Olay Gazetesi Bursa

Kansızlardan kan çıkmaz ki!

Siyasetçilerin seçim malzemesi yaptığı idam mevzusu, uzun zamandır gündemde yoktu. Emine Bulut adlı genç kadının, 10 yaşındaki kızının gözleri önünde, eski kocası tarafından boğazı kesilerek öldürülmesi üzerine, yine gündeme geldi. Vatana, kadına ve çocuğa yönelik işlenen belli başlı ağır suçlarda idam cezası gelmeli mi, gelmemeli mi tartışmalarıyla, öfkemizi soğutmaya çalışıyoruz. Oysa, geçmişte idamlardan çok canı yanmış bir ülkeyiz, o […]

Siyasetçilerin seçim malzemesi yaptığı idam mevzusu, uzun zamandır gündemde yoktu.

Emine Bulut adlı genç kadının, 10 yaşındaki kızının gözleri önünde, eski kocası tarafından boğazı kesilerek öldürülmesi üzerine, yine gündeme geldi.

Vatana, kadına ve çocuğa yönelik işlenen belli başlı ağır suçlarda idam cezası gelmeli mi, gelmemeli mi tartışmalarıyla, öfkemizi soğutmaya çalışıyoruz.

Oysa, geçmişte idamlardan çok canı yanmış bir ülkeyiz, o yüzden bu tür tartışmalara duygusal yaklaşmamalıyız.

Kaldı ki, idam cezasının olduğu ülkelerdeki suç oranları da ortada!

Caydırıcı olsa, oralarda azalırdı suçlar…

*

12 Eylül darbesinin paşası Kenan Evren’in o meşhur sözünü söyleyenler de az değil:

“Ne yapalım yani, asmayalım da besleyelim mi bunları?”

Bir vatandaş harika öneride bulunmuş, sosyal medyada bu konuda…

“Asarak o canilere iyilik yapmış oluruz” diyerek önerisini sıralamış:

“Emine Bulut’un eski kocası gibi caniler için özel bir cezaevi yapılsın. Orada yatan suçu kesinleşmiş mahkumların her üç ayda bir Kızılay tarafından kanı alsın… Kan da yetmez, organ nakli bekleyen hastalara, o mahkumlar arasında hangisinin organı uyuyorsa alınıp nakledilsin. Böbrekse böbrek, gözse göz, kalpse kalp… Öldüklerinde de tıp fakültelerine kadavra olarak gönderilsinler…”

*

Vatandaş, önerisini çok gaddar bulanlara da şöyle seslenmiş:

“Bu dediğim insan haklarına haykırı mı? İyi de o vahşi suçları işleyenlere siz insan mı diyorsunuz?”  

Öneri bana da ilk okuduğumda cazip geldi ama sonra düşündüm…

İnsanlar, sapık ruhlu böyle bir caninin kanını veya organlarını kabul eder mi?

Öleceklerini bilseler bence yine de kabul etmezler…

Ne kanını isterler ne bir organını…

Hepsi bozuktur zaten!

 

Tahta kıran Timsah!

 

Bursaspor’un sahasında oynadığı ilk maçındaki 2-1’lik Akhisarspor galibiyeti, özgüven açısından önemli fakat başarıyı çok fazla büyütmemeli.

* Gençler, bu mücadeleleriyle ligde güzel işler yapabilir ama takımı Süper Lig’e çıkarmakta zorlanabilirler. Yetenek ve gençlik rüzgarıyla bir yere kadar gidersin, tecrübe de şart!

* Transfer yasağı kalkarsa alınacak futbolculara çok dikkat edilmeli. Takımdaki bu kardeşlik ve kolej havasını bozmayacak, gençlere saha içinde abilik yapacak, deneyimiyle güç katacak, kariyerli ve temiz karakterli futbolcular tercih edilmeli.

Teknik Direktör Yalçın Koşukavak saha kenarında çok heyecanlı. Dikkat etmeli. Bu aşırı heyecan ona ceza olarak dönebilir ileriki maçlarda…

* Maçı izleyen taraftar sayısı azdı fakat doksan dakika boyunca susmadılar. Helal olsun onlara… Başarı geldikçe, tribünler de dolacaktır.

* Maçın ilk golünü atan 18 yaşındaki Ali Akman’ı yazın bir kenara… Şımarmaz sabrederse Batalla gibi efsane olabilir… Onda Tanju Çolak’taki gol zekasını görüyorum. Şımarma konusundaki uyarım takımdaki tüm gençler için de geçerli, özellikle paslarda fanteziye kaçanlara… 

 

Devlet okulunda özel sınıf olur mu?

 

Olmamalı ama oluyormuş…

Gazetemiz muhabirlerinden Derya Demir Pınar’ın dünkü “Öğretmen borsası” başlıklı haberi, kayıtta istenen bağışın geldiği noktayı gösteriyordu.

İddiaya göre;

Bazı okullarda, çocuğunu kayıt yaptıran velilere öğretmen listesini gösterip, istedikleri öğretmene göre bağış alınıyormuş.

Bağış yapamayanlar da okulu ilgili yerlere şikayet ediyorlar.

İyi de yapıyorlar.

Vatandaşın parası olsa, gider özel okula…

Öğretmenler bu ayrıcalığı nasıl içlerine sindiriyorlar, asıl sorulması gereken bu olmalı…

Onlara ekonomik bir katkı oluyor mu, bağışlardan?

 

Ayda yılda bir pazar Onu da sosyal deney bozar!

 

Pazar sabahı, bir internet haber sitesinin yaptığı sosyal deney yüzünden az kalsın Abdal Meydanı’nda millet karakolluk oluyordu.

Çöpçü kıyafeti giyen sitenin muhabiri, çevredeki simit fırınlarının önünde kahvaltı yapanları, elindeki süpürgesiyle bilerek rahatsız edince, ortalık karışmış.

Çöpçüye tepki gösterenlerle, destekleyenler arasında çıkan tartışma, tam kavgaya dönüşmek üzereyken neyse ki sosyal deneye son verilmiş.