Olay Gazetesi Bursa

Yumrukların havada uçuştuğu GP Bursa’da değişim olacak mı?

Gelecek Partisi Bursa örgütünde, uzun zamandır büyük bir kriz var. Kriz öylesine derin ki 20’yı aşkın il yönetim kurulu üyesi görevinden istifa etti. Ayrıca parti kurucusu ve genel merkez yöneticisi Mustafa Öztürk, Ahmet Davutoğlu’nun Bursa programına katılmadı ve  İl Başkanı Alpaslan Yıldız görevde kaldığı sürece aktif siyaset yapmayacağını gerekli yerlere iletti. Krizin perde arkasını yazalım. […]

Gelecek Partisi Bursa örgütünde, uzun zamandır büyük bir kriz var.

Kriz öylesine derin ki 20’yı aşkın il yönetim kurulu üyesi görevinden istifa etti.

Ayrıca parti kurucusu ve genel merkez yöneticisi Mustafa Öztürk, Ahmet Davutoğlu’nun Bursa programına katılmadı ve  İl Başkanı Alpaslan Yıldız görevde kaldığı sürece aktif siyaset yapmayacağını gerekli yerlere iletti.

Krizin perde arkasını yazalım.

İl Başkanı Alpaslan  Yıldız ile bazı yönetim kurulu üyeleri arasında ciddi bir anlaşmazlık var uzun zamandır.

İl yönetim kurulu üyeleri, Yıldız’ın maddi konularda şeffaf olmadığını savunuyor, sahada yeteri kadar çalışmadığını düşünüyor ve insani ilişkiler konusunda ikircikli bir tutum içinde olduğunu ileri sürüyor.

Yıldız’ın maddi konularda şeffaf olmadığını düşünen bazı il yönetim kurulu üyeleri, paraların nerelere harcandığı sorusunu il yönetim kurulu toplantılarında sorguladılar.

Parti kulislerinden edindiğim bilgilere göre, bir il yönetim kurulu toplantısında şunlar yaşanmış:

Bir il yönetim kurulu üyesi Yıldız’a, harcamaların nerelere yapıldığını soruyor.

Yıldız, kendisinin de cebinden çok para harcadığını, bugüne kadar 75 bin lira parasının gittiğini söylüyor.

Az sonra yumruklu saldırıya uğrayacak olan il yönetim kurulu üyesi, “Geçen hafta 40 bin lira harcadığınızı söylediniz. Bu hafta ise 75 bin lira diyorsunuz. Hangisi doğru? diye soruyor.

Yıldız, sert bir şekilde, “Sen bana yalancı mı diyorsun?” diyerek yanıt veriyor.

Yönetim kurulu üyesi, “Söylediğiniz iki rakam arasında fark varsa, biri doğru değildir” deyince, toplantı karışıyor.

Ve Alpaslan Yıldız taraftarı bir  il yönetim kurulu üyesi yumruğunu, Yıldız’ın yalan söylediğini ima eden il yönetim kurulu üyesine savuruyor.

Yani toplantı karışıyor.

Sonra ne mi oluyor?

Saldırıya uğrayan il yönetim kurulu üyesi istifa ediyor.

Ancak yumruk atan il yönetim kurulu üyesine hiçbir şey olmuyor.

Genel merkez yöneticisi Mustafa Öztürk için, bu hadise bardağı taşıran son damla oluyor.

Görevinden istifa etmiyor ama Bursa’daki siyasetten elini, ayağını çekiyor.

Üst satırlarda da aktardığım gibi, Yıldız’dan rahatsız olan  20’yi aşkın il yönetim kurulu üyesi istifa etti.

Mustafa Öztürk’ün “Alpaslan Yıldız il başkanı olduğu sürece ben Bursa’da siyaset yapmam” dediği ileri sürülüyor.

Yani ya Öztürk siyaset yapmayacak ya da Alpaslan Yıldız görevden alınacak.

Öztürk’ün aktif siyaset yapmama durumu devam edecek mi?

Yoksa Alpaslan Yıldız istifa mı edecek?

Bu soruların yanıtını öğrenmek uzun zaman almayacak.


Can dostların, can dostu Şahin Gençal’dan buruk veda!

Yaz, kış, kar, yağmur, soğuk, sıcak demeden, günaşırı Uludağ’a çıkıp, kedi, köpek ve kuşları besleyen güzel bir insan yaşıyor bu kentte.

Şahin Gençal, 30 yıldır Uludağ’da yaşayan sokak hayvanlarını elleriyle besliyordu.

Kediler, arabasının sesinden, köpekler kokusundan tanıyordu bu yüreği temiz, gönlü zengin insanı.

Gençal ile yıllar önce OLAY TV’de program yapmıştım.

