Olay Gazetesi Bursa

Yüzümüzü Batı’ya çevirip yapısal reformları gerçekleştirmek

Dünyada 80 trilyon dolarlık ekonominin döndüğünü düşünün. Sonra pastanın yaklaşık 20 trilyon dolarlık kısmına tek başına ABD’nin sahip olduğunu hesap edin. Ardından 18 trilyon dolarının AB ülkelerinin, 12,2 trilyon dolarının da Çin’e ait olduğunu hayal edin. Geriye kalan kısım aralarında Türkiye’nin de olduğu dünyadaki diğer ülkelerin. Hatta Türkiye’nin ekonomik değerini nete getirelim: 2017’ye göre yaklaşık […]

Dünyada 80 trilyon dolarlık ekonominin döndüğünü düşünün.

Sonra pastanın yaklaşık 20 trilyon dolarlık kısmına tek başına ABD’nin sahip olduğunu hesap edin.

Ardından 18 trilyon dolarının AB ülkelerinin, 12,2 trilyon dolarının da Çin’e ait olduğunu hayal edin.

Geriye kalan kısım aralarında Türkiye’nin de olduğu dünyadaki diğer ülkelerin.

Hatta Türkiye’nin ekonomik değerini nete getirelim:

2017’ye göre yaklaşık 100 milyar dolar kayıpla 750 milyar dolar.

***

Şimdi soru şu:

Ekonomisi ABD ve AB ülkeleriyle et ile tırnak misali iç içe geçmiş Türkiye’nin, Batı dünyasıyla  arasını bozma lüksü var mı?

Yok tabii ki.

Olmadığı için ekonomimiz 2 temel nedenden dolayı bozuluyor zaman zaman:

ABD ve AB ülkeleriyle siyasi olarak aramızın bozulması.

ABD ve AB ülkelerinin ekonomilerinin bozulması.

 ***

 Bir basit soru daha:

Ekonomimizin bu ülkelerden bağımsız olma şansı var mı?

Var elbette.

Ama yapısal reformları yapmanız ve üretim ekonomisine geçmeniz şartıyla.

 ***

Türkiye Genç İş Adamları Derneği Bursa Şubesi’nin konuğu olan ünlü iktisatçı Mahfi Eğilmez‘in sunumundan anladıklarımı paylaştım üst satırlarda.

Eğilmez’in sözlerine katılmamak mümkün mü?

Düşünün 2010 yılına kadar dünyada paradan bol bir şey yok.

Dolar sudan ucuz olduğu için Türkiye, iğneden ipliğe neredeyse tüm ihtiyaçlarını ithal ediyor.

Sonra, AB ile müzakere tavsıyor.

Ardından Avrupa ülkeleriyle aramızda sorunlar başlıyor.

Son olarak ABD ile köprüler atılıyor  ve dövizin freni tutmadığı için ithal ettiğimiz ürünlerin fiyatı da 2-3 katına çıkıyor.

Tüm bunlara dünya ekonomisinin daralması da tüy dikiyor.

***

Mahfi Eğilmez, tam da bu noktada şunu söylüyor:

Biz bazı iktisatçılar paranın bol olduğu yıllarda yapısal reformların yapılması gerektiğini söylemiştik ama yapılmadı. Maalesef biz haklı çıktık. Zamanında haklı uyarılar yaptığımız için şimdi sık sık bize ekonominin ne olacağını soruyorlar.

 ***

 Eğilmez’in sözünü ettiği yapısal reformlar nedir:

Bir sistemin daha verimli çalışabilmesi ve şoklara karşı daha dayanıklı hale getirilebilmesi için o sistemin yeniden yapılandırılması.”

Tabii bunun için de atılması gereken adımlar var.

-Siyasal sistemde reform…

-Yargı sisteminde reform…

-Eğitimde reform…

 ***

 Aslında tüm bunlar AB’nin işaret ettiği reformlar.

Türkiye eğer AB üyeliği hedefinden sapmasaydı, yapısal reformlarını gerçekleştirdiği için dış konjonktürel olumsuzluklardan çok daha az etkilenmiş olacaktı.

O halde Eğilmez, kırılgan ekonomisiyle dışsal faktörlerden etkilenen Türkiye’nin yapması gerekenin yapısal reformlar olduğunu söylüyor.

Nasıl ki kanamalı bir hastaya pansuman yapmak geçici bir tedavi  yöntemiyse…

Yapısal reformlar yapılmadan alınan tüm tedbirler de günü kurtarmak dışında bir işe yaramaz” diyor Mahfi Eğilmez.

 

25 kuruşluk poşet mi 600 milyarlık vergi mi?

 

Türkiye Genç İşadamları Derneği Bursa Şubesi’nin konuğu  Mahfi Eğilmez, moderatör ise vergi uzmanı Dr. Ozan Bingöl‘dü.

Deyim yerindeyse konukları mest etti Bingöl, vergi gibi sıkıcı bir konuda bile.

Misal şu poşet uygulamasına verdiğimiz tepkiye tepki gösterdi.

25 kuruşluk poşete verdiğimiz tepkiyi ödediğimiz 600 milyarlık dolaylı vergiye göstermiyoruz” diyerek.

Şimdi bir kez daha şu poşet meselesini düşünmek gerekmiyor mu?

 

Osamangazi krizini Kılıçdaroğlu ve Akşener aşmaya çalışacak

 

AK Parti Bursa’daki adaylarını açıkladı geçen hafta sonu.

Gözler CHP ve İYİ Parti‘nin adaylarında ancak Osmangazi’deki kriz aşılamadı.

Görüşmeler, 2 partinin üst düzey yöneticilerinden oluşan heyetler arasında sürüyordu.

Ancak CHP de İYİ Parti de Osmangazi konusunda ısrarcı olunca uzlaşma sağlanamadı.

Son olarak CHP’liler Osmangazi’ye karşılık Bursa dışında farklı seçim bölgeleri teklif etseler de İYİ Partililer bunu da kabul etmedi.

Nitekim CHP’liler Osmangazi’yi İYİ Parti’ye vermeleri durumunda Büyükşehir’i kaybedeceklerini öne sürerken, İYİ Partililer de Emin Balkan’a verdikleri söz nedeniyle geri adım atmak istemiyorlar.

İşte bu nedenle bugünkü CHP Parti Meclisi’nde başta Osmangazi olmak üzere Bursa’nın ilan edilmeyen ilçelerinin açıklanması beklenmiyor.

Peki bundan sonra ne olacak?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Bursa’yla ilgili son bir görüşme yapacaklar.

Yani iki lider ilk kez bir ilçe için masaya oturacak.

Bu görüşmeden de sonuç çıkmazsa Bursa’da Millet İttifakı bozulacak.

Eğer uzlaşma çıkarsa ittifak farklı formüllerle yoluna devam edecek.