Olay Gazetesi Bursa

Abdullah Ri’ayatuddin Al-Mustafa Billah Şah İbni Almarhum Sultan Ahmad Şah Al-Musta’in Billah

Yazının başlığında okuduğunuz nazar veya bereket duası filan değil, Malezya’nın yeni kralının ismi! Adamın boyu benim gibi 1,60, ismindeki harf sayısı 160! Yemin ederek, tahta çıkan yeni Sultan’ın eşinin ismi de en az onunki kadar uzun: Tunku Hajah Azizah Aminah Maimunah Iskandariah binti El-Marhum El-Mutawakkil Alallah Sultan Iskandar El-Haj… İsim değil tekerleme gibi… Al bu takatukaları takatukacıya takatukulatmaya götür demekten […]

Yazının başlığında okuduğunuz nazar veya bereket duası filan değil, Malezya’nın yeni kralının ismi!

Adamın boyu benim gibi 1,60, ismindeki harf sayısı 160!

Yemin ederek, tahta çıkan yeni Sultan’ın eşinin ismi de en az onunki kadar uzun:

Tunku Hajah Azizah Aminah Maimunah Iskandariah binti El-Marhum El-Mutawakkil Alallah Sultan Iskandar El-Haj…

İsim değil tekerleme gibi…

Al bu takatukaları takatukacıya takatukulatmaya götür demekten daha zor…

Onlara bu isimleri kim koyduysa tebrik etmeli, bildiği tüm duaları okur gibi bildiği bütün isimleri üflemiş kulağına!

Halkı, bu isimleri ezberleyene kadar, Sultan’ın görev süresi biter!

Sultan Al Musta’in Billah ile eşinin isimlerini ben yazarken yoruldum billah!

Malezya medyasının Allah yardımcısı olsun, özellikle haber spikerlerinin!

Sultan’ın tam ismini söyleyene kadar haber bayatlar!

Bu konuda en rahat olanlar köşe yazarlarıdır, Sultan’la eşinin ismini yazsınlar yeter, köşelerinde başka bir şey yazmalarına yer kalmaz nasılsa!

İster misiniz, Malezya’nın yeni Sultanı eşi ile birlikte ilk resmi ziyaretini ülkemize yapsın ve

düzenlenecek ortak basın toplantısına da Tayyip Bey, gıcıklığına kendisine muhalif gazetecileri çağırsın?

Medya medya olalı böyle zulüm görmez herhalde!

Bir de ben kendi adım soyadım boyumdan uzun diye sitem ediyordum…

Tövbe billah!

 

Tuzpazarı tuz istiyor!

 

Bursa’nın en eski ve tarihi pazaryerlerinden biridir Tuzpazarı

Müşterisi özel, ürünleri diğer pazarlara göre daha kalite ve güzeldir.

Eskiden Tuzpazarı’nda alışveriş etmek bir ayrıcalıktı…

Alışveriş yaptığı tezgahlar bile belliydi insanların, yalnız o tezgahlardan meyve sebzesini alır, az ötedeki hana geçer oradanda kahvaltılıklarını, aktarından taze çekilmiş baharatlarını, kahvesini ve kasabından kıymasını, etini, sucuğunu alırlardı.

Rahmetli babamdan hatırlıyorum, bir şişe zeytinyağı almak için bile özel çıkardı Tuzpazarı’na…

Alışkanlıktan öte bir gelenek olmuş ben de, Atatürk Caddesi’ne her çıkışımda bir şey almasam bile mutlaka uğrarım…

Her mevsim sebze meyveler Bursa gibi kokar burnuma…

Esnaf dostlar alınmasın ama son yıllarda bu kokuyu alamıyorum Tuzpazarı’nda…

Nedenlerini de azbuçuk tahmin edebiliyorum…
Birincisi;

Pazardaki yer sahiplerinin, kiracılarının kayıtlı gerçek esnaf olup olmadığına artık bakmaması, en çok parayı verene yerini kiralaması…

İkincisi de;

Osmangazi Belediyesi’nin denetim ve temizlik anlamında yetersiz kalması…

Yağmurdan yağmura yıkanan bir pazaryeri, Bursa kokar mı?

 

Reis geliyor

 

Kurban Bayramı sonrası bekleniyordu, öne çekilmesi sürpriz oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önümüzdeki pazar günü Bursa’da…

Dün bu satırları yazarken henüz, programı netleşmemişti…

Partililerin beklentisi, Şehir Hastanesi, Yıldırım’daki Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi’ni ve yapımı devam eden İstanbul-İzmir otobanında biten Bursa bağlantısının açılışını yapacağı yönünde…

Ayrıca şehirde miting yapar mı?

Çok zor görünüyor…

Açılışların yapılacağı tören için seçilen alanda konuşacaktır muhtemelen Erdoğan

Büyükşehir Belediyesi’ne de uğrayabilir…

Ne de olsa, AK Parti’nin büyükşehirlerde yerel seçimlerden zaferle çıktığı en büyük belediye…

Başkan Alinur Aktaş’ın böyle bir moral motivasyona, desteğe ihtiyacı da var.

 

Beze dikkat!

 

Rögar tıkanması yüzünden Bursa Şehir Hastanesi’ndeki Kadın Doğum ve Çocuk Ünitesi’nin bir bölümünü su basmıştı geçtiğimiz günlerde…

İl Sağlık Müdürlüğü’nün yaptığı açıklamaya göre, tıkanma, tuvaletlere atılan çocuk bezleri ve benzeri maddelerden kaynaklanmış.

Köşemde bu konuyu yazmıştım ben de…

Meraklı bir okur, mail atmış, soruyordu;

“Son teknolojiyle dolatılan yeni hastanenin kanalizasyonunu bile tıkayan o bezler, 50 yıllık Zübeyde Hanım Doğumevi’ndeyken atılsaydı ne olurdu acaba?”

 

Günün twiti

 

Eskiden bankalar kumbara verirdi; “Tasarrufu öğren, geleceğini kurtar” diye…

Şimdi, kredi kartı veriyorlar; “Bol bol harca, geleceğini karart!” diye…