Olay Gazetesi Bursa

Bursa’nın en şanssız siyasetçileri

Nasıl ki zekânın, sosyal, görsel, sözel, matematiksel gibi daha birçok çeşidi varsa, şansın da var… Örneğin, siyaset şansı! Bir insanda siyaset şansı yoksa seçimlerde ne yaparsa yapsın istediği o makamlara hayatta gelemiyor. Her seçimde, “Olmuyorsa vardır bunda da bir hayır” sözüyle avunmak zorunda kalıyorlar. Rahmetli Barış Manço’nun söylediği “İnsanın bir kere ters gitmesin işi / Muhallebi yerken kırılır dişi” şarkısı, […]

Nasıl ki zekânın, sosyal, görsel, sözel, matematiksel gibi daha birçok çeşidi varsa, şansın da var…

Örneğin, siyaset şansı!

Bir insanda siyaset şansı yoksa seçimlerde ne yaparsa yapsın istediği o makamlara hayatta gelemiyor.

Her seçimde, “Olmuyorsa vardır bunda da bir hayır” sözüyle avunmak zorunda kalıyorlar.

Rahmetli Barış Manço’nun söylediği “İnsanın bir kere ters gitmesin işi / Muhallebi yerken kırılır dişi” şarkısı, onların seçim şarkısı!

 

*

 

Bir anket yapılsa ve “Sizce Bursa’nın en şanssız siyasetçileri kimdir?” diye sorulsa, o anketten çıkacak ilk 5 ismi rahatça söyleyebilirim:

İlhan Parseker

Cüneyt Karlık

Sedat Yalçın     

Mustafa Şenyurt

Tevfik Topçu

 

*

 

Gelelim nedenlerine…

İlhan Bey, DYP’nin bugünkü AK Parti gibi yerelde ve genelde tek başına iktidar olduğu en güçlü dönemlerinde siyaset yaptı. Partide her göreve geldi. Tek arzusu, hedefi milletvekili olmaktı. Aday listelerinin seçilebilir sıralarında konulmasına rağmen Ankara’ya gitmek bir türlü kısmet olmadı.

Cüneyt Bey, ANAP’tan bir dönem Yıldırım Belediye Başkanı oldu. Fakat daha sonra yerel ve genel her seçimde nereye aday olduysa seçilemedi. Parti de değiştirdi her yıl kutsal topraklara da gitti, yine şansı değişmedi.

Sedat Bey, AK Parti’de en uzun süre il başkanlığı yaptı, hem de iki defa geldi bu göreve… Onun da öncelikli arzusu milletvekilliği, olmazsa belediye başkanlığıydı. Bu yerel seçimde çok umutlandı ama yine kıramadı şansını.

Mustafa Bey, her seçimde CHP’yi Bursa’da maddi manevi destekledi. Desteklemeyi de sürdürüyor. Önseçimlerden çıksa da seçimlerde listeden çıkamıyor bir türlü. Seçim dönemleri yaşadığı stres, heyecan hasta etse de bir gün seçilebilme umudunu hala koruyor.

Tevfik Bey, belki içlerinde en şansız olanı… Seçildi seçilmesine ama sadece 3 ay milletvekilliği yapabildi. En erken seçimin kurbanı oldu. Bir daha şansı güler mi, zor!

 

NOT: Bir başka yazımda da Bursa’nın çok şanslı siyasetçilerini yazarız. Fakat listenin tamamını yazmaya köşem yeter mi, bilemiyorum!

 

Edebiyat kokulu Mendil

 

Yeni Dünya Vakfı Bursa Temsil Heyeti Başkanı sevgili dostum Tahsin Kara, “Vakfımızın üniversite öğrencileri bir kültür ve edebiyat dergisi çıkarıyorlar. Senden de bir yazı bekliyorlar ilk sayısına” demişti aylar önce…

Derginin formatı mizah olsa korkmam da, edebiyat olunca başladım kara kara düşünmeye…

Benim yazım yüzünden ilk sayısı son sayısı olabilir.

Yazıyı istemekten vazgeçerler diye ağlanayım dedim, ağlanamadım da, derginin adını Mendil koymuşlar!

Hafta içinde çıkmış Mendil

İçeriği, sayfa düzeni ve baskısıyla harika bir dergi olmuş…

Hazırlayanların, katkıda bulunanların, gençlere destek verenlerin emeklerine, yüreklerine sağlık…

İnşallah kalıcı olur.

Edebiyat kokulu Mendil’i benim yazım en üste gelecek şekilde katlayıp, gönül cebime koydum. 

 

Kim takar Başbakan’ı?

 

2. Dünya Savaşı yılları…

Churchill İngiltere Başbakanı…

O yıllar, özel arabası, uçağı filan yok tabii…

Konuşma yapmak üzere taksi ile BBC Radyosu’na gitmiş. İnerken şoföre sorar:

“Beni burada bir saat kadar bekler misin?”

Karanlıkta Churchill’in yüzünü seçemeyen şoför, “Maalesef beyefendi, evime gidip Başbakanımız Churchill’in konuşmasını dinleyeceğim” demiş.

Bu cevabı çok hoşuna giden Churchill, şoföre 100 Sterlin uzatıp, “üstü kalsın” deyince, şoför sevinçle haykırmış:

“Kim takar Churchill’i, emrinizdeyim efendim!”

 

Karne sevinci

 

Bizim zamanımızda sosyal medya olmadığı için aldığımız karneleri, ailemizden başka gören başarımızı paylaşan çok olmazdı.

Bir de okuldan eve gelirken yolumuzun üzerindeki meraklı tanıdık esnaf ve karşılaştığımız komşularımız bakardı.

Karnesi pekiyi olanlar elinde taşır, yolda göğsünü gere gere yürürken, notları kötü olanlar ise rulo yapıp çantasının en dibine saklar, süt dökmüş kedi gibi dönerdi evine…

Şimdiki çocuklar çok şanslı, karneleri sosyal medyada TT (trend topik) oluyor!

  

Rektör

 

İlahiyatçı Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, Üniversite’ye Rektör olmuş…

Önümüzdeki ramazan ayında yine ekranlara çıkarsa, karşılaşacağı ilk soru hazır:

“Üniversite sınavında, üç yanlış bir doğruyu kötü yola götürür mü Hocam?”