Olay Gazetesi Bursa

Kılıçdaroğlu’na yara açan Bursa’daki yanlışlar

31 Mart yerel seçimlerin sonuçlarını değerlendiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bursa ile ilgili ilginç bir yorumda bulunmuş… Daha doğrusu özeleştiri yapmış. Demiş ki; “Bursa içimde bir yaradır. Orada bazı hatalar, yanlışlar yaptık!” Haksız da sayılmaz… Ankara’yı, İstanbul’u, Antalya’yı birçok şehri aldı CHP, Bursa’yı da çok istiyordu Kemal Bey, seçim boyunca tam üç defa geldi, dağ yollarına çıkıp seçim filmlerinde […]

31 Mart yerel seçimlerin sonuçlarını değerlendiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bursa ile ilgili ilginç bir yorumda bulunmuş…

Daha doğrusu özeleştiri yapmış.

Demiş ki;

“Bursa içimde bir yaradır. Orada bazı hatalar, yanlışlar yaptık!”

Haksız da sayılmaz…

Ankara’yı, İstanbul’u, Antalya’yı birçok şehri aldı CHP, Bursa’yı da çok istiyordu Kemal Bey, seçim boyunca tam üç defa geldi, dağ yollarına çıkıp seçim filmlerinde bile oynadı.

Kazansaydı tam bahar olacaktı!

Pekii;

Neydi o hatalar veya yanlışlar?

Kılıçdaroğlu, toplantıda bu konuda ayrıntı vermese de partililer o hata ve yanlışları şöyle sıralıyorlar aralarında:

 

*Birbirleriyle kayıkçı kavgası yapan il ve ilçe yöneticilerini, milletvekili ve belediye başkanlarını bir araya getirip, “Seçim sürecinde partililere ve seçmenlere karşı birlik beraberlik görüntüsü sergilemenizi istiyorum. Kavgalı eve kız, kavgalı partiye oy vermezler” demeliydi.

 

*Belediye başkan adayları belirlerken bazı milletvekili, belediye başkanı, il ve ilçe yöneticilerinin kaprislerine, restlerine sessiz kalmayacaktı.

 

*Mustafa Bozbey’in adaylığını içine sindiremeyen yöneticileri istifaya davet etmeli, etmemekte direnenleri anında görevden almalıydı.

 

*Bursa’daki seçim propagandasını tamamen Bozbey’in üzerine kurgulatmayacaktı.

 

*Bozbey’i seçim çalışmaları sırasında ve oy sayımının yapıldığı akşam kendi ekibi ve kaderiyle baş başa bıraktırmayacaktı. Bursa’yı da İstanbul’daki gibi bir ruhla çalıştıracaktı.

 

*İlçelerdeki belediye başkan adaylarını belirlemede de büyük yanlışlar yapıldı. İsimleri önceden açıklanan bazı adaylardan ittifak yüzünden son anda vazgeçilmesi hiç iyi olmadı. Bu ilçelerdeki parti örgütlerinin tüm şevki kırıldı. Sandıklara sahip çıkma noktasında isteksiz kaldılar.

 

*İttifak ortağı İYİ Parti’ye bu kadar çok ilçe başkan adaylığı verilmemeliydi.  

 

*Belediye meclis üyeliklerinde de daha hassas davranılabilirdi.     

 

Çay-simit örneği bayatladı!

 

Siyasetçilerimiz asgari ücret hesabını yaparken genelde hep çay-simit örneğini verirler.

Tabii bunu en çok da muhalefetteki siyasetçiler yapıyor.

Fakat hafta içinde bir ilk yaşandı, iktidar partisinden geldi çay ve simit örneklemesi.

Bu isim aynı zamanda AK Parti Grup Başkanvekili olunca daha da dikkat çekti…

Tepki aldı, eleştirildi…

O konuşmanın videosu izledim ben de…

Eskiden beş kişilik bir aile, günde üç öğün sadece çay ve simit yemesi halinde aldığı asgari ücreti yetmezken şimdi üste para kaldığını anlatıyordu, gururla…

Hesabı da dinleyenlere yaptırıyordu…

Neyse ki dinleyenlerin arasından bir vatandaş çıkıp da şu soruları sormamış Başkanvekili’ne:

“İyi diyorsunuz da Sayın Vekilim, asgari ücretle geçinen aileler martı mı günde üç öğün simit yesin?

Sadece simit yiyerek arttıracağı o para, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim, sağlık giderlerine yeter mi?

Hem niye hep çay simitten örnek veriyorsunuz, biraz da Meclis lokantasındaki yemeklerden örnek verseniz daha inandırıcı olmaz mı?

Oradaki yemeklerin fiyatları da çay-simitten farksız diyorlar!”

    

Bağışlar fidana fidanlar ormana nasıl döndü?

 

Seçilen belediye başkanlarının çoğu “Ne olur tebrik ve kutlama için bana çiçek göndermeyin. Onun yerine şu hayır kurumlarına bağışta bulunun. Ya da belediyemize yapın bağışı biz o parayı sizin adınıza sosyal projelerde kullanalım” ricasında bulunuyorlar.

Bu masum ricaları vatandaşın hoşuna gitse de, çiçekçi esnafını üzüyor haliyle…

Sonuçta onlar da ekmeklerini bu işten çıkarıyorlar.

Fakat çiçek deyip de geçmeyin…

Belediyelerdeki bu bağış fikrinin asıl babası, Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Erdem Saker’in danışmanı Sadak Gencosman’dır.

Düğün, nikah, cenaze ve diğer törenlerde çiçek veya çelenk göndermek isteyenlerden topladığı bağışları fidana, fidanları da Balat’ta kocaman bir mutluluk ormanına döndürmeyi başarmıştı Sadak Bey…   

O ormanda şimdi piknikler, gençlik festivalleri yapılıyor.

Bu projesine köşemden destek verdiğim için sağ olsun benim adıma da bir fidan dikmişti Gencosman…

Belediyeler de böyle bir proje yapabilir tabii çiçekçilerimizi üzmeden!