlerde gazeteye gelip, konuyla ilgili aydınlatıcı bilgi ve belgeler de sunacak firma yetkilileri.

Öncesinde Arslan’ın iletisini paylaşayım:

“Mustafa Bey sözleşmesi feshedilen firmanın eski müdürü olarak sizi süreç hakkında bilgilendirmek isterim. Yaklaşık 5 milyon lira yatırım yaparak 45-50 kişiye istihdam sağlayan firmamız, birilerinin çarkına çomak soktuğu için usülsüz olarak belli kişilerce bu duruma düşürülmüştür. Hakkımızı kanun önünde aramak üzere gerekli girişimlere başlamış bulunmaktayız. Eğer bizden belge, bilgi talep edip randevu verirseniz konuyla alakalı sizi detaylı bilgilendirmek isteriz. İşin sözleşme boyutu 6 milyon değil,  10 milyon liradır. Firmamızın  kilogram başına 2 lira 40 kuruştan yıkadığı  çamaşırlar şu an 3 lira 154 kuruştan yıkanıyor. Sözleşme feshi, kamunun yararına mı, zararına mı kararı siz verin. Kamu hastaneleri, yeni firmaya yıllık 130 bin lira fazla fatura ödemektedir. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını kim, nasıl savunacak? Konuyla ilgili sizi bilgilendirmekten memnun oluruz.”