Olay Gazetesi Bursa

Üniversiteydi hayalleri cenneti kazandılar!

Hayatlarının en güzel dönemlerinde, kapanıp okula, dersaneye, eve, aylarca, günlerce gecelerce ders çalıştılar… Hedefleri; İyi bir üniversiteyi kazabilmek, hayalini kurduğu güzel bir meslek sahibi olabilmek… Kendisine güvenen, inanan, maddi manevi destekleyen ailesinin güvenini boşa çıkarmamaktı. Sınav tarihi yaklaştıkça, heyecanla birlikte stresleri, kaygıları da artıyordu… “Ya, sınavda başarılı olamazsam?” ihtimali, test kitapçıklarında çözdükleri en zor sorulardan […]

Hayatlarının en güzel dönemlerinde, kapanıp okula, dersaneye, eve, aylarca, günlerce gecelerce ders çalıştılar…

Hedefleri;

İyi bir üniversiteyi kazabilmek, hayalini kurduğu güzel bir meslek sahibi olabilmek…

Kendisine güvenen, inanan, maddi manevi destekleyen ailesinin güvenini boşa çıkarmamaktı.

Sınav tarihi yaklaştıkça, heyecanla birlikte stresleri, kaygıları da artıyordu…

Ya, sınavda başarılı olamazsam?” ihtimali, test kitapçıklarında çözdükleri en zor sorulardan daha zor geliyordu.

 

*

 

Pazar günü, işte böylesi bir duygu yoğunluğu içinde girdiler YGS’ye…

Ve üniversite maratonunda ilk engeli başarıyla aşmanın rahatlığı ile çıktılar sınavdan…

Şimdi YGS yüzünden öteledikleri hayata, eğlenceye dönme zamanıydı…

Mevsimlerin, günlerin farkına varma zamanıydı…

Eğlenmek, dinlenmek en doğal haklarıydı…

Yaşasın özgürlük diyorlardı…

Kimi arkadaşlarıyla, kimi ailesiyle sınav çıkışı, bir yerlere takıldılar…

Sınavın kritiğini yaptılar çaylı kahveli sohbetlerde…

Kimine göre zordu sorular, kimine göre çok basit…

YÖK’ü beklemeden çoktan hesapladılar puanları, girme ihtimali olan üniversiteleri…

 

*

 

Akşam saatlerinde Ankara Kızılay Meydanı‘nda patlayan bomba, evine dönmek için otobüs bekleyen, metroya giden işte o öğrencilerin hayatlarını kararttı…

Yalnız girdiği sınavın sonucunu göremeden hayatını kaybedenler, yaralananlar yoktu o duraklarda, ailece pazar gezmesinden, eş dost ziyaretinden, sinemadan maçtan, işinden dönenler de vardı…

Nereden bilsinler ki;

O gün kandan beslenenlerin de, Türk milletinin öfke sınırını, acıya tahammülünü zavallı maşalarıyla yine test ettireceklerini!

Kanlı saldırıların, patlatılan bombaların amacı belli…

Bizi de Ortadoğu’daki kan batağına düşürmek, bölünmeye razı gelene kadar savaştırmak istiyorlar!

Türk Milleti, bedeli ne kadar ağır olursa olsun bu terör sınavından başarıyla çıkacaktır…

Çünkü, cevap şıklarında, sabır, sağduyu, Çanakkale ruhu yazmakta!

 

Sosyal medyadaki ruhsuzlar!

 

ABD’de koca ikiz kuleler yerle bir oldu, tek bir kişinin cesedi gösterilmedi…

Avrupa’daki kanlı terör saldırıları sonrası da aynı hassasiyet sergileniyor…

Bize gelince niye kameralar yerlerde hemen kanlı ceset arıyorlar?

Bunun altında reyting değil başka hesaplar olmalı!

Bir de olay yerinden cep telefonuyla çektiği ceset görüntülerini, olduğu gibi sosyal medyadan paylaşan ruhsuzlar var…

Oscar alacaklar o görüntülerle sanki!

Bu kişileri, o bombaları patlatan, kanlı saldırıları yapanların destekçisi olarak görüyorum.

Hiç düşünmüyor ki;

O paylaştığı cesetler arasında kendi de olabilirdi, çok sevdiği yakınları da!

 

Ekran maymunları!

 

Televizyon muhabiri, olay yerinden canlı bağlantı yapmış…

Acı haberin ayrıntılarını geçiyor…

Arkasından ambulanslar, polis ve itfaiye araçları, kurtarma çalışmalarından görüntüler…

O da ne!

Muhabirin arkasına geçiyor bazı vatandaşlar, kimi cep telefonuyla konuşur gibi yapıp ekrana bakıyor, kimi pişmiş kelle gibi sırıtarak el sallıyor kameralara…

Az ötede bombalar patlamış, insanlar ölmüş, yaralanmış, onların umrunda değil!

Bu neyin kafasıdır, nasıl bir ruh halidir?

Gel de çöz!