Paylaştığım fotoğraf, o günden güzel bir anı.

Şahin Gençal, ne yazık ki artık can dostları besleyemeyecek.

Rahatsızlığından dolayı anjiyo olan ve artık kalbinde 5 stentle yaşayacak olan Gençal, sosyal medya hesabından can dostları besleyemeceğini duyurmuş ve çağrı yapmış.

Daha fazla insana ulaşsın diye ben de Gençal’ın çağrısını köşemde paylaşıyorum.

“Dünyanın neresinde olursa olsun orman yangınları için…Karda, kışta ve soğukta üşüyen, aç ve açıkta kalan tüm canlılar için… Gereksiz yerde yağmalanan, acımasızca talan edilen, kıyılarımız, ormanlarımız, yeşil alanlarımız, derelerimiz, göllerimiz, denizlerimiz için… Bir dönem insanlara sevgisini vererek veya hizmet sunarak, insana ve yuvaya alışık ev hayvanlarını, artık çocuklar bıktı veya hizmet edemez diye, aç susuz ve kimsesiz ıssız yerlerde terkedilen hayvanlar için… Günlük hayatın içinde yaşadığımız, her türlü haksız ve hukuksuz işlere muhatap olup mağdur olan, masum olmanın ötesinde hiçbir suçu olmayan insanlar için… Tanıdık olsun veya olmasın, komşunun acısını, ölüsüne saygı geregi, günlerce, evde ve arabada müzik dinlemediğim için… Yukarıda saydıklarımın tümünü bütün benliğimle hissettiğim için… Sorumluluk duygusu taşıyan hassas ve duygulu insanlara bu dünya çok çok zor olduğu için,… Bu kalp, bu yürek yoruldu.  Siz, bu canların açken uyuyamamasını, eksi 20 dereceyi bulan Uludağ’da yaşam savaşı veren hayvanları  sıcak yatağınıza girerken düşündünüz mü? İnsansanız ve vicdanlıysanız

mutlaka düşünüyorsunuz. Evet değerli arkadaşlarım, rutin kontrol için gittiğim hastanede, anjiyo neticesi, damar daralması görüldü ve beş adet stent takıldı. Uzmanların uyarısıyla 22 yıldır, kimsesiz canların canı olabilmek  adına sürdürdüğüm sokak hayvanlarını besleme ve bakım işimi, elimde olmayan nedenlerle bırakmak zorunda kaldım. Çok üzgünüm. İfade etmekte zorlanıyorum. Bazı dostlar bilir, onlara, ‘bu canlar için bir gün daha fazla yaşamak, arzuladığım tek şeydir’ derdim. Hayat bu.

Her şeyin bir bitiş noktası var, tıpkı başlangıç noktası gibi.

Bu iki nokta eşittir. Birileri başlangıca sevinir, birileri bitişe.

Ben bitişe üzüldüm. Keşke başlangıca geri dönebilsem.

Sevgiyle kalın. Yıllardır oldukça geniş bir alanda besleme yaptım. Bu dönemde çok hayvansever dostlarla karşılaştım. Bunun bir bayrak yarışı olduğunu düşünüyorum. Benden sonra gelen genç arkadaş grubu var. Çok hevesli ve istekli insanlar var. Sevgili dostlar, artık bu nöbet sizin. Uludağ Yolu başta olmak üzere, Alaattinbey, Başköy, Akçalar, Meşeliköy, Bademli, eski Mudanya Yolu ve çevresi artık sizlerin sorumluluğunda. Yüzlerce hayvansever dosta sesleniyorum. Lütfen, kimsesiz canların kimi olun, canı olun.”

Geçmiş olsun Şahin Gençal…

Can dostların seni çok özleyecek!

21 Ekim Çakma Gazeteciler Günü!

Dün, gün boyu kutlama mesajı aldık.

21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü imiş.

Kutlama mesajı yollayanlara, arayanlara, soranlara teşekkür ederiz, ellerine, ağızlarına sağlık…

Ancak böyle bir günden bizim haberimiz yok.

Çünkü böyle bir gün yok!

Türkiye’deki gazeteciler için 3 tarih önemli.

Biri 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü…

Diğeri  24 Temmuz Sansürün Kaldırılışı Günü…

Ve 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü…

Bunların dışındaki tarihlerin gazetecilik günüyle uzaktan, yakından ilgisi yok.

Ancak internet denilen kirli bilgi deryasında 21 Ekim için Dünya Gazeteciler Günü diye yazıyor.

İşin tuhaf tarafı, 21 Ekim’de, yani çakma gazeteciler gününde aldığım kutlama mesajları, 10 Ocak ve 24 Temmuz’dan daha fazla, iyi mi!