Olay Gazetesi Bursa

Takıl sosyal medyaya ömrün uzasın!

Kim demiş bunu? ABD’li bilim insanları! Tam 12 milyon sosyal medya kullanıcısının yer aldığı araştırma sonucunda; sosyal medyada aktif olanların, bu sanal aleme hiç bulaşmamış olanlara oranla yüzde 12 daha uzun yaşadıklarını belirlemişler. Sosyal medyanın insan ömrünü nasıl uzattığının ayrıntısına pek girilmemiş araştırmada… Paylaşılan yorum, özlü söz ve fotoğrafların beğeni aldıkça mı uzuyor ömür acaba? Bu konuda tık yok! * […]

Kim demiş bunu?

ABD’li bilim insanları!

Tam 12 milyon sosyal medya kullanıcısının yer aldığı araştırma sonucunda; sosyal medyada aktif olanların, bu sanal aleme hiç bulaşmamış olanlara oranla yüzde 12 daha uzun yaşadıklarını belirlemişler.

Sosyal medyanın insan ömrünü nasıl uzattığının ayrıntısına pek girilmemiş araştırmada…

Paylaşılan yorum, özlü söz ve fotoğrafların beğeni aldıkça mı uzuyor ömür acaba?

Bu konuda tık yok!

*

Ömrü uzatır mı uzatmaz mı orasını bilemem ama insanların zamanını kısalttığına eminim!

Bunun için araştırma yapmaya bile gerek yok çünkü giren çıkamıyor, kendini de zamanı da unutuyor sosyal medyada.

Bu riskin de farkında olan bilim insanları, sosyal medya ağlarınının kullanımının abartılmadığı sürece insan sağlığına pozitif etkilerinin olduğunu özellikle vurguluyorlar.

Peki sosyal medya kullanımını abartırsak sen olur?

O tehlikeye de dikkat çekilmiş araştırmada…

Abartmaya bağlı sağlık sorunları ortaya çıkıyormuş…

Örneğin, netlessfobi ve nomofobi gibi!

Biri internetsiz kalma korkusu yaşayanlara deniliyormuş, diğeri de akıllı cep telefonsuz kalma, bir yerlerde unutma korkusu yaşayanlara…

*

Dünyada özellikle batı ülkelerindeki gençler arasında giderek artan bu hastalık, ülkemizde de görülmeye başlamış ne yazık ki! 

Yalnız netlessfobi ve nomofobi yok ki, şarjının olmadık yerde bitmesinden korkanların yakalandığı şarjıfobi de var!

En ağırı da ‘tık’lanma hastalığı!

Sabahları uyanır uyanmaz güne cep telefonu veya bilgisayarınızdan sosyal medya hesaplarınıza bakarak başlıyorsanız…

ve internetsiz ortamlarda uzun süre kalmaktan korkuyor, cep telefonunuzu bir yerlerde unuttuğunuzda adeta krize giriyorsanız, bu mikrop size de bulaşmış demek…

Neyse üzülmeyin, şu sanal dünyada en büyük derdiniz bunlar olsun yeter ki!

Hepsinin vardır teknolojide tedavisi, siz çekmeye devam edin bol bol selfie!

 

Bahçeli’den ‘İYİ’lik hareketi!

 

MHP Lideri Devlet Bahçeli, Twitter hesabından İYİ Partilere“MHP’ye dönün” çağrısı yapması siyaset gündemine oturdu…

Tabii bu çağrıya İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in yanıtı da gecikmedi…

O da, MHP’lileri İYİ Parti’ye davet etti.

Bahçeli’nin bu çağrıyı tam da İYİ Parti’nin 4. Olağan Kurultayı’nın arefesinde yapması, zamanlama açısından ilginç bulundu.

Açıklamasından bir gün önce de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı kendi evinde ağırlaması, kafaları daha da karıştırdı.

Şimdi  başkent kulislerinde şu soruların yanıtları aranıyor:

* Bayram değil, seyran değil, Devlet Bey, kurulduğu ilk günden beri zillet ve İP partisi olarak nitelediği İYİ Parti’ye durduk yerde bu dostane çağrıyı niye yaptı?

* Çağrıya iki partinin tabanı nasıl bakıyor? Karşılık bulur mu?

Bahçeli’nin bu çağrısında, Ali Babacan-Abdullah Gül-Ahmet Davutoğlu üçlüsünün kuracakları ileri sürülen yeni bir siyasi partinin etkisi var mı?

 

Önlem şart!

 

İngiltere’de bir biyoteknoloji firması, henüz kel olmayan ama ileride bu sorunla karşılaşmaktan korkan müşterilerine ‘önlem’ amaçlı saç foliküllerini -150 derecede saklama imkanı sağlamaya başlamış.

Ne işe mi yarayacak bu saklanan foliküller?

Gerek duyulduğunda kafa derisine enjekte edilecek, doğal saç hücreleri istenilen saç miktarı kadar klonlanacakmış…

Zaman içinde kelliği de, saç ekim-dikim olayını da ortadan kaldıracak harika bir hizmet…

Ben de yararlanayım diyorum bu imkandan!

İhtiyacım yok ama ne olur ne olmaz, şimdiden önlem almak lazım!

 

Safları sıklaştıralım, karpuzları da…

 

Hep o karpuzcu İsmail’in yüzünden…

Geliyor kamyonetiyle tam ezan vakti caminin önüne, açıyor karpuz tezgahını…

Güzel de çıkıyor karpuzları, ucuz da…

Namazdan sonra almaya kalksak, ya biterse, ne yiyeceğiz sonra akşama?

En iyisi işi sağlama almalı, namaz kılarken aklımız karpuzda kalmamalı!

Sonuçta da o da Allah’ın güzel bir nimeti, niye bölsün ki ibadeti?
İmam efendi, birazdan yine seslenir;

“Sevgili cemaat, lütfen namazda rekatları, namaz çıkışı karpuzları karıştırmayalım!”