Olay Gazetesi Bursa

Seçmen naza, vekil gaza gelmez!

Akaryakıta gelen zamlar belli ki milletvekillerimizin gözünü de korkutmuş… Habere göre; TBMM’deki 537 vekilin 164′ünün aracı LPG’li çıkmış! Bende diyorum, vekillerimiz Meclis oturumlarında niye durmadan gaza geliyorlar! Vekili bile araçlarına tüp taktırmaya başladığına göre, varın milletin kendisi ne durumda, hesap edin! Bence; Vekilin tüp taktırdığı yerde, millete kontak kapatmak düşer!   *   Fakat ben […]

Akaryakıta gelen zamlar belli ki milletvekillerimizin gözünü de korkutmuş…

Habere göre;

TBMM’deki 537 vekilin 164′ünün aracı LPG’li çıkmış!

Bende diyorum, vekillerimiz Meclis oturumlarında niye durmadan gaza geliyorlar!

Vekili bile araçlarına tüp taktırmaya başladığına göre, varın milletin kendisi ne durumda, hesap edin!

Bence;

Vekilin tüp taktırdığı yerde, millete kontak kapatmak düşer!

 

*

 

Fakat ben yadırgamadım vekillerimizin özel araçlarına tüp taktırmalarına…

Seçim bölgesiyle, Ankara arasında benzinli araçla gidip gelmelere bütçe mi dayanır?

Hele seçim dönemleri, su gibi harcanıyor…

Buna ne Vekil maaşı dayanır ne bakan maaşı!

Aracına tüp taktıran milletvekillerle ilgili haberi görünce, Bursalı eski milletvekillerimizden birinin seçim anısını geldi aklıma yine…

Hikaye on numara beş yıldız!

 

*

 

Seçim bölgesini son model otomobiliyle gezen vekile, siyasi tecrübeli bir dostu nasihatta bulunuyor:

“Dağlara bayırlara bu araçla gitme, yazıktır! Pert olur seçim bitmeden!”

Dostunu dinliyor milletvekili, son model otomobilini evinin garajına park ediyor…

Yerli ve modeli düşük ucuz bir araç kiralayıp, onunla düşüyor yollara…

Dağ ilçelerini gezerken bir köy kahvesine uğruyor.

Başlıyor, seçim vaatlerini sıralamaya…

Arka sıralarda cama yakın masada oturan bir köylü, dayanamayıp seslenmiş:

“Hele de bakayım bana… Kahvenin önündeki külüstür otomobil senin midir?”

Vekil gülümemiş:

“He benimdir!”

Bunun üzerine köylü vatandaş buruşturmuş yüzünü:

“İyi de sen daha kendi ekonomini düzeltememişsin be vekilim, bizimkini nasıl düzelteceksin? Sen önce şu külüstürü değiştir de gel!”

 

Şifa diye iç Muradiye!

 

Önceki gün;

Büyükşehir Belediyesi’ne ait, Kestel’deki Su Şişeleme Fabrikası’nın da özelleştirilmesi uygun görülen tesisler arasında olduğunu yazmıştım…

Suyu şişelemek yetmiyor ki, onu pazarlayacak dağıtım ağını kurmak ciddi ve maliyetli bir organizasyon istiyor…

Hem de bu sektördeki güçlü firmalar arasında!

Belediyelerin yapacağı iş değil bu!

Yazımın çıktığı gün baktım Büyükşehir Belediye Meclisi’nden bu tesisin kiralanmasına dair kararı alınmış…

Özelleştirmeden vazgeçilerek Belediye bünyesindeki Jeotermal A.Ş’ye bir yıllığına kiralanmış…

Dün, ziyaretime gelen Jeotermal A.Ş’nin Genel Müdürü Hasan Aydın, su tesisi hakkında bilgi verdi…

Üretecekleri suyun pazarlanması ve dağıtımını, bu işi ulusal boyutta yapan köklü bir firmanın üstleneceğini belirtti, Aydın

Muradiye markasının kısa zamanda, tercih edilen en güvenilir yerli ve milli su firması olacağını iddia ederek, yüreğime de su serpti.

O halde sloganı da benden olsun dedim…

Şifa diye iç Muradiye!

 

Sosyal medya müslümanı!

 

Vatandaşa bakıyorsun, hayatında cenaze törenleri dışında caminin yanından geçmişliği yok…

Fakat cuma günleri, sosyal medyadan bütün takipçilerinin cumasını, cami hocasından önce tebrik ediyor…

Bazıları tebrik etmekle kalmıyor ayet ve hadislerden paylaşımlar da yapıyor…

Gören de müftülükten emekli zanneder!

Şaka maka…

O kutlama mesajları atanların hepsi cuma namazına gelseler, cami yetmez memlekete!

Kusura bakmasınlar ama o kişilerin mesajlarında samimiyeti göremiyorum